Antalya’nın Millî Mücadele dönemindeki ilk sivil şehidi Mustafa Haşmet, vefatının 106. yıl dönümünde, şehit edildiği Kalekapısı mevkiinde düzenlenen törenle anıldı. Antalya’nın işgal altında olduğu dönemde gösterdiği cesur direniş ve yürüttüğü milli mücadeleyle şehrin direniş ruhuna öncülük eden Mustafa Haşmet’in mezarına sahip çıkılmadığı belirtilirken, yetkililer şehit edildiği yere dört taraflı bir kitabe yapılacağını duyurdu.

KALEKAPISI’NDA ŞEHİT DÜŞTÜ
Tarihçi Suat Akgül, Mustafa Haşmet hakkında bilgi vererek, “Antalya'nın Türk İstiklal Harbi'ndeki ilk şehidi olan Mustafa Haşmet, 1880 yılında Antalya’nın Sığırmahallesi’nde doğdu. Aslen Korkutelilidir. Korkuteli ve Antalya Belediye Meclis üyesiydi. Antalya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti içinde faaliyet gösteren bir Kuvâ-yi Milliyeci olarak, Türk Millî Mücadelesi sırasında 18 Şubat 1920 tarihinde Antalya Kalekapısı civarında İtalyan işgal güçleri tarafından şehit edildi. Ertesi gün cenazesi, Korkuteli'nden gelen binlerce kişinin katılımıyla Tekeli Mehmet Paşa Camii’nde kılınan namazın ardından Hocanibi Mezarlığı’na defnedildi. Antalya’da işgalin daha geniş boyutlara ulaşamamasında Mustafa Haşmet’in mücadelesi ve şehit olması büyük rol oynamıştır. Kendisi Antalya’nın milli kahramanıdır. Onu rahmet ve minnetle anıyoruz” dedi.

VALİ ŞAHİN: UNUTMAMAK VEFA BORCUMUZ
Antalya Valisi Hulusi Şahin de törende yaptığı konuşmada, “Mustafa Haşmet Efendi’nin Kalekapısı’nda şehit edilişinin 106. yıl dönümünde, onu ve tüm şehitlerimizi rahmetle anmak için bir araya geldik. Antalya, Millî Mücadele döneminde işgal görmüş ancak asla boyun eğmemiş, direniş ruhunu canlı tutmuş bir şehirdir. Mustafa Haşmet gibi vatan sevdalıları, kendi canlarını değil, bu toprakların geleceğini de korumak için büyük bir cesaret göstermiştir. Onun verdiği bu onurlu mücadele, o dönemde Antalyalılara güç ve azim vermiştir. Bundan sonra, şehit edildiği bölgede bir kitabe inşa ederek Mustafa Haşmet’i düzenli olarak anacak ve yeni nesillere tanıtmaya devam edeceğiz. Bizlere düşen görev, bu kahramanların aziz hatıralarını yaşatmak ve bizlere bıraktıkları kutsal emaneti, Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet korumaktır” dedi.

‘MEZARINA SAHİP ÇIKILMADI’
Tarih boyunca Antalya halkı tarafından büyük bir kahraman olarak anılan Mustafa Haşmet’in mezarına ise yeterli ilginin gösterilmediğini belirten Antalya Valisi Hulusi Şahin, “Mezarına sahip çıkılmaması beni derinden üzmektedir. Büyük kahramanların vefa duygusunu kaybedersek, vatan ve millet duygumuzu da kaybederiz. Bundan sonraki süreçte Mustafa Haşmet’in anısının yaşatılması için şehit edildiği bölgede düzenli olarak anmalar düzenleyeceğiz” dedi.

KİTABE YAPILACAK
Mustafa Haşmet’in şehit edildiği Kalekapısı mevkiine dört taraflı bir kitabe yapılacağını belirten Hulusi Şahin, “Bu kitabe ile hem şehit Mustafa Haşmet’in anısı yaşatılacak hem de yeni nesillere onun kahramanlığı tanıtılacak. Bundan sonra Mustafa Haşmet’i düzenli olarak anacağız ve tüm Antalyalılara tanıtacağız” ifadelerini kullandı.

ANTALYA, ŞEHİT VE GAZİLER ŞEHRİ
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Antalya Şube Başkanı Zeynel Abidin Sezer ise, “Antalya deyince akla turizm geliyor. Ancak Antalya, sadece turizmin başkenti değildir. Çanakkale Savaşı’ndan Kurtuluş Savaşı’na kadar Türkiye genelinde en fazla şehit ve gazi veren illerimizden biridir. Bu nedenle bir Antalyalı olarak vatanımıza sahip çıkma noktasında, vatan sevdalısı olma konusunda ne kadar iftihar etsek azdır” ifadelerini kullandı.
Anmada Mustafa Haşmet'in şehit edildiği yere karanfil bırakıldı ve dua edildi.

ŞEHİT MUSTAFA HAŞMET KİMDİR?
Mustafa Haşmet, Antalya’nın Millî Mücadele dönemindeki ilk sivil şehididir. 1880 yılında Antalya’nın Sığırmahallesi’nde doğan Haşmet, aslen Korkutelilidir. Korkuteli ve Antalya Belediye Meclis üyeliği yapmış, Antalya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti içinde faaliyet gösteren bir Kuvâ-yi Milliyeci olarak Türk Millî Mücadelesi’ne katkı sağlamıştır. 18 Şubat 1920 tarihinde Antalya Kalekapısı civarında İtalyan işgal güçleri tarafından şehit edilmiştir. Ertesi gün cenazesi, Korkuteli’nden gelen binlerce kişinin katılımıyla Tekeli Mehmet Paşa Camii’nde kılınan namazın ardından Hocanibi Mezarlığı’na defnedilmiştir.





