Antalya’da kayıt dışı ve denetimsiz gıda üretiminin arttığına dikkat çeken uzmanlar, halk sağlığını tehdit eden koşulların giderek yaygınlaştığını belirtiyor. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, özellikle ruhsatsız işletmeler, yetersiz denetimler ve eğitimsiz personel nedeniyle ciddi risklerin ortaya çıktığını söyledi.

Son yıllarda artış gösteren gıda zehirlenmeleri, hijyen eksiklikleri ve güvensiz üretim ortamları, Türkiye genelinde gıda güvenliği konusunu yeniden tartışmaya açtı. . Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, denetim mekanizmalarının yetersiz kalması, kayıt dışı üreticilerin sayısını artırırken tüketiciler farkında olmadan sağlıksız ürünlere maruz kaldığını belirtti. Özellikle hızlı tüketim ürünleri, tatlı imalatı ve paketli gıdalarda merdiven altı üretimin daha yaygın olduğu ifade etti.

Ali Manavoglu 3

‘RUHSAT VE BELGELER MUTLAKA KONTROL EDİLMELİ’
Merdiven altı üretim yapan işletmelerin sayısının tam olarak tespit edilemediğini belirten Ali Manavoğlu, “Bir işletmeye girdiğinizde sadece ürünlerin görünümüne ya da fiyatına bakarak karar vermeyin. Mutlaka ruhsat, vergi levhası ve gerekli kayıt belgelerinin görünür bir yerde olup olmadığını kontrol edin. Bu belgeler işletmenin yasal olarak faaliyet gösterdiğinin en temel göstergesidir. Eğer bu belgeler yoksa ya da işletme yetkilileri tarafından ibraz edilemiyorsa, o noktada ciddi bir sorun var demektir. Böyle durumlarda vatandaşların o işletmeyi tercih etmemesi, hatta ilgili kurumlara bildirmesi hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşır” dedi.

‘DENETİMSİZLİK KAYIT DIŞILIĞI ARTIRIYOR’
Gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için düzenli ve sıkı denetimlerin şart olduğunu vurgulayan Manavoğlu, “Ne yazık ki isteyen herkes çok kolay bir şekilde gıda işletmesi açabiliyor. Açılış aşamasında yeterli teknik ve hijyenik kontroller yapılmadığı gibi, üretime geçildikten sonra da bu işletmelerin düzenli olarak denetlenmediğini görüyoruz. Bu durum kayıt dışı üretimi teşvik ediyor ve kontrolsüz bir gıda piyasasının oluşmasına neden oluyor. Denetimlerin sadece belirli dönemlerde değil, yılın her döneminde, habersiz ve etkin bir şekilde yapılması gerekiyor” diye konuştu.

‘HAMMADDENİN KAYNAĞI BELİRSİZ’
Merdiven altı işletmelerde kullanılan hammaddelerin çoğu zaman izlenebilir olmadığını belirten Manavoğlu, “Bu tür işletmelerde kullanılan ürünlerin nereden temin edildiği, hangi koşullarda taşındığı ve nasıl muhafaza edildiği çoğu zaman bilinmiyor. Soğuk zincirin korunmaması, son kullanma tarihi geçmiş ya da uygun olmayan koşullarda saklanmış ürünlerin kullanılması gibi ciddi sorunlarla karşılaşıyoruz. Bu da doğrudan tüketici sağlığını tehdit eden bir tablo ortaya çıkarıyor” dedi.

‘EĞİTİMSİZ PERSONEL RİSKİ BÜYÜYOR’
Gıda üretiminde görev alan kişilerin eğitim düzeyinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Manavoğlu, “Gıda üretimi basit bir iş değildir, ciddi bir bilgi ve sorumluluk gerektirir. Bu alanda eğitim almamış kişilerin üretim yapması, hijyen kurallarının göz ardı edilmesine ve hatalı uygulamalara yol açıyor. Bu da sadece o işletmeden alışveriş yapan bireyleri değil, toplumun genelini etkileyebilecek sağlık sorunlarına neden olabilir” şeklinde konuştu.

‘GIDA GÜVENLİĞİ TEMEL BİR HAKTIR’
Gıda güvenliğinin bir lüks değil, herkes için temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Manavoğlu, “Gıda güvenliği konusu asla ihmal edilemez. Bu, doğrudan insan sağlığıyla ilgili bir meseledir ve herkesin güvenilir gıdaya erişme hakkı vardır. Bu nedenle gıda mühendislerinin üretimin her aşamasında daha etkin görev alması sağlanmalı, denetim mekanizmaları güçlendirilmeli ve gerekli yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Ancak bu şekilde hem kayıt dışı üretimin önüne geçilebilir hem de toplum sağlığı güvence altına alınabilir” dedi.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER