Günlerdir kafamda dolandırıp duruyorum.
Facebook duvarında dolaşırken fotoğraflarımın arasında Varlık Dergisi'nin ilk sayısı ile karşılaştım.
Yıl, 15 Temmuz 1933, sayı 1
Yazmalıyım bu dergini bana gelişini dedim.
Bir Numan Bayazıt (1924- 14 Mayıs 2002) Ağabeyimiz vardı biz Antalyalı gazetecilerin 1990'lı yıllarda.
Şimdi yerinde yeller esen, o çok katlı Özel İdare binasının altında Antalya Gazeteciler Cemiyeti'nin güzel mi güzel bir lokali vardı.
Günün yorgunluğunu orada atardık rakı ve muhabbet eşliğinde, akşamüstleri.
Türküler söyler, şiirler okurduk.
İşte o güzel akşamların birinde, Numan Ağabey çantasından bir zarf çıkarıp verdi ve ekledi; 'Burda açma, evde aç.'
Kırklareli dağlarında, Sabahaddin Ali'nin ayak izlerine basmış, eski tüfek Numan Beyazıt 1924 yılında Karahalil köyünde doğdu. 1944'te Kepirtepe Köy Enstitüsü'nü bitirdi. Öğretmenlik yaptı. Öncü, Hareket ve Gündem gazetelerinde yazarlık yaptı. Kurucusu olduğu Köyleri Kalkındırma Cemiyeti'nin dergisindeki bir yazısından dolayı 4 yıl cezaevinde kaldı. O sırada Kırklareli'de öğretmenlik yapıyordu.
Altan Tekyıldız takma adıyla yazdığı 'Paşanın Tilkisi' adlı kitabının arkasında kendisini şöyle anlatır:
'Sorulursa... Kırlareli'ninKarahalil köyünde, gözlerimi bu dünyaya açmışım. Gün ve saatini bilmem. Sonraları elime tutuşturulan kalem çok sivri olmalı ki, yaşamın baharında nice keskin dönemeçlerden, dar geçitlerden geçtim. Sevmem kuru ve düz yaşantıyı. Yaşadıkça yazmak en güzeli. Dikenli gül bahçesinde ve gönlünce...'
Eve değin elbette beklemedim... Yolda açtığım zarfın içinden Varlık'ın ilk sayısıyla, 'Paşanın Tilkileri' kitabı çıkmıştı.
Dergiyi çerçeveletip Hadim'deki bahçe evimizin duvarına astım.
Arada sırada bakar Numan Ağabey'i anarım.
Bir Ankara yolculuğumda Toplum Kitabevi sahibi sevgili Remzi İnanç abime uğramıştım. Sohbet sırasında Numan Beyazıt adı geçince, 'Antalya'ya dönünce sor da, sana 'Tuna Tilkisi'ni anlatsın' dedi.
Bir süre sonra Antalya'da sordum, 'Bizim oralarda tilkiler yoldan karşıya geçerken asfalta kulaklarını yatırır, araçların ne yandan geleceklerini saptarlarmış' demişti.
Akıl üzerine güzel bir örnekti.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Antalya Şubesi'nin de kurucuları arasında olan Numan Ağabey'in 'Ben Komitacıyım', 'Gürgen Yaprakları' adlı iki kitabı daha var. 'Atatürk' adlı çalışması ise öldüğünde henüz yayınlanmamıştı.
ÇGD Antalya Şubesi bu çalışmanın izini sürse ve eğer şimdiye dek yakınları tarafından yayınlanmadıysa ustamızın bu son yapıtını da hayata geçirmek ne güzel olur.
Yaşadığı sürece her 10 Kasım sonrası o gün yayınlanan tüm ulusal gazeteleri alıp biriktiren Numan Bayazıt, bu koleksiyonunu da Antalya Gazeteciler Cemiyeti'ne vermişti.
O ciltler, her 10 Kasım'da cemiyetimizin kütüphanesinde öğrencilerin bilgisine sunuluyor mu diye de arada sırada aklıma gelir.