Sevinçliyiz, gururluyuz.

‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.

Ben umudumu hiçbir zaman kaybetmedim’ diyen Mustafa Kemal Atatürk.

107 yıl önce, 16 Mayıs 1919'da İstanbul limanında;

Yol arkadaşları ile Samsun'a gitmek üzere harekete hazırlanan Bandırma Vapurundadır.

Bandırma Vapuru İngiliz askerleri tarafından silah ve cephane aramasından geçirilmektedir.

Oysa vapurda ne silah ne de cephane vardır.

İşgalci askerler vapuru terk ettikten sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün yanındakilere fısıldar;

'Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamaz.

Biz Anadolu'ya ne silah ne de cephane götürüyoruz.

Biz Anadolu'ya ideali ve imanı götürüyoruz.'

16 Mayıs 1919'da türlü sıkıntılara karşın çakılan bağımsızlık kıvılcımı yakılır.

Haber telgrafın tellerinden dalga dalga Anadolu'ya yayılır.

Günün önemli gazetesi 'Meşale' ile halk vatan için cepheye çağrılır.

Halk bu çağrıya sessiz kalmaz.

Onca yoksulluğa karşın ‘önce vatan’ diyerek cepheye koşar.

107 yıl önce çıkılan bu yolculuk 9 Eylül 1922’de halkın zaferi ile tamamlanır.

Kurtuluş Savaşı destanı yazılır.

İşte o ilk kıvılcımın yakıldığı günün üzerinden 107 yıl geçmiş.

Uemutların yeşerdiği gündür.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu Olsun

Bu ideale ve inanca sahip çıkın dedim

Atatürk'ün çizdiği yoldan ayrılmayın dedim.

Kemalist bir nesil yetiştiğini görmenin kıvancı ve umudu daha da artmış bir insanın sevinci ile o çocukları aracımdan inerek tek tek alınlarından öptüm.

Bayramınız kutlu olsun çocuklar

***

Üzgünüz!

Antalyaspor küme düştü. Yalnız futbolda mı, her alanda öyle!

Dünkü yorumlara baktım. Herkes yönetimi, hakemleri ve rakip takımları Antalyaspor’un küme düşmesinden sorumlu tutuyor.

Oysa hiç kimse Antalya’nın küme düştüğünü, düşürüldüğünü görmüyor.

Antalyalıların yüzlerine bakın, büyük bir kısmı mutsuz, gülmüyor, sıkıntılı.

Bir mutlu azınlık var, her festivalde her sanat, kültür etkinliğinde onlar.

Neden?

Çünkü, yerel yönetimlerin içleri boşaltılmış, hizmetler yürümüyor. Tarımı çökmüş, sanayi can derdinde, esnaf etiket değiştirmekten yoruldu.

Bana inanmıyorsanız çıkın şöyle bir dolaşın Antalya’yı ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Yine de umudumuzu kaybetmeyelim.

Her şey güzel olacak diyelim.