Antalya, tarım ve turizmi ile Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri konumunda bulunuyor. Ancak şehirdeki turizm faaliyetlerinin bölgedeki gerilimler nedeniyle düşüş göstermesi, yatırımcıları olumsuz etkiliyor. Bu gibi dönemlerde tarımın önemi daha da belirgin hale geliyor. Batı Akdeniz Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (BAKSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz, turizmdeki mevcut durumu ve Antalya tarımının daha ileri taşınması için yapılması gerekenleri Ekspres’e anlattı.
SIKINTILAR DEVAM EDİYOR
Başkan Cengiz, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail-İran geriliminin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Rusya-Ukrayna savaşı Antalya’yı doğrudan etkileyen bir krizdir. O dönemde üçüncü büyük pazarımız olan Ukrayna’dan bugün maalesef yalnızca sembolik düzeyde misafir ağırlayabiliyoruz. Ayrıca bu savaşın etkisiyle Rusya pazarı da istenilen düzeyde ivme kazanamamıştır. Bunun yanı sıra finans sistemine yönelik yaptırımlar nedeniyle gerek Rusya merkezli seyahat acenteleri gerekse Rus turistlerin harcama ve ödeme süreçlerinde yaşanan sıkıntılar kısmen devam etmektedir” dedi.
GÜVENLİK KAYGISI OLUŞTU
“İsrail-İran gerilimi ise daha çok bölgesel güvenlik algısı üzerinden etkili olmaktadır” diyen Cengiz, “Orta Doğu’da tansiyon yükseldikçe turistlerin bölgeye yönelik risk algısı artmakta, bu da talebi zayıflatabilmektedir. Aynı zamanda hava sahası ve uçuş rotalarındaki değişiklikler ulaşım maliyetlerini artırırken, petrol fiyatlarındaki yükseliş turizm işletmeleri için ciddi bir maliyet unsuru haline gelmektedir. Sonuç olarak Antalya ekonomisi, turizme olan yüksek bağımlılığı nedeniyle bu tür jeopolitik gelişmelere oldukça hassastır. Bu etkiler kısa vadede talep ve fiyat dalgalanmaları yaratırken, uzun vadede pazar çeşitlendirme ihtiyacını daha görünür hale getirmektedir” diye konuştu.

TARIMA DAHA FARKLI BAKILMALI
Antalya’da tarımın katma değerinin potansiyelinin çok altında seyrettiğini ifade eden Cengiz, “Öncelikle tarımın yapısı dönüştürülmelidir. Antalya güçlü bir üretim merkezi olmasına rağmen hâlâ büyük ölçüde ham ürün satmaktadır. Oysa gıda işleme, markalaşma, paketleme ve ihracat odaklı üretim teşvik edilirse birim başına gelir ciddi şekilde artar. Bu dönüşüm, tarımı tek başına bir geçim alanı olmaktan çıkarıp sanayiyle entegre bir yapıya kavuşturur. Sanayi tarafında ise nicelik değil, nitelik odaklı büyüme gerekmektedir. Klasik düşük teknoloji üretim yerine; tarım teknolojileri, yenilenebilir enerji ekipmanları, medikal ürünler ve otomasyon gibi alanlara yönelim sağlanmalıdır” dedi.
UZAKTAN ÇALIŞMA KRİTİK ROL OYNAYABİLİR
Başkan Cengiz, hizmet sektöründe ise turizm dışı alanların büyütülmesinin kritik önem taşıdığını belirterek, “Sağlık hizmetleri, eğitim, yazılım ve dijital hizmetler gibi alanlar Antalya’da yıl boyu gelir yaratabilecek potansiyele sahiptir. Özellikle uzaktan çalışma trendiyle birlikte şehrin ‘yaşam kalitesi yüksek üretim merkezi’ olarak konumlandırılması mümkündür” ifadelerini kullandı.





