Antalya’da son günlerde etkili olan kuvvetli sağanak, hortum ve fırtına hayatı olumsuz etkilerken, oluşan dev dalgalar sahillerde deniz kaynaklı atıkların birikmesine neden oldu. Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin, ortaya çıkan tablonun yalnızca bir doğa olayı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
‘BU TABLO DOĞANIN AÇIK BİR UYARISIDIR’
Yaşanan olumsuzluklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şahin, sahillerde görülen atıkların insan faaliyetlerinin bir sonucu olduğuna dikkat çekerek, “Son günlerde yaşanan şiddetli sağanak, hortum ve fırtınalar denizde dev dalgalar oluşturmuş; bunun sonucu olarak sahillerimizde deniz kaynaklı atıklar birikmiştir. Bu tablo yalnızca bir doğa olayı değil, insan faaliyetlerinin doğaya yansıyan sonucudur. Deniz, kendisine bırakılanı geri vermektedir; bu durum, doğanın bize verdiği açık bir uyarıdır” dedi.

ATIK YÖNETİMİNDE ORTAK SORUMLULUK VURGUSU
Atıkların kaynağında azaltılmasının hayati öneme sahip olduğunu belirten Şahin, “Atık yönetimi yalnızca tek bir kurumun sorumluluğunda değil. Atık yönetimi; yerel yönetimler, merkezi idare, özel sektör ve sivil toplumun eşgüdüm içinde çalışmasını gerektiren kamusal bir sorumluluktur” diye konuştu.
‘KALICI ÇÖZÜMÜN TEMELİ EĞİTİM’
Kalıcı çözümlerin en önemli ayağının eğitim olduğunu vurgulayan Şahin, “Çevre bilinci her yaş grubunda güçlendirilmesi gereken bir konu. 7’den 77’ye herkes için çevre bilincinin güçlendirilmesi; toprağını, suyunu ve denizini korumanın vatan sevgisinin ayrılmaz bir parçası olduğunun kavratılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
DERE YATAKLARI VE TEK KULLANIMLIK PLASTİKLERE DİKKAT
Dere yatakları ve kıyı alanlarına yapılan müdahalelere de dikkat çeken Şahin, “Taşkınlarla birlikte denize taşınan atıkların kaynağının tespit edilmesi gerekmektedir. Plastik başta olmak üzere tek kullanımlık ürünlerin azaltılması, kıyı ve deniz ekosistemlerinin düzenli izlenmesi ve fırtına sonrası temizlik çalışmalarının geçici değil, önleyici politikalarla desteklenmesi zorunludur” dedi.
Şahin, “Denizin, kıyıların ve yaşam alanlarımızın korunmasının ancak bilimsel planlama, güçlü denetim ve toplumsal bilinçle mümkün olduğunu bir kez daha vurguluyoruz” diyerek açıklamasını tamamladı.





