Antalya’da hayvan hakları savunucuları, sokak hayvanlarına yönelik uygulamalara tepki göstermek amacıyla Attalos Heykeli önünde bir araya geldi. “Yaşam hakkı kutsaldır, dokunma” sloganlarının yükseldiği eylemde, sokak hayvanları için “aşıla, kısırlaştır, rehabilite et, yerinde yaşat” modelinin uygulanması çağrısı yapıldı.
Antalya’nın en yoğun noktalarından biri olan Cumhuriyet Meydanı’ndaki Attalos Heykeli önünde düzenlenen basın açıklamasına Hayvan Hakları Platformu Türkiye, Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri öncülük etti. Çok sayıda hayvanseverin katıldığı eylemde, katılımcılar ellerindeki dövizlerle sokak hayvanlarının yaşam hakkına dikkat çekti. Meydanda sık sık “Katliama hayır” ve “Yaşam hakkı kutsaldır” sloganları atıldı.
‘VİCDAN VE MERHAMET ÇAĞRISI YAPIYORUZ’
Grup adına açıklama yapan hayvan hakları aktivisti Özlem Başargil, Anneler Günü haftasına dikkat çekerek konuşmasına başladı. Başargil, etkinliğin bir kutlama değil, vicdan ve merhamet çağrısı olduğunu belirterek, “Bugün burada sadece bir açıklama yapmıyoruz. Bir halkın vicdan çığlığını tarihin duvarlarına kazıyoruz. Sokakta yaşam mücadelesi veren canların sesi olmak, onların yaşam hakkını savunmak için buradayız. Dünyanın dört bir yanındaki hak savunucularına ve vicdanı kurumuş tüm insanlığa sesleniyoruz. Sessiz kalan herkes bu acının bir parçası haline geliyor” dedi.

‘BİLİM DİYOR Kİ ÖLDÜRMEK ÇÖZÜM DEĞİLDİR’
Sokak hayvanlarına yönelik uygulamaları eleştiren Başargil, belediyelere 2028 yılına kadar süre tanıyan yasa bulunmasına rağmen “bir yıl içinde sokakta hayvan kalmayacak” yönündeki açıklamaların hukuka, bilime ve vicdana aykırı olduğunu savundu. Dünya Sağlık Örgütü verilerine işaret eden Başargil, hayvanların toplatılmasının ya da yok edilmesinin yeni ve kontrolsüz popülasyonların oluşmasına neden olduğunu belirterek, “Bilim insanları yıllardır aynı gerçeği söylüyor. Hayvanları öldürmek ya da yaşam alanlarından koparmak sorunu çözmüyor, aksine daha büyük sorunların önünü açıyor. Tek çözüm; aşılamak, kısırlaştırmak, rehabilite etmek ve onları yaşadıkları yerde yaşamaya devam ettirmektir. Bilimsel yöntemler ortadayken yok etmeyi tercih etmek ne vicdana ne insanlığa sığar” ifadelerini kullandı.
‘ASIL TEHLİKE ŞİDDET KÜLTÜRÜ’
Toplumda giderek artan şiddet olaylarına da değinen Başargil, sokak hayvanlarının hedef gösterilmesinin gerçek güvenlik sorunlarını gölgelediğini öne sürdü. Kadın cinayetleri, çocuklara yönelik şiddet ve toplumsal olaylar karşısında sessiz kalındığını savunan Başargil, “Bugün toplumun her alanında büyüyen bir şiddet diliyle karşı karşıyayız. Kadınlar öldürülüyor, çocuklar istismara uğruyor, insanlar sokak ortasında şiddete maruz kalıyor. Ancak bütün bunlar yaşanırken sokaktaki masum canlılar hedef gösteriliyor. Asıl tehdit sokak hayvanları değil, toplumun her hücresine yayılan şiddet kültürüdür. Yaşam hakkını sadece insanlar için değil, nefes alan tüm canlılar için savunmak zorundayız” diye konuştu.
TALEPLER SIRALANDI
Hayvan hakları savunucuları açıklamada taleplerini de kamuoyuyla paylaştı. Platform temsilcileri, 7527 sayılı kanunun toplatma ve ötanazi odaklı maddelerinin geri çekilmesini isterken, besleme yasaklarının kaldırılması ve bilimsel yöntemlerin esas alınması çağrısında bulundu.
Açıklamada, “Aşıla, kısırlaştır, rehabilite et ve yerinde yaşat modeli hem bilimsel hem vicdani tek çözümdür” denildi.
Meydanda vatandaşların da ilgiyle takip ettiği eylem, “Elinizi masumların üzerinden çekene kadar buradayız. Katliama karşı bilimi, ölüme karşı yaşamı savunacağız” mesajıyla sona erdi.





