Deniz, tarih ve sanatın kucaklaştığı bir dünyaya açılan kapı olan Side Sualtı Müzesi, Antalya'nın gizemli sularında zamanın derinliklerine yolculuk yapmanın eşsiz bir yolu. Side'nin sakin sularının altında, Türkiye'nin ilk sualtı müzesi, masalsı bir atmosferde ziyaretçilerini ağırlıyor.

GİZEMLİ BİR DÜNYA
Deniz Ticaret Odası Antalya Şubesi'nin öncülüğünde hayat bulan bu muazzam müze, 12-20 metre derinlikte, gizemli bir dünyanın kapılarını aralıyor. 117 heykelle süslenmiş, beş ayrı temaya sahip olan bu eşsiz müze, Türk heykeltıraşlarının ellerinden çıkan özel eserleriyle adeta bir sanat galerisini andırıyor.

FARKLI TEMALARDA HEYKELLER
Her bir heykel, denizin sakin sularında saklı bir hikayeyi anlatıyor. Kurtuluş Savaşı'nın kahramanları, Çanakkale'de verilen destansı mücadele, Mevlana'nın öğretileri ve semazenleri, Apollon Tapınağı ve Deniz Tanrısı Poseidon'un olağanüstü temsilleri, geçmişin tozlu yollarında ticaret yapan deve kervanları ve Suriye savaşında umut arayan yitik çocukların acıklı hikayeleri, bu müzenin derinliklerinde can buluyor.

Ziyaretçiler, bu eşsiz sualtı sergisini keşfetmek için dalış yapma cesaretini göstermeliler. Ancak bu macera için sadece profesyonel dalış sertifikasına sahip olanlar davet ediliyor. Denizin mavi sularında kaybolan zamanın içinde, heykellerin altında gizlenmiş bu hazineye sadece birkaç kişi tanıklık edebiliyor.

SUYUN ALTINDAKİ HAZİNE
En göz alıcı eserlerden biri, üç buçuk metre uzunluğundaki ve 50 ton ağırlığındaki dev Poseidon heykeli. Bu muazzam eser, denizin hükümdarı gibi suların altında görkemli bir şekilde yükseliyor, ziyaretçileri büyüleyen bir anı bırakıyor.

Side Sualtı Müzesi, sadece bir müze değil, aynı zamanda zamanın derinliklerinde kaybolmuş hikayelerin, kahramanlıkların ve acıların anısını yaşatan bir anıt. Bu mistik atmosferde, geçmişle şimdi arasında bir köprü kurularak, sular altında bir sanat şölenine dönüşen bir serüven başlıyor. Haber/Erendiz ÖZKURT