ANTALYA Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu, Akdeniz kıyılarında yaşanan plastik ve mikroplastik kirliliğine ilişkin basın açıklaması yayımladı. Grubun 12 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantının ardından hazırlanan açıklamada, Temmuz ayından itibaren Antalya, Mersin ve Adana kıyılarında deniz yüzeyinde, su altında ve sahillerde gözlemlenen kirliliğe dikkat çekildi. Alanya'da gerçekleştirilen ön incelemelerde bazı bölgelerde daha önce Türkiye'nin Akdeniz kıyıları için bildirilen en yüksek değerlerin 2 ila 65 katına ulaşan plastik ve mikroplastik yoğunlukları ölçüldüğü belirtildi. Açıklamada, mevcut önlemlerin kalıcı çözüme dönüşmesi için denetimlerin artırılması, sonuçların şeffaf biçimde paylaşılması ve plastik atık ithalatına ilişkin takvim açıklanması istendi.

ALANYA'DAKİ ÖN İNCELEMELERDE DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR

Antalya Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu'nun açıklamasında, Alanya'da gerçekleştirilen ön incelemelerde plastik kirliliğine ilişkin dikkat çekici bulgular elde edildiği aktarıldı. İncelenen plastik parçacıkların yüzde 59 ila 93'ünün geri dönüşüm tesislerine özgü işlem izleri taşıdığı belirtildi. Ancak söz konusu bulguların kapsamlı ve bağımsız araştırmalarla doğrulanması gerektiği belirtildi.

Denizlerdeki plastik kirliliğinin yalnızca geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanmadığına dikkat çekilen açıklamada, dere yatakları, tarımsal faaliyetler, tekneler ve turizm sektörünün de kirlilik kaynakları arasında bulunduğu ifade edildi.

76 TESİSE 153,6 MİLYON TL CEZA

Açıklamada, plastik kirliliğine karşı kamu kurumlarının yürüttüğü çalışmalar da değerlendirildi. Antalya Valiliği tarafından 29 büyük akarsu ağzına bariyer kurulacağının duyurulduğu, plastik kırma tesislerinde ise habersiz denetimler başlatıldığı açıklandı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ilgili il müdürlüklerinin açıklamalarına dayandırılan bilgilere göre, 1 Temmuz'dan itibaren 76 tesise toplam 153,6 milyon TL idari para cezası uygulandı, 28 tesisin faaliyeti durduruldu.

Kent Konseyi, yürütülen çalışmaları önemli bulmakla birlikte alınan önlemlerin sonuçlarına ilişkin daha kapsamlı bilgi paylaşılması gerektiğini belirtti.

Denizdeki Mikroplastikler

PLASTİK ATIK İTHALATINA DİKKAT ÇEKİLDİ

Türkiye'nin 2025 yılında Avrupa Birliği'nden yaklaşık 510 bin ton plastik atık ithal ettiğinin belirtildiği açıklamada, bu miktarın rekor düzeye ulaştığı ifade edildi. Avrupa Komisyonu'nun Eylül 2026'da Türkiye'nin plastik atık yönetiminde önemli iyileştirmelere ihtiyaç duyduğuna dikkat çektiği de aktarıldı.

Kent Konseyi, plastik atık ithalatını sona erdirecek bir takvimin bulunmamasına ve denetimlerin ayrıntılı sonuçlarının yeterince paylaşılmamasına dikkat çekerek atık yönetiminde şeffaflığın artırılmasını istedi.

Açıklamada, "Başka ülkelerden atık ithal edilmesi; bu atıkların tamamının güvenli biçimde işlenememesi ve ayrıştırılamayan kısmının derelere, tarım alanlarına ve denizlere karışması pahasına sürdürülemez" ifadelerine yer verildi.

TURİZMDE YÜZDE 1'LİK KAYIP 300 MİLYON DOLAR

Deniz ve kıyı kirliliğinin Antalya ekonomisi açısından da önemli sonuçları olabileceğine dikkat çekilen açıklamada, Akdeniz'de turizm faaliyetlerinin yaz aylarında deniz çöpü miktarını yüzde 40 artırdığına ilişkin bulgular paylaşıldı.

Antalya Valisi Hulusi Şahin'in Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada kullandığı, "Bizim sadece yüzde 1'lik rezervasyon iptali 300 milyon dolara malolur" sözleri hatırlatılarak kıyıların korunmasının turizmin geleceği açısından taşıdığı önem vurgulandı.

BALIKLARIN YÜZDE 58'İNDE MİKROPLASTİK BULGUSU

Plastik kirliliğinin deniz ekosistemi üzerindeki etkilerinin yanı sıra insan sağlığı ve gıda güvenliği açısından da risk oluşturabileceği ifade edildi.

Açıklamada, Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında incelenen balıkların yüzde 58'inde mikroplastik tespit edildiğine ilişkin araştırma bulgularına yer verildi. Mikroplastiklerin insan kanında ve plasentasında da saptandığı hatırlatıldı.

Damar plaklarında mikroplastik bulunan hastalarda kalp krizi, inme veya ölüm riskinin yaklaşık 4,5 kat daha yüksek olduğunu bildiren araştırmalara da değinilen açıklamada, bu bulguların bilimsel izlemenin önemini ortaya koyduğu belirtildi.

Mikroplastiklerin tarım topraklarında bakteri çeşitliliğini azaltabildiği ve azot döngüsünü aksatabildiği ifade edilerek kirliliğin uzun vadede tarımsal üretim ve gıda güvenliği üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceği vurgulandı.

COP31 ÖNCESİNDE 6 MADDELİK ÇAĞRI

Antalya'nın 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde harekete geçilmesi gerektiğini belirten Antalya Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu, plastik kirliliğiyle mücadele için 6 temel talep açıkladı.

Bu kapsamda Akdeniz Plastik Kirliliği Eylem Planı hazırlanması, plastik atık ithalatının sona erdirilmesine yönelik takvim açıklanması, geri dönüşüm tesislerinin çevresel etkilerinin etkin biçimde denetlenmesi, tarımsal plastikler için toplama sistemi kurulması, deniz araçları ve turizm kaynaklı atıkların kontrol altına alınması ve bağımsız, sürekli bir mikroplastik izleme sistemi oluşturulması istendi.

Üniversitelerin katkısıyla deniz suyu, balıklar, kıyı sedimentleri ve tarım topraklarında düzenli ölçümler yapılması, elde edilen verilerin kamuoyunun erişimine açılması da talepler arasında yer aldı.

DENETİM SONUÇLARI KAMUOYUYLA PAYLAŞILSIN

Kent Konseyi, plastik geri dönüşüm tesislerinde gerçekleştirilen denetimlerin sayısı, uygulanan yaptırımlar ve faaliyetleri durdurulan tesislerin son durumuna ilişkin bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Ayrıca Antalya Valiliği tarafından 29 akarsu ağzına kurulacağı açıklanan bariyerlerden kaçının tamamlandığının ve uygulamaların kirliliği önlemedeki etkinliğinin açıklanması çağrısı yapıldı.

Antalya Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu Başkan Vekili Tuba E. Kökcen ve Çevre Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Güray Doğan'ın isimlerinin yer aldığı açıklama, "Antalya başta olmak üzere Akdeniz kıyılarımızın, denizlerimizin ve doğal varlıklarımızın korunmasını; plastik kirliliğine karşı geçici müdahalelerle yetinilmeyerek kalıcı ve denetlenebilir çözümlerin hayata geçirilmesini talep ediyoruz" ifadeleriyle sona erdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ