ANTALYA Barosu, Ankara Güvenpark’ta hak talepleri nedeniyle eylem yapan er gazileri ve er şehit yakınlarına yönelik 19 Ağustos’taki polis müdahalesine tepki gösterdi. Baro, gaziler ve şehit yakınlarının barışçıl hak arama faaliyetlerinin engellenmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
GAZİLERİN EYLEMİNE POLİS MÜDAHALESİ
Er gazileri ve er şehit yakınları, rütbe ve statü farklılıklarından kaynaklanan özlük ve sosyal hak eşitsizliklerinin giderilmesi talebiyle 13 Temmuz’dan bu yana Ankara Güvenpark’ta eylem yapıyor. Gaziler maaş, sağlık, protez ve medikal cihazlara erişim ile sosyal ve özlük haklarındaki farklılıkların giderilmesini talep ediyor.
19 Ağustos’ta eylemin 38’inci gününde polis müdahalesi gerçekleşti. Eylemcilerin Güvenpark’tan çıkarıldığı, daha sonra İçişleri Bakanlığı’na yürümek isteyen grubun da polis tarafından engellendiği haberleri kamuoyuna yansıdı.

ANTALYA BAROSU: AĞIR BİR ÇELİŞKİ
Yaşanan gelişmelerin ardından açıklama yapan Antalya Barosu, gaziler ve şehit yakınlarının hak taleplerini dile getirmek için kolluk barikatlarıyla karşı karşıya bırakılmasını eleştirdi.
Baro açıklamasında, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, tarihimizin en çetin varoluş mücadelesinde yaşamını yitiren şehitlerimizin ve bedenlerini, sağlıklarını, gençliklerini bu ülkenin bağımsızlığı uğruna ortaya koyan gazilerimizin fedakarlıkları üzerine kurulmuştur” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, gaziler ve şehit yakınlarının barışçıl biçimde taleplerini dile getirme hakkının diğer yurttaşlar gibi güvence altında olması gerektiği savunularak, “Bu ülkenin bağımsızlığı ve güvenliği uğruna bedel ödemiş gazilerin ve şehit yakınlarının bugün en temel haklarını duyurabilmek için kolluk barikatlarıyla karşı karşıya bırakılması, yalnızca hukuki değil, tarihsel ve vicdani bakımdan da açıklaması mümkün olmayan ağır bir çelişkiyi ifade etmektedir” denildi.

TALEPLERİN 'AYRICALIK' OLMADIĞI VURGULANDI
Antalya Barosu, gazilerin sağlık hizmetleri, protez ve medikal cihazlara erişim, ekonomik ve sosyal koşullar ile intibak ve özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik taleplerinin ayrıcalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Baro ayrıca gaziler ve şehit yakınları arasında statü ve rütbeye bağlı sosyal ve özlük hak farklılıklarına dikkat çekti. Açıklamada bu farklılıkların Anayasa’nın 10’uncu maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesi bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Baro, “Gaziler ve şehit yakınları ayrıcalık değil eşitlik, hakkaniyet ve insan onuruna yaraşır yaşam koşulları istemektedir” değerlendirmesinde bulundu.
ANAYASA’NIN 34’ÜNCÜ MADDESİNE İŞARET ETTİ
Antalya Barosu, Güvenpark’taki müdahaleye ilişkin hukuki değerlendirmesinde Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını düzenleyen 34’üncü maddesine dikkat çekti. Açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34'üncü maddesi, herkesin önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğunu açıkça güvence altına almıştır” ifadeleri kullanıldı.
Baro ayrıca 19 Ağustos’ta gazilerin polis kordonu içerisinde tutulduğunu belirterek uygulamanın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, “Tekerlekli sandalyeleriyle ve protezleriyle başkentin sokaklarında yalnızca seslerini duyurmak isteyen gazilerin saatlerce polis çemberi içerisinde tutulması ve fiilen hareket serbestisinden yoksun bırakılması içler acısı bir durumu ortaya koymakta, devletin gazilere karşı taşıdığı anayasal sorumluluğun hiçe sayıldığını göstermektedir” denildi.

'DEVLETİN GÖREVİ BARİKAT ÇIKARMAK DEĞİL'
Baro, Anayasa’nın sosyal hukuk devleti, eşitlik ve gaziler ile şehit yakınlarının korunmasına ilişkin hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Antalya Barosu açıklamasında, “Anayasa’nın 2'nci maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti, 10'uncu maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesi ve 61'inci maddesindeki özel koruma yükümlülüğü birlikte değerlendirildiğinde; devletin görevi gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın karşısına barikat çıkarmak değil, hak taleplerini dinlemek, haklı bir zemine oturmayan eşitsizlikleri gidermek, bürokratik engelleri ortadan kaldırmak ve kendilerine yaraşır yaşam koşullarını güvence altına almaktır” ifadelerine yer verdi.
ANTALYA BAROSU’NDAN ÇAĞRI
Antalya Barosu, gazilerin sağlık, protez ve medikal cihaz, maaş, intibak, özlük ve sosyal haklarına ilişkin taleplerinin ele alınmasını ve statü ile rütbe temelindeki farklılıkların yeniden değerlendirilmesini istedi.
Baro, açıklamasının sonunda Güvenpark’taki müdahaleye ilişkin tutumunu da ortaya koyarak, “Antalya Barosu olarak gazilere ve şehit ailelerine yönelik bu hukuka aykırı müdahalelerin karşısında kararlılıkla durduğumuzu ifade eder; barışçıl hak arama faaliyetlerini kısıtlayan fiili engellemelerin ve ablukanın sonlandırılması, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının Anayasa’ya ve Anayasa Mahkemesi içtihadına uygun biçimde güvence altına alınması gerektiğini kamuoyuna saygıyla duyururuz” açıklamasında bulundu.





