Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın(ATSO), 2015 yılı son meclis toplantısı yapıldı. ATSO meclis salonunda gerçekleşen toplantıda, bir yıl boyunca yapılan çalışmalar sinevizyon gösterisi ile üyelere anlatıldı. 2016 yılı mali bütçesinin de görüşüldüğü aralık ayı meclis toplantısında konuşma yapan ATSO Başkanı Davut Çetin, 2015 yılının bir an önce bitmesini ve daha güzel bir yılın gelmesini sabırsızla beklediklerini söyledi.
Dünya ve Türkiye’deki gelişmelere değinen ATSO Başkanı Davut Çetin, Suriye’yi üçe bölen ateşin Türkiye’ye de sıçradığını ve Güneydoğu’da şimdiye kadar görülmeyen olayların başladığını da vurguladı. Bölgedeki oda başkanlarıyla konuştuklarını belirten Başkan Çetin, “Çaresiz haldeler, üzülmemek, endişe etmemek mümkün değil. Türkiye’yi PKK’dan kurtaracak daha kapsamlı bir politika gereklidir” dedi.
“DÜNYA BOĞULAN ÇOCUKLARI SEYREDİYOR”
Ege denizinde halen göçmen çocukların boğularak yaşamlarını yitirmesinin son zamanlarda yaşanan bir başka travma olduğuna da değinen ATSO Başkanı Davut Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü; “21. Yüzyılda bu insanlık dramına vicdan dayanmıyor. Dünya boğulan, ölen çocukları sadece bir haber olarak seyrediyor. Suriyeli, Irak’lı çocuklar bu şekilde hayatlarını kaybederken ABD’de, Avrupa’da ciddi bir Müslüman karşıtlığının başlamış olması ayrı bir üzüntü kaynağıdır.
“TARİHE BAKIP DERS ÇIKARTMALIYIZ”
“Türkiye’nin ve bölgenin kaderinin çizildiği, tarihe bakıp, ders çıkarmamız gereken günlerdeyiz. Dış politikada bu kadar değişken bir tablo yaşarken, iç siyasette partilerimiz arasında gerekli diyalogun olmadığını görmekten üzüntü duyuyoruz. Artık, içeride tartışmak yerine dünyaya hitap etme zamanıdır. Dünya basınında Türkiye ile ilgili yazılanlar ve söylenenler iyi değil, bunları küçümsemek hata olur. Türkiye yeni bir uluslararası ve ulusal iletişim politikası geliştirmek zorundadır. Ortada uluslararası sorunlar varken, Türkiye’nin barış içinde yaşayan, demokratik bir ülke olmadığı imajı yerleşirse hem dış politikada hem ekonomide zayıflarız.”
“HENÜZ SORUN BAŞLAMADI”
Son haftaların ve 2016 yılının Antalya için en önemli konusunun tarımda ve turizmde Rusya yaptırımları olacağına değinen Başkan Çetin, “Rusya’nın yaptırımları, sanki Türkiye’yi değil, Antalya’nın tarım üreticisini ve turizmini hedef aldı. Ben ilk günden bu yana yaptırımların Türkiye’yi değil, Antalya’yı etkileyeceğini söyledim. Rusya’ya Türkiye’nin meyve ihracatı 830 bin ton, sebze ihracatı ise 550 bin ton. Bunun 360 bin tonu örtüaltı domates. 360 bin tonu portakal, 170 bin tonu üzüm. Ayrıca salatalık, biber gibi ürünler de ihracatımızda önemli yer tutuyor. Antalya’nın ihracatı resmi verilerde yeterince görünmüyor. Çünkü Trabzon, Samsun, Mersin üzerinden, ayrıca Doğu Avrupa’dan giden ürün var. Neresinden baksanız 500 bin tona yakın ürün söz konusu. Henüz sorun başlamadı, çünkü ihracat azalarak devam ediyor” diye konuştu.
“ANTALYA’YI ETKİLİYOR”
Aralık ayında Rusya’ya meyve ihracatının arttığını, ancak sebze ihracatının %50 düştüğünü bildiren Başkan Çetin sözlerini şöyle sürdürdü; “Ekonomik kriz nedeniyle Rusya'ya bölgemiz ihracatı bu yıl 340 milyon dolardan 270 milyon dolara geriledi. Şimdi yaptırımlar Ocak’ta başlayacak, Ocak’tan itibaren ürün de bollaşacak. Önümüzdeki aydan itibaren mutlaka alternatif pazarlar, yollarının bulunması gerekiyor. Eğer üretim bol olur ve alternatif bulunmazsa ürünün bol olduğu dönemde fiyatlar da düşer. Son bir ayda gerek tarım ihracatında gerekse turizmdeki kaygılar büyük belirsizlik yarattı ve tarım ve turizm dışında ticaret, sanayi, inşaat bütün sektörler etkilendi. Tedarik anlaşmalarında sıkıntı yaşanıyor ve bu durum bütün Antalya’yı etkiliyor. Portakalın kilosu şu anda halde 80 kuruş. Okullarda, kamu yemekhanelerinde, TSK’da günde 5 bin ton portakal tüketilebilir. Taze portakal suyu dağıtılsa hem insanlar C vitamini alır hem de bir sektöre büyük destek olunur.
“250 BİN TURİST KAYBETTİK”
Rusya yaptırımlarının ikini kısmı, aslında en önemli boyutu, Türkiye’ye charter seferlerinin engellenmiş olmasıdır. Ayrıca, öyle bir propaganda yapıldı ki, ilişkiler düzelmezse ciddi etkilenme olması kaçınılmazdır. Bu yıl Rusya’da 650 bin, Fransa, Belçika, Hollanda, İsveç, İsviçre, Avusturya, Norveç, Çek Cumhuriyeti pazarlarında da 250 bin kadar turist kaybettik. Almanya, Ukrayna, İngiltere ve Doğu Avrupa’da 200 bin kadar artış oldu. Oran olarak Rusya’da %18, toplamda %5 kayıpla yılı kapattık. Rusya’da aslında Ekim ayında artıya geçtik, Kasım ayında ise rekor bir artış yaşandı. Ama Kasım ayında rakamlar zaten düşük olduğu için yıl genelini etkilemedi. Şimdi önemli olan gelecek sezon. Rus konuk sayımız %18 düşmesine rağmen 2.8 milyon turist ve %26’lık bir oran demektir. Bu yıl Türkiye turizminde düşüş yok, ama turizm geliri 10 ayda 2.5 milyar dolar düşmüş görünüyor. Bu neredeyse tamamen Antalya kaybıdır.
“TURİZMİN ÜLKEYE KATKISI”
Antalya’da Rus vatandaşlara satılan konut sayısı 13 bin civarında. Bu, 40-50 bin Rusya vatandaşının Antalya’ya bağlanması demektir. Binlerce karma aile ve çocuk var. Rus halkı bizim her zaman değerli konuğumuzdur. Siyasi ilişkiler dalgalanır, ama eski dost düşman olmaz. Antalya’nın bir barış kenti olduğunu her zaman söyledik. Bakın, bu yıl İsrail ile ilişkileri, Antalya önceden canlandırmıştır. Çünkü bu yıl 101 bin İsrail’li konuğa ev sahipliği yaptık. Antalya Türk dış politikasına da katkı yapıyor. Bu Antalya’nın, turizm sektörümüzün ülkeye büyük bir hizmetidir”
“18 BİN ÜCRETLİ ÇALIŞIYOR”
Konuşması sırasında asgari ücret konusuna da değinen Başkan Davut Çetin, “ Asgari ücretin işverene maliyeti bin 500 lira. Asgari ücretin neti bin 300 liraya çıkarıldığında işverene maliyeti; bin 940 liraya ulaşıyor. Net asgari ücreti 300 lira artırmak için işveren üzerine ilave 440 lira, yıllık ise 5 bin280 lira civarında ek maliyet yükleniyor.Asgari ücret kapsamında yaklaşık 5 milyon kişi bulunuyor. Dolayısıyla 22-26 milyar lira arasında maliyet artışı ortaya çıkıyor. Türkiye’de SGK’ya kayıtlı 13.7 milyon ücretli çalışan bulunuyor. En fazla istihdam gıda imalatı, tekstil, giyim, perakende, inşaat, ulaştırma, yeme-içme sektörlerinde. 13 milyon istihdamın 8 milyonu küçük işletmelerde, 3 milyonu orta ölçekli işletmelerde, yani %80’den fazlası KOBİ’lerde. SGK’ya kayıtlı olmayanlarla birlikte 18 milyon ücretli çalışan bulunuyor. Dolayısıyla asgari ücretli sayısı 5 milyonu geçebilir “ dedi. Başkan Çetin konuşmasının sonunda yeni yılın Türkiye’ye huzur, barış ve mutluluk getirmesi temennisinde bulundu.



