Başkalarının hatalarından gizli bir haz duymak, psikolojide “schadenfreude” olarak adlandırılıyor. Uzman Psikolog Anıl Yıldız, sürekli yaşandığında ilişkiler ve empati yeteneği üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
SCHADENFREUDE NEDİR?
İnsan doğası genellikle empati üzerine kurulu olsa da bazı durumlarda farklı duygular öne çıkabiliyor. Özellikle rekabet, kıskançlık veya adalet duygusunun devreye girdiği anlarda, başkalarının talihsizliklerinden gizli bir haz duymak söz konusu olabiliyor. Psikolojide bu duyguya “schadenfreude” deniyor. Almanca kökenli kelime, “başkasının zararından duyulan sevinç” anlamına geliyor.

NEDEN BU DUYGU HİSSEDİLİR?
Bu duygunun arkasında bazı temel nedenlerin bulunduğunu belirten Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “Özellikle iş, okul veya sosyal çevrede kendimizi rakip olarak gördüğümüz kişiler başarısız olduğunda, bizde farkında olmadan bir rahatlama ve tatmin duygusu oluşabiliyor. Bu, çoğu zaman bilinçaltında rekabet duygusuyla bağlantılı bir tepki. Ayrıca, insanlar kendilerini başkalarıyla kıyaslamayı alışkanlık hâline getirdiklerinde, karşı tarafın yaşadığı olumsuzlukları bir tür denge veya adalet olarak algılayabiliyorlar. ‘Bu durumu hak ettiler’ düşüncesi bile, olumsuz bir olay karşısında bile bizde olumlu bir his yaratabiliyor. Kendi başarılarından emin olmayan kişiler ise başkalarının başarısızlıklarından güç alıyor, kendilerini daha iyi hissediyor veya geçici bir özgüven kazanıyorlar. Tüm bunlar, schadenfreude duygusunun insan doğasında nasıl gizli ve karmaşık bir şekilde yer aldığını gösteriyor” dedi.
‘SÜREKLİ YAŞAMAK ZARARLI OLABİLİR’
Sürekli hale gelmesi durumunda ilişkileri ve empati yeteneğini olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Yıldız, “Her insan zaman zaman bu duyguyu yaşayabilir. Sürekli başkalarının hatalarına odaklanmak, kişinin empati kurma yeteneğini zayıflatıyor ve sosyal ilişkilerde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Ayrıca kişi, kendi gelişimine yeterince odaklanamaz hâle geliyor; kendi hedeflerini gözden kaçırabiliyor ve başarı hissinden uzaklaşıyor. Bu nedenle schadenfreude sadece geçici bir duygu değil, uzun vadede kişinin hem psikolojisini hem de sosyal çevresini etkileyebilecek bir durum olarak ortaya çıkıyor” diye konuştu.

SOSYAL MEDYANIN ROLÜ
Sosyal medyanın, schadenfreude duygusunun en çok tetiklendiği alanlardan biri olarak öne çıktığını belirten Yıldız, “Ünlülerin düşüşleri, başarısızlık hikayeleri ve ifşa içerikleri, kullanıcıların bilinçsizce bu duyguyu deneyimlemesine yol açabiliyor. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamaktan kaçının ve bu tür karşılaştırmaların farkına varın. Empati kurmayı bilinçli olarak geliştirin; başkalarının yaşadığı olumsuzluklar karşısında onları anlamaya çalışmak, duygularınızı dengelemenize yardımcı olur. Başkalarının başarılarını takdir etmeyi öğrenin, kıskançlık veya rekabet duygusunu kontrol altına almak için kendinize odaklanın. Kendi hedeflerinizi belirleyin ve bu hedefler doğrultusunda ilerlemeye çalışın; böylece başkalarının hataları veya talihsizlikleri sizi eskisi kadar etkilemez ve kendi hayatınıza odaklanabilirsiniz” dedi.





