DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan Antalya’da düzenlenen basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Babacan, ekonomiden okul saldırılarına, tarıma olan destekten seçim sürecindeki ittifak planlarına kadar birçok konuda detaylı açıklamalarda bulundu.

Basın toplantısının açılış konuşmasını Deva Partisi Antalya İl Başkanı Özlem Arlıer yaptı. Arlıer, “Genel başkanımızı Antalya’da ağırlamaktan büyük gurur duyuyoruz. Genel başkanımıza Antalya’ya hoş geldiniz diyorum" dedi.

Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.09.42

Ali Babacan ise sözlerine, “Cemiyet Başkanı İdris Taş’a, Cumhuriyet savcısı kardeşini kaybetmesi nedeniyle başsağlığı diliyorum” ifadeleriyle başladı.

6.5 MİLYON KİŞİ GENÇ BOŞTA
Babacan, “Yaşadığımız sorunlar geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı ile sınırlı değil. Toplumsal olarak da ciddi sosyolojik sorunlar yaşıyor Türkiye. Bunun en yakın örneğini Maraş ve Urfa’da yaşananlarda gördük. Bu olayları münferit olaylar olarak değerlendirmemek lazım. Toplumda alttan alta devam eden bir sıkıntı ve çürümenin tezahürü olarak görmek lazım. Gençlerimizin sayısı 24 milyon. Bu gençlerin 6,5 milyonu ne eğitimde ne işte. 15-34 yaş arası gençlerin 6,5 milyonu ne okula ne işe gidiyor. Bu gençler uyuşturucu trafiğinin ağına düşüyor. Mafya türü örgütler gençlere çengel atıyor. Artık suça sürüklenen çocuklar diye bir güruh oluştu” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.09.42 (1)

KUMAR VE BAHSE DİKKAT ÇEKTİ
Bahis ve kumar konusunda da dikkat çeken açıklamalarda bulunan Babacan, “Sanal bahis, sanal kumar almış başını gitmiş. Her cep telefonu birer kumarhane oldu. Gençler yarınlarını düşünemiyor, hayal edemiyor. Yarınını hayal edemeyen gençler kendilerine başka ülkeler arıyor. Türkiye’nin en önemli beka sorunu gençlerimiz, çocuklarımız ve Türkiye’deki eğitim sistemi. Yasa dışı bahiste sorun var. İktidar sürekli onunla mücadele edeceğiz diyor ama yasal kumarla alakalı bir şey demiyor. Sigara gibi zararlı alışkanlıkların reklamına izin verilmez. Ancak bazı özel firmalar bahis ve kumar için lisanslı. “Dindar nesil” diyerek yola çıkan bir hareketin bunlara izin vermesi ve oynatması kabul edilebilir mi? Bize para geliyor, o zaman dokunmayalım diye mi düşünüyorlar? Yasa dışı bahisle mücadele, payımız düşmesin, para başkasına gitmesin diye mi yapılıyor? Sanal kumar ve bahis fakir vergisidir. Zaten zenginden vergi alınıyor. Fakir olan da umut beslediği için piyango, kumar, bahis oynuyor. Devlet de buradan parasını alıyor. Umut sebebiyle fakir para veriyor” diye konuştu.

KÜLTÜR BAKANLIĞI ŞART
“Türkiye’de bir kültür politikası da yok” diyen Ali Babacan, “Birçok gündüz kuşağı programına ve dizilere baktığınızda hiçbir çerçeve ve kural olmadan çetelerin yasa dışı işleri makbul gösterildiği, doğal hayatın bir parçası gibi gösterildiği yayınlar var. Bir etik, bir sosyal çerçeve yok. Bu anlamda Türkiye’nin acil bir kültür politikası olması lazım. Turizm ile kültür aynı anda işlendiğinde turizm daha ağır basıyor. Hal böyle olunca Türkiye’nin müstakil bir kültür bakanlığına ihtiyacı var” dedi.

Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.09.41 (1)

ENFLASYON ELEŞTİRİSİ
“Temel gıda ürünlerine gelen zamlar tüm Türkiye’de olduğu gibi Antalya’da da hayatı pahalılaştırdı” diyen Babacan, “İktidar sebep olarak pandemiyi gösteriyor. Pandemiden bu yana dünyada gıda enflasyonu yüzde 42 artmış. Bu 5,5 yılın ortalaması. Yıllık yüzde 7-8 civarında. Peki Türkiye’de ne kadar? Yüzde 822. Bütün dünyada böyle bir gıda enflasyonu var mı? Enflasyonu patlatan kimler? Ülkeyi yönetenler, başkası değil. 2018’de kimdi enflasyonu yükselten? Damat bakandan sonra oldu bunlar. Şimdi de çok sert politikalarla düşürmeye çalışıyorlar. Vergileri artırırız, maaşları dibe çekeriz, enflasyon düşer diye düşünüyorlar. Düşüyor mu? 3 yıldır hâlâ yüzde 30’da devam ediyor. Düşmedi, düşüremiyorlar. En büyük sıkıntıyı sabit ve dar gelirli vatandaşlar olmak üzere helalinden para kazanmaya çalışanlar yaşıyor” dedi.

Ali Babacan, “Büyük büyük fabrikalar da kapanıyor. Sadece küçük imalathaneler değil. Hazır giyimde 330 bin kişi işini kaybetti. İhracat yapmaya çalışanlar üzerinde büyük bir baskı var. Enflasyon artmasına rağmen bastırılan kur nedeniyle onlar büyük sıkıntı yaşıyorlar” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.09.40 (2)

TARSİM’DE GÜVEN SORUNU VAR
Tarımın Antalya’da sorunlarla boğuştuğunu ifade eden Ali Babacan, “Çiftçi Antalya’da büyük sıkıntı yaşıyor. TARSİM çalışmıyor. Büyük sıkıntı yaşatıyor. Kurulduğu yıllarda hiç şikayet yoktu ancak şimdi çok sayıda dert var. Vatandaşa ‘Sen serayı dere yatağına yapmışsın’ gibi bahaneler sunuyorlar. Sen bunu sigortalarken bilmiyor muydun seranın nereye yapıldığını? Sigortacılıkta hasar oluşunca bahane sunulmaz. Sigorta işi güven işidir. TARSİM’de büyük sorunlar var. Bütün sistemde olduğu gibi TARSİM’de de sorun var” ifadelerine yer verdi.

Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.09.40

MEVSİMLİK İŞÇİ PROBLEMLERİ ÇÖZÜLMELİ
Turizmdeki mevsimlik işçi sorununun altını çizen Babacan, “İran savaşı sonrasında turizmde büyük risk var. Rezervasyonlarda büyük sorunlar olduğunu turizmcilerden duyuyoruz. Barışı anlatmak çok zor ama geçici ateşkesin kalıcı hale gelmesi ortamı rahatlatır. İnanıyorum ki ortam rahatlayınca çok geniş bir coğrafyanın göz bebeği olan Antalya turizmden payını ve hakkını alır. Mevsimlik işçi sorunu tarımda da turizmde de büyük sorun. Buna çözüm şart. Bu insanların çalışmadığı dönemlerde maaşlarının, sosyal ve sağlık güvencelerinin tamamlanması şart. Bunu yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.09.40 (1)

ENFLASYON TARIMLA DESTEKLENMELİ
“Enflasyonun düşmesi için yegâne yol tarım desteklerinin artmasından geçiyor” diyen Ali Babacan, “Bu yıl faiz 2 trilyon 700 milyar TL’nin çok üzerinde. Tarım desteği 168 milyar ediyor. Bu faiz neden ödeniyor? Enflasyondan dolayı ödeniyor. Türkiye’de enflasyonun sebebi talep değil, üretim maliyetlerinin yüksek olması. Bunun çözümü de tarımla uğraşan çiftçimize daha fazla destek verilmesi. Neden? Bizim ihracatta ve üretimde kaybımız var. Çünkü başka ülkeler daha fazla destek veriyor kendi çiftçisine. Gübreyi, yemi, enerjiyi ve mazotu mutlaka uygun şartlarda vermeli. Mevcut kredi borçları derhal uzun vadeye ertelenmeli. Bunları ben sadece yapılmalı demiyorum, daha önce yaptık. 2001 krizinden sonra da 2008 krizinden sonra da yaptık. Ancak böylelikle üretim maliyetleri aşağı çekilir ve enflasyon düşer” diye konuştu.

İTTİFAK İLE ALAKALI KONUŞTU
Ali Babacan, “Altılı masa o günün şartlarında farklı eğilimdeki insanların bir araya gelip yeni bir iddia ortaya koyma çabasıydı. Ancak 2023 seçimlerinden sonra böyle bir masa yok. Daha doğrusu CHP’nin böyle bir ittifak arayışı yok. ‘Biz tabanda ittifak kurduk’ diyorlar. Biz ise bir strateji açıkladık. Biz Türkiye’nin yeni bir alternatife ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Bunun iktidar ile de muhalefet ile de mesafeli bir duruşunun olması gerektiğini düşünüyoruz. Ekim 2024’teki bu beyanımızdan sonra Ocak 2025’te ‘Yeni Yol’ kuruldu Meclis’te. Bu yeni yol şu anda bir ortak grup. Bu grubun önümüzdeki süreçte bir ittifak yapısına dönüşmesini oldukça muhtemel görüyoruz. Bu ittifak içinde olmasını beklediğimiz partiler ve müstakil siyasetçiler var. Amacımız vatandaşı iki kutup arasında hapsetmemek. Hedefimiz ve niyetimiz bu. Bununla ilgili talep de var” dedi.

Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.09.41

AK PARTİ İLE İTTİFAK OLACAK MI?
Ali Babacan, “Ben AK Parti’nin kurucularındanım. Ancak AK Parti o dönemdeki kuruluş iradesinden uzaklaştı. Yolsuzlukla mücadelede, adalette, ekonomide yanlışlar yaptılar. O yüzden biz de çıktık. Biz ilkeler ve değerler üzerinden siyaset yapıyoruz. Bizim kişilerle bir sorunumuz yok. İlkelerimiz var. Gün gelir AK Parti ‘biz yanlış yaptık’ deyip sert bir U dönüşü yaparsa o zaman durum değişebilir. Siyasette asla ‘asla’ demeyeceksin derler. Ancak AK Parti’nin şu an böyle bir değişimi ile alakalı hiçbir zerre ışık yok” dedi.

BELEDİYELERE YÖNELİK OPERASYONLARA DİKKAT ÇEKİCİ YORUM
Ali Babacan, “Bir yıldır CHP çok ciddi saldırı altında. Özellikle belediyelere yapılan siyasi operasyonlar demokrasiye ve halkın iradesine, sandığa yapılmış büyük bir darbedir. Biz usulen Saraçhane’ye gidip geçmiş olsun dedik. Bunun çok yanlış olduğunu vurguluyoruz. Bilinen insanların apar topar gözaltına alınıp tutuklanması usulen doğru değil. Esasına gelindiği zaman ise her bir belediyede ne olduğunu bilmemiz mümkün değil. Madem yargıya güvenmiyoruz, madem yargı siyasi baskı altındaysa yapılması gereken her bir siyasi partinin kendi içinde denetim ekibi kurması lazım. Biz mesela bir haftada 100 kişilik bir ekip oluşturabiliriz. Belediyede Sayıştay’dan, maliyeden bir ekip kurup partilerin kendi içinde bir denetim sistemi işletmesi gerekiyor. Çok daha hızlı ilerler bu sistem. Gerçekten bir sıkıntı varsa adamı ihraç edersin. Denetimden geçen, işini iyi yapan biri için yüzde yüz arkasında durursun. Belediye başkanlarının içinde çok yanlış yapan kişiler de var. Parti fark etmiyor. En düzgün adam bile seçilince ertesi gün kapısına gelip onu yoldan çıkaracak insanlar oluyor” diye konuştu.

KAMU İHALE KANUNU DEĞİŞMELİ
Babacan sözlerine, “Maalesef mevzuat buna izin verdiği için belediye başkanlarının bazıları isteyerek bazıları istemeyerek hatalar yapıyor. Sağlam duranları da bir süre sonra partililer başta olmak üzere kimse sevmiyor. Bunlar maalesef ülkenin gerçekleri. Burada yapılması gereken geçmişe dönük sağlam bir denetim ve gelecek için belediyelerle ilgili yasal mevzuatın güçlenmesi. Avrupa Birliği kamu ihale mevzuatı birebir uygulansa bu yolsuzlukların çoğunun önüne geçilir. Başkanların da başı ağrımaz. Ancak biz bu kamu ihale kanununu ülkemize alırken bambaşka hale getirmişiz. İstisna kanunları koyarken alfabede harf kalmamış. Bunların önüne geçmek için Avrupa Birliği’nin kullandığı ihale kanununu aynı şekilde uygularsak çoğu sorunun önüne geçeriz” ifadeleri ile son verdi.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ