İMO Yönetim Kurulu Üyesi Ali Erman Aydın, İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi’nin 6 Ocak depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen toplantıda, Antakya’daki yapı stokunun acilen yenilenmesi gerektiğine dikkat çekti. Aydın, binaların bugünkü kabul gören deprem gereklerine göre değil, yıllar önceki deprem yönetmeliklerine göre yapıldığını vurguladı.

YAVAŞ YAVAŞ DİNLEMEYE BAŞLADILAR
Ali Erman Aydın, “6 Şubat’ta iki büyük afet yaşadık. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Ancak görüyoruz ki aynı depremleri yaşayan ülkelerde bu tür bir yıkımı görmüyoruz. Bu tarz bir yıkımı ve dehşeti daha önce konuşsaydık abartı geliyor diyebilirdik. Ancak gördük ki doğanın şakası yok. Biz oraya gidip incelemeler yaptık. Bir kurul kurduk. Bu kurulun aldığı kararları tek tek belediyelerle paylaştık. Belediyeler yavaş yavaş da olsa bizim yayımladığımız kararlara uymaya, bizi dinlemeye başladılar. On binlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz bu günde, kaybettiklerimizi saygıyla anıyoruz. Benzer acıları yaşamamak için konuşmak zorunda olduğumuzun altını bir kez daha çizmek istiyoruz” diye konuştu.

RİSKLER BİLİNİYOR AMA ÖNLEM YOK
Ali Erman Aydın, “Risklerin bilindiği ancak önlemlerin alınmadığı ülkede yapı güvenliğini konuşmak zorundayız. Hangi yapıların büyük risk taşıdığını, hangi yapıların tehlike arz ettiğini araştırarak öğrenebiliriz. Antalya’nın yapı stoğu sessiz bir tehlike olarak durmaktadır” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 02 06 At 09.57.40

ANTALYA DÜNÜN KABULLERİ İLE AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYOR
“Antalya’daki binalar, deprem yönetmeliğinden önce inşa edilmiştir” diyen Ali Erman Aydın, “Ancak o binalar yapılırken bilimsel yaklaşımlar ve dönemin kabulleri; beton, donatı, taşıyıcı sistem dinamikleri gibi konular bugünkü bakış açısının çok altındaydı. Yapı denetimi ya yoktu ya da olması gerekenin çok altındaydı. Bugün yapı ve malzeme teknolojisi ilerlemiş olsa da Antalya’daki yapı stokunun birçoğu dünün kabulleriyle ayakta kalmaya devam etmektedir. Binaların belirli aralıklarla denetlenip kaderine terk edilmemesi lazım. Binaları sürekli denetleyerek olası tehlikeleri görebiliriz. Biz betonun donatısındaki aşınma oranını kontrol etmiyoruz. Yapı güvenliği bir defaya mahsus değil, süreklilik gerektiren bir eylemdir” dedi.

HAYATA KAST
Ali Erman Aydın, “Antalya’daki en riskli konulardan biri de kontrolsüz tadilatlardır. Bugün yapılan tadilatların çoğu ilgili idarelerin bilgisi dışında yapılıyor. İdarenin bilgisi dâhilinde olanlar da ‘basit tadilat’ adı altında gerçekleştiriliyor. Projesiz, hesapsız ve tamamen kara düzen yürütülen bu tadilatlar çoğu zaman teknik elemanlar dışında kişiler tarafından yapılmaktadır. Kolonların, perdelerin delinmesi veya kesilmesi tadilat değil, can güvenliğine tehdittir” dedi.

KONTROLSÜZ TADİLATLAR TEHLİKE SAÇIYOR
Kontrolsüz tadilatların konutlardan ziyade ticari yapılarda daha çok görüldüğünün altını çizen Ali Erman Aydın, “Bu tadilatlar özellikle ticari yapılarda vahşice devam etmektedir. Daha önce bize yapılan bir başvuruda bir binada kolonların kesildiğini tespit ettik. Kafe olarak kullanılan bu yapıdaki bina sahipleriyle de görüştük. Yapı riskli ilan edildi ve kentsel dönüşüm kapsamında yenilemeye alındı. Ancak bu sadece bir yapıydı. O da ihbar ile bize geldi. Biz bunları periyodik olarak denetleyemediğimiz için saptayamıyoruz. Saptanamadığı için de bir yaptırımda bulunamıyoruz. Bu olay açıkça gösteriyor ki tehlike günlük hayatımızın tam ortasında. Örneği kafe üzerinden verdik ancak okullarda, kreşlerde, AVM’lerde ve mağazalarda da bu durumlar söz konusu olabilir. Dolayısıyla yalnızca konutların kontrolü ve güçlendirilmesi, güvenli bir yapıda olduğumuz anlamına gelmez” dedi.

YAPI STOĞU KESİNLİKLE GÜNCELLENMELİ
Ali Erman Aydın sözlerini, “Antalya için güncel ve şeffaf bir yapı stoğu envanteri bulunmamaktadır. Bizler bu bilgileri bilmeden etkili bir mücadele veremeyiz. Yetkililere sesleniyorum: Antalya’daki yapı stoğu acilen taranmalı, taşıyıcı kolonlar denetlenmeli, tadilatlar mühendislik bilgisi dâhilinde yapılmalıdır. Bu maddeler yaşam hakkının gereğidir. 6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz gereği bugün harekete geçmemiz gerekiyor. Afet kader değildir. Deprem değil, ihmal öldürür. Maalesef Antalya, depreme dünden daha hazır değildir” ifadeleriyle sonlandırdı.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ