ANTALYA'NIN saklı kalmış tarihi ve doğal güzellikleri, koruma altına alınmaya devam ediyor. Son olarak kentin önemli tarihi noktalarından biri olan Döşemealtı ilçesinde, geçmişi Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanan tarihi kalıntı için bir adım atıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, gerçekleştirdiği son toplantıda bölge için tescil kararına imza attı. Karar 11 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.

Resmi Gazete-2

KURULDAN OY BİRLİĞİYLE TESCİL KARARI

Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Bölge Kurulu Müdür Vekili Melike Gül başkanlığında gerçekleştirdiği 05.06.2026 tarihli ve 578 sayılı toplantısında Döşemealtı’ndaki kültür varlıklarını incelemeye aldı. Yapılan incelemeler neticesinde, 22085 sayılı karar ile Ekşili Mahallesi’nde yer alan ve üzerinde taş mülkiyet kalıntıları barındıran antik kalenin bulunduğu alanın korunması gerektiği tescillendi. Kurul, söz konusu bölgenin 'I. Derece Arkeolojik Sit Alanı' ilan edilmesini kararlaştırarak alan üzerindeki her türlü tahribatın önüne geçmiş oldu.

ADA VE PARSEL BİLGİLERİ NETLEŞTİ

Bölgedeki mülkiyet durumunu da doğrudan ilgilendiren karara göre; sit ilanı Döşemealtı İlçesi, Ekşili Mahallesi, 9661 ada 1 nolu orman parseli içerisinde kalan alanı kapsıyor. Harita Mühendisi Yeliz Can tarafından hazırlanan 1/3000 ölçekli koordinatlı harita ve tescil fişi, kurul tarafından 'olumlu' bulunarak resmi kayıtlara geçirildi. Kararla birlikte ITRF 30-3 projeksiyon sistemine göre sınırları netleşen antik kale ve çevresinde, koruma kurulunun izni olmadan hiçbir fiziki ve inşaat uygulaması yapılamayacak.

ORMANIN KALBİNDE BİR ROMA KARAKOLU: ASAR DAĞI VE EKŞİLİ KALINTILARI

Koruma kararına konu olan antik kale, bölge tarihini yakından bilenler için yabancı bir nokta değil. Döşemealtı’nın zengin coğrafyasında, Ekşili Göleti ve Hatipler Barajı yönüne bakan sarp tepeler üzerinde konumlanan bu yapıların, antik dönemde Asar Dağı Yerleşimi’nin bir parçası olduğu biliniyor.

Arkeolojik verilere ve bölgedeki mimari çağ kalıntılarına bakıldığında, kalenin kökleri Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. Ulaşılması oldukça zor ve sarp iki tepe üzerinde yer alan kale ve gözetleme kuleleri, antik dönemde bölgeden geçen ticaret yollarını denetlemek, o fırtınalı çağlarda güvenliği sağlamak ve dağlık havzayı korumak amacıyla bir askeri karakol olarak inşa edildi. Bugün çam ağaçlarıyla kaplı gür bir orman dokusunun içinde adeta saklanan bu taş duvarlar ve harabeler, kurulun tescil kararıyla birlikte yasal korumaya kavuşmuş oldu.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ