Büro Emekçileri Sendikası Antalya Şubesi, Vergi Haftası kapsamında şube binasında basın toplantısı düzenledi. Şube Başkanı Devrim Mol, mevcut vergi politikalarının dar ve sabit gelirliler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Mol, Anayasa’da yer alan “mali güce göre vergi” ilkesinin uygulanmadığını belirterek, ücretlilerin gelirlerinin kaynağında kesildiğini ancak yüksek gelir gruplarının çeşitli istisna ve teşviklerle avantaj sağladığını ifade etti.
2026 yılı bütçesini de değerlendiren Mol, bütçede faiz ödemelerine ayrılan payın yüksekliğine dikkat çekti. Kamu-özel iş birliği projeleri için ayrılan kaynakların da kamu maliyesi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirtti. Kurumlar vergisindeki istisna ve teşvik tutarlarının büyüklüğünün vergi adaletini zedelediğini kaydetti.
VERGİ ADALETSİZLİĞİ YOKSULLAŞMAYA SEBEP OLUYOR
Başkan Devrim Mol, “Kamusal hizmetlerin yürütülmesi için Anayasa’nın 73. maddesinde ‘Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır’ şeklinde tanımlanan vergi yükümlülüğü, bütün diğer tartışma başlıklarında olduğu gibi şeklen varlığını korumanın ötesinde bir anlam ifade etmemektedir. Bunun için bizler, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca Şubat ayının son haftasında kutlanan Vergi Haftalarının, olmayan bir şeyin kutlanması olmaktan çıkarılmasını; maliye emekçilerinin yapısal sorunlarının tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir süreç olarak ele alınmasını istiyoruz. Başta emekçiler olmak üzere dar ve sabit gelirlilerin mağduriyetine dönüşen vergi sisteminin yarattığı sorunların tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir içeriğe kavuşturulması gerektiğini söyledik ve bundan sonra da söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
‘BİZ İNDİRİM TALEP EDEMİYORUZ’
Devrim Mol, “Başta biz kamu emekçileri olmak üzere tek işverenden gelir elde edenlerin gelirleri, ellerine geçmeden kaynağında vergi kesintisi yapılırken; bizler başta eğitim ve sağlık giderlerimiz olmak üzere hiçbir giderimizi indirim konusu yapamazken; birden fazla işverenden yüksek gelir elde edenler dâhil olmak üzere menkul, gayrimenkul, serbest meslek gelirleri ve ticari kazanç elde edenler ile kurumlar vergisi mükellefleri harcamalarının önemli bir kısmını ödeyecekleri vergilerden düşebilmektedir. Hatta çeşitli adlar altında dernek ve vakıflara yaptıkları bağışların çoğunlukla tamamını gider olarak gösterebilmektedirler” dedi.
YÜZLERCE MİLYAR GARANTİ EDİLDİ
Mol, “İktidarın inat ve ısrarla uyguladığı bu ekonomi politikası esas itibarıyla üretimden ve istihdam yaratmaktan uzak bir anlayışla yürütülmektedir. Bu politikalarla düşük gelir gruplarından yüksek gelir gruplarına sürekli bir servet aktarımı yapılırken, bizlere derinleşen bir yoksulluğun hikâyesi dayatılmaktadır. 2026 bütçesinde toplam harcama tutarı olarak belirlenen yaklaşık 16 trilyon liralık harcamanın 3 trilyona yakını sadece faiz ödemelerine ayrılmıştır. 2026 yılı Ocak ayında ödenen faiz tutarı ise bütün zamanların rekorunu kırarak 458 milyar lirayı bulmuştur. Maliyetlerinin kat kat fazlasına yaptırılan ve devletin kasasından bir kuruş çıkmayacağı iddia edilen araç garantili yol, köprü ve yolcu garantili havalimanları için 2026 yılında 238 milyar lira ayrılmıştır” ifadelerini kullandı.

KDV VE ÖTV SIFIRA İNDİRİLMELİ
Türkiye’de dolaylı vergilerin bütçe gelirleri içindeki payının yüzde 68’in üzerinde olduğunu belirten BES Antalya, temel tüketim mallarında KDV ve ÖTV oranlarının düşürülmesini istedi. Başkan Devrim Mol, “Sürekli bir parçası olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunlukla içinde yer aldığı OECD ülkelerinde dolaylı vergilerin ortalaması yüzde 34-35 bandında uygulanırken; yoksul ile zenginin aynı oranda ödediği bu vergilerin ülkemizde bütçe gelirleri içindeki oranı yüzde 68’in üzerindedir. Bizler bu adaletsizliğe bir an önce son verilmesini istiyoruz. Daha fazla zaman kaybetmeden, hane halkının ağırlıkla kullandığı beyaz eşya, mobilya, cep telefonu ve gıda maddeleri üzerindeki KDV ve ÖTV oranlarının sıfıra indirilmesi yönündeki düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyoruz” dedi.
TALEPLERİNİ SIRALADI
BES Antalya’nın talepleri arasında açlık sınırındaki gelirlerin vergiden muaf tutulması, iş yerlerinde kreş açılması, mülakat uygulamasının kaldırılması ve emeklilik haklarının iyileştirilmesi de yer aldı. Devrim Mol, vergi düzenlemelerinin adaletsiz olduğunu ifade ederek, “Açlık sınırındaki ücret gelirleri vergi dışı bırakılmalı ve yoksulluk sınırındaki gelirlerden alınan vergi oranı yüzde 10’a düşürülmelidir. Hane halkının yoğunlukla kullandığı tüketim mal ve hizmetlerinden alınan KDV ve ÖTV oranlarının sıfıra indirilmesi için düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir. Ayrıca iş yerlerimizde kreş ve bebek bakım odaları açılmalıdır. Bunun yanında mülakat haksızlığına son verilmeli, görevde yükselme ve unvan sınavlarında yazılı puanlar esas alınmalıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın parçalı yapısı ortadan kaldırılmalı, Mali Hizmetler Sınıfı altında ayrı bir iş kolu olarak tanımlanmalı ve kariyer-liyakat ilişkisi bu unvan içerisinde yeniden düzenlenmelidir. Öte yandan 5510 sayılı Yasa’nın yarattığı mağduriyetler ortadan kaldırılmalı, emekçilerin emekli olduktan sonra iyi bir yaşam sürdürebilmeleri için kamusal emekliliğe daha fazla kaynak ayrılmalıdır” diye konuştu.





