Antalya’da okullarda yaşanan temizlik ve hijyen sorunları tartışılmaya devam ederken, Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk konuyla ilgili yaptığı açıklamada eğitim alanındaki tasarruf politikalarının okullardaki temizlik hizmetlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Okullarda yeterli sayıda temizlik personeli görevlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, hijyen sorununun çözümü için yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı.
Antalya’da okullarda yaşanan temizlik sorunları gündemdeki yerini koruyor. Özellikle okullarda sınıflar düzenli temizlenemiyor, bazı okullarda tuvaletlerde sabun bile bulunmuyor ve koridorlar yeterince temizlenemiyor. Bu hem öğrenciler hem de eğitim çalışanları açısından risk oluşturuyor.
‘OKULLARDA HİJYEN İHTİYACI HİÇE SAYILIYOR’
Okullarda temizlik personeli yetersizliği nedeniyle hijyen konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade eden Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, “İktidar, yıllardır uyguladığı yanlış ekonomi politikaları sonucu derinleşen ekonomik krize karşı ve ‘enflasyonla mücadele’ adı altında ‘Kamuda Tasarruf Paketi’ni uygulamaya sokmuştu. Oysa bu sözde tasarrufun hiçbir şekilde uğramaması gereken eğitim alanında ödenekleri kısma yoluna giderek, okullarda hijyen ihtiyacını hiçe saymaktadır. Başta çocuklar ve eğitim emekçileri olmak üzere tüm toplumun sağlığı riske atılmaktadır” dedi.
“Bu anlayış sonucu Türkiye’nin hemen her noktasındaki okullarda büyümekte olan hijyen sorunu, bugün Antalya’da da bir temizlik krizine dönüşmüştür” diyen Kadir Öztürk şunları söyledi: “Bakanlığın hayata geçirdiği İş Gücü Uyum Programı ile haftanın yalnızca belirli günleri temizlenen okullar, diğer günler kendi haline bırakılmış durumdadır. Bazı okullara bu imkân bile sunulmamıştır. Bu sebeple, çok vahim bir tablo karşımızda durmaktadır. Okullarda çöpler toplanmamakta, lavabo ve tuvaletler temizlenmemektedir. Bu durum çocuklar arasında hastalıklara daha çabuk yakalanma riskini artırmakta, binlerce çocuğun eğitime erişimini engelleme tehlikesi yaratmaktadır.”
‘BİR HALK SAĞLIĞI SORUNU ORTAYA ÇIKMIŞTIR’
Bütçe gerekçesinin kabul edilemez olduğunu belirten Öztürk, “Bakanlık bir halk sağlığı sorununu önümüze koymuşken, ‘Bütçemiz yok, ödenek ayrılamıyor’ denmektedir. Oysa ‘İtibardan tasarruf olmaz’ mantığıyla birçok alandaki harcamalar bu paketin içine dâhil edilmemiştir. İktidarın yaptığı israf, çocukları sağlığından etmekte ve eğitimden geri bırakmakta; emekçi kesimlerin üzerine borç ve yoksulluk olarak dönmektedir. Yıllardır kamu idarelerinde yolsuzluk yapıldığı, kamu kaynaklarının yandaş şirketlere, vakıflara ve cemaatlere peşkeş çekildiği herkesçe bilinmektedir. Sayıştay tarafından yapılan denetlemelerde 111 kamu idaresi, yardım yaptığı vakıfların isimlerini gizlerken, 258 idare, mali tablolarını kamuoyu ile paylaşmaya gerek dahi görmemiştir” diye konuştu.
Okullarda temizlik sorununun salgın hastalık riskini artırdığını ve eğitim bütçesinin AKP projelerine akıtılmakta olduğunu belirten Öztürk, “Bütçe yok denmektedir; fakat devlet sermayeye verilen teşvikler kapsamında vergi gelirlerinden vazgeçmektedir. Bütçe yok denmektedir; fakat yıllardır iktidarın ‘kindar ve dindar nesil’ yetiştirme hülyasıyla dini eğitime ayırdığı ödenek milyarlarca liraya ulaşmıştır. ÇEDES projesine ne kadar kaynak ayrıldığı ise meçhuldür” dedi.
‘OKULLARDA TEMİZLİK TEMEL BİR İHTİYAÇTIR’
Okullarda düzenli temizlik yapılmasının zorunlu bir ihtiyaç olduğunu belirten Öztürk şu ifadelere yer verdi; “Eğitim Sen olarak Antalya’da okulların her sabah temizlenmesinin, her teneffüs sonrası koridorların paspaslanmasının, lavabo ve tuvaletlerin temizlenmesinin bir ihtiyaç olduğunu ifade ediyoruz. Okulların temizlenmesi için yeterli sayıda personel istihdam edilmesi için yeterli kaynakların olduğu gün gibi ortadadır. Ayrıca bütçenin, hükümetin tercihleri doğrultusunda ayrıldığı gerçeği de önümüzde durmaktadır. Eğitimden tasarruf gelecekten tasarruf demektir. Dolayısıyla Bakanlığın bugün bizi karşı karşıya getirdiği durum tam anlamıyla bir sağlık krizidir.”
‘ACİL ADIM ATILMALI’
Çözüm önerilerini sıralayan Öztürk,“ Okullarda temizlik ve hijyen ihtiyacına insan hakları, toplumsal adalet ve eşitlik temelinde yaklaşılması gerekmektedir. Bir halk sağlığı sorununa dönüşmekte olan temizlik krizinin çözümü için acilen sorumluluk alınmalıdır.
Bakanlığa ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz. Okullarımızın biri için yeterli personel bir an önce sağlanmalıdır.
Hükümetin TYP kapsamında 30 bin ek istihdama yönelik açıklamalarına rağmen temizlik görevlileri büyük ölçüde İUP kapsamında çalışmaktadır. Güvencesizlik ve emek sömürüsü anlamına gelen İUP kaldırılmalıdır.
Okullarda temizlikten sorumlu personel, haftanın 5 günü ve yılın 12 ayında görevlendirilmelidir. Bunun yanında kadrolu, güvenceli ve insanca bir ücret kapsamında bir program oluşturulmalıdır.
Eğitim alanında tasarruf uygulamasından derhal vazgeçilmelidir. Eğitimin finansmanı kamusal hizmet çerçevesinde geliştirilmeli ve güçlendirilmeli, nitelikli eğitim için gerekli bütçe sağlanmalıdır.
Eğitim Sen olarak çocukların, öğrencilerin, eğitim ve bilim emekçilerinin haklarını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Kamusal, nitelikli, parasız, laik ve ana dilinde eğitim için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.





