13 Mayıs 2014 tarihinde Soma'da, Türkiye’nin en büyük maden facialarından biri yaşandı. 301 madencinin öldüğü facianın üzerinden 12 yıl geçti. O madencilerin ailelerinin adalet arayışları hala sürüyor. İhmal, tedbirsizlik ve teknolojik yetersizlik sonucu 301 madencinin cesedi 6 günün sonunda yerin yüzlerce metre altından çıkarılmıştı.

Tutuksuz yargılamalarla geçen 12 yılda ailelerin haklarını hala alamadıkları söyleniyor. Annelerin, madenci eşlerinin ve bugün 12 yaşına gelmiş çocukların feryatları bugün de Soma semalarındaydı.

Zor iştir madende çalışmak.

Yerin yüzlerce metre altında, yüksek ölüm riski, yoğun karanlık ve fiziksel zorluklar nedeniyle dünya genelinde en zor ve tehlikeli mesleklerden biri olarak kabul edilir. Ölmeden toprak altında ömür tüketmek olarak nitelendirilen bu iş, madencilerin her vardiyada büyük bir özveriyle hayatlarını riske atarak çalıştığı bir alandır.

Zor bir iştir madencilik.

Fedakârlık ister, özveri ister, cesaret ister, mücadele ister. Aynı yaşanmış hikayedeki gibi;

1471-1528 yılları arasında yaşamış olan ressam Albrecht Durer, 18 çocuklu bir ailenin resimle ilgilenen 2 erkek çocuğundan biridir. İki kardeşin resme karşı olağanüstü bir ilgi ve yetenekleri vardır. Her ikisi de sanat okuluna gidip büyük bir ressam olma hayali kurar. Aile madencilik yaparak geçinmekte, karınlarını zor doyurabilmektedir. Bu zor durumda karşısında çaresiz kalınır.

İki kardeşten birinin sanat okuluna gitmesi için kura çekilir. Kazanan sanat okuluna gidecek, geride kalan madende çalışıp kardeşinin okumasına yardım edecektir. Albert ve Albrecht arasındaki bu kurada okula giden, dönüşte diğer kardeşini okuması için okula gönderecek ve bu kez kendisi madende çalışacaktır.

Kurayı kazanan Albrecht okula gider ve çok büyük başarılar elde eder. İleride de çok büyük bir ressam olacaktır. 4 yıl sonra eve büyük bir gururla döner. Ailesi Albrecht onuruna bir yemek verir. Kendisini öven konuşmalardan sonra Albrecht söz alır ve kendisine bu başarıları yaşatan kardeşine teşekkür eder.

Şimdi sıranın kendisinde olduğunu ve sanat okuluna okumaya göndereceği kardeşi için madende çalışmaktan da büyük gurur duyacağını söyler. Kardeşinin yanıtı 'İmkansız sevgili kardeşim' olur! 'Seni okutabilmek için çalıştığım senelerde bütün parmaklarım madende defalarca kırıldı ve değil kalem tutmak, senin şerefine şu şarap kadehini bile tutmakta zorlanıyorum.'

Kardeşinin durumuna çok üzülen Albrecht, kendisini dünyanın en ünlü ressamları arasına sokan o ellerin, kardeşinin ellerinin resmini çizer.

Viyana’daki Albertina Müzesi’nde sergilenen ve bütün dünyanın bildiği, ismi 'Hand's' (Eller) olan karakalem çizim eser Albrecht Durer'in madende çalışırken eğri büğrü olan kardeşinin elleridir.

Madencinin elleri.