Uzun süreli yalnızlık ve sosyal izolasyonun beynin sosyal çevreyi daha tehditkar algılamasına neden olabileceğini belirten Uzman Psikolog Anıl Yıldız, sinir sisteminin sürekli tetikte kalmasının uyku, dikkat ve tahammül problemlerini beraberinde getirebildiğini söyledi. Modern yaşamla birlikte giderek yaygınlaşan sosyal izolasyon ve uzun süreli yalnızlık, bireylerin yalnızca psikolojik durumunu değil, bilişsel süreçlerini de etkileyebiliyor. Yalnız kalan kişilerin çevreden gelen sosyal sinyalleri farklı yorumlayabildiğini belirten Yıldız, beynin olası tehditlere daha fazla odaklanmasının zihinsel yorgunluk ve öğrenme güçlüklerine yol açabileceğini ifade etti.

‘BEYİN SOSYAL ÇEVREYİ TEHDİT OLARAK ALGILAYABİLİYOR’
Uzun süreli yalnızlığın kişinin çevresini algılama biçimini değiştirebildiğini belirten Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “Uzun süreli yalnızlık, beynimizin sosyal çevreyi daha tehditkar algılamasına sebep olabiliyor. Kişi bu süreçte çevresindeki insanların sözlerini, davranışlarını veya kendisine yönelik tutumlarını normalden daha fazla analiz etme eğiliminde olabiliyor. Bu da kişinin sosyal ilişkiler içerisinde kendisini daha gergin hissetmesine neden olabiliyor” dedi.

Anıl Yıldız-3

‘BELİRSİZLİKLER REDDEDİLME OLARAK YORUMLANABİLİYOR’
Yalnızlıkla birlikte sinir sisteminin daha fazla tetikte çalışabildiğine dikkat çeken Yıldız, “Belirsiz durumlar kişinin zihninde olumsuz biçimde yorumlanabilir. Belirsiz olan bir olayı ya da durumu maalesef dışlanma veya reddedilme olarak yorumlayabiliyoruz. Sürekli tetikte olunduğu zaman sinir sistemimiz daha aktif çalışıyor. Bu durum günlük yaşamda uyku problemleri, tahammülsüzlük, huzursuzluk ve zihinsel yorgunluk gibi farklı şekillerde kendisini gösterebiliyor” diye konuştu.

‘DİKKAT VE ÖĞRENMEYİ DE ETKİLEYEBİLİYOR’
Beynin önemli bir bölümünün muhtemel sosyal tehditlere odaklanmasının zihinsel performansı da etkileyebileceğini belirten Yıldız, “Beynimizin önemli bir kısmı muhtemel sosyal tehditlere odaklandığı zaman, diğer bilişsel süreçlere ayırabileceğimiz kaynak da azalabiliyor. Bu nedenle kişi hafıza, öğrenme ve dikkat konusunda çeşitli problemler yaşayabiliyor. Özellikle zihinsel yorgunluk arttıkça günlük işlere odaklanmak da zorlaşabiliyor” dedi.

‘SAĞLIKLI SOSYAL BAĞLAR ÖNEM TAŞIYOR’
Yalnızlığın yol açabileceği bilişsel ve psikolojik sorunların kalıcı olmak zorunda olmadığını vurgulayan Yıldız, “Bunlar elbette kalıcı olmak zorunda olan durumlar değil. Düzenli bir sosyal çevre oluşturmak, sağlıklı sosyal bağlar kurmak ve gerektiğinde psikolojik destek almak bu süreçte önemli. İnsan sosyal bir varlık ve sosyalleşmek bizim için hayati önem taşıyor. Kişinin yeniden sosyal ilişkiler kurması, kendisini güvende hissetmesine ve beynin yeniden sağlıklı bağlar oluşturmaya başlamasına katkı sağlayabiliyor” ifadelerini kullandı.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA