AKTOB'un aylık turizm değerlendirmesi toplantıları temmuz ayı buluşması, Kundu'daki bir otelde gerçekleşti. Toplantıya; Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Manavgat Belediye Başkan vekili Mehmet Çiçek, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Erkan Yağcı ile turizm sektörü temsilcileri katıldı.
SAVAŞLARIN TURİZME ETKİSİ
AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, toplantıda genel bir değerlendirmede bulundu. Turizmde istihdama destek paketi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a teşekkür eden AKTOB Başkanı Kavaloğlu, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne Antalya'daki otellerden 150 personel gönderildiğini ve başarıyla temsil ettiklerini dile getirdi. Küresel turizmde büyüme ve jeopolitik risklerin devam ettiğini anlatan Kavaloğlu, “Birinci ve üçüncü kaynak pazarımız 5 yıldır savaş halinde. İran-İsrail savaşı halen devam ediyor. Bu jeopolitik riskler bizim için önem arz ediyor. Savaş eksenine yakın olmadığımız halde savaşın içindeymiş gibi destinasyon dezavantajlarını yaşıyoruz. Orta Doğu'daki gerilimle 2026 büyüme ekseninin yüzde 1 ile 2 arasında olacağını düşünüyor otoriteler. Küresel turizmde 2026'da 12 trilyon dolarlık ekonomik hacim öngörülüyor" dedi.
NÜFUSUN 8 KATI TURİST AĞIRLANIYOR
Türkiye'nin İstanbul ve Antalya eksenli turizm dışına kaymasının mecburi olduğuna işaret eden Kavaloğlu, Antalya'nın geçen yıl 17 milyon yabancı, 7,5 milyon yerli turist ağırladığını belirterek, “Nüfusun 8 katı insanı ağırlayan bir destinasyondan bahsediyoruz. Dünyanın en değerli turizm destinasyonlarından bir tanesi Antalya. Ama sürdürülebilirliği sağlamak için bazı şartların olması gerekiyor. Ben şu andaki mevcut yatak kapasitesiyle turizmi çeşitlendirdiğimizde maksimum 20 milyona ulaşılabilecek bir Antalya potansiyeli görüyorum orta vadede. Kısa ve orta vade olarak baktığımızda bu rakamın 20 milyon seviyesinin üzerine çok kolay çıkabilme ihtimalini görmüyorum bu yatak kapasitesiyle" diye konuştu.
İLK 10 ÜLKEDE TEK ARTIŞ UKRAYNA'DA
Antalya'nın iki kaynak pazarı Rusya ve Ukrayna'nın yaklaşık 5 yıldır savaş halinde olduğuna dikkati çeken Kavaloğlu, “Ukrayna'da 1,5 milyon kişiye ulaşmıştık, 300 bine düştü, ama 2025 yılında 400 bine yükseldi. Hala önemli bir kaynak pazar konumunda. 2026 yılında ocak-haziran ilk 6 ayda 152 bin 832 Ukraynalı turisti Antalya'da ağırladık. İlk 10 pazardaki tek artış olan pazarımız çok düşük de olsa Ukrayna. Ukraynalılar sezon dışı seyahat dönemini tercih etmeye başladı. 2024 yılında 571 avro harcarken 2025 yılında 661 avro harcadılar. Maliyetler çok arttı. Buna rağmen Ukraynalılar en ucuz tatil yerine daha güvenli tatil bölgelerini tercih etmeye devam etti. Her şey dahil sistemi, halen Ukraynalılar için çok önemli. 2010'da Türkiye'ye gelen Ukraynalıların yüzde 62'si Antalya'da konaklamış. Fakat bu rakam 2021 yılına gelindiğinde yüzde 61, hemen hemen aynı. 2021 yılı sonrasında bu rakam 2023'te yüzde 32'ye, 2025'te yüzde 41'e düşüyor. Yani Antalya'nın, Ukrayna pazarından aldığı rakam, Türkiye geneline bakıldığında düşmüş vaziyette. Bu düşüşün sebepleri İstanbul ve yakın coğrafyadaki Trakya şehirleri. Ege'nin daha cazip hale gelmesinden kaynaklanıyor" dedi.


AVRUPALI TÜRKLERDE REKOR ARTIŞ
Antalya'nın ilk 6 aylık dönemdeki turizm verilerinde ilk 10 ülkede Ukrayna dışında düşüş olduğunu dile getiren Kavaloğlu, “2022 yılından sonra Avrupa'da yaşayan Türklerin yüzde 82,6 artışı var Antalya'da. Çok değerli bir artış bu. Diğer rakamlara baktığımızda ilk 10 yabancı ülkenin yüzde 42,9 arttığını, diğerlerinin de çok düşük bir rakama düştüğünü gördüğümüzde yüzde 82,6 artışın Avrupalı Türklerin anavatanlarının, ne kadar değerli tatil kaynağı olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Rusya ve Almanya'nın halen yüzde 53-54'ünü temsil ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla üçüncü, dördüncü, beşinci sıradaki İngiltere, Polonya, Hollanda, Ukrayna, Kazakistan gibi ülkelerdeki oranların da yükselmesi gerekiyor" diye konuştu.
ZOR BİR DÖNEM
Turizm sektörü olarak zor bir dönemden geçtiklerini vurgulayan Kaan Kaşif Kavaloğlu, “Bizim yaşadıklarımızı en yakın rakiplerimizden bir-ikisi, üçü yaşasa ne hale gelirler çok merak ediyorum. Bu konudaki dirayetimizden gurur duyuyorum. Artık önümüzdeki hiçbir dönemin kolay olmadığını düşünüyorum. Yakın coğrafyamızdaki savaş hallerinin devam ediyor olması bizi sektörel anlamda çok zor durumda bırakıyor. Savaşın yakın gelecekte ekonomik negatif etkilerini de göz önünde bulundurmamız gerekiyor" dedi.





