Batı onu bilim adamlığı ile tanıyor. İslam alemi ise hem bilim adamlığı hem de şiirleri ile. Ömer Hayyam. 900 yıl öne seslenmiş;
“İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tespih, post, seccade güzel;
Ama Mevla kanar mı bunlara”...
Cennet de cehennem de senin içinde” diyendir Ömer Hayyam.
Alaycı bir üslupla yazdığı şiirleri de yok değil hani!
Onları bu sütunlara taşımaya gerek yok.
Başımıza dert almayalım! Rubailerini okudukça Hayyam hakkında şu kanaate varıyoruz; şiirlerinde özgür ve sınır tanımaz bir bilge. Dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla tanımlayan, çağını aşarak evrenselliğe ulaşan bir fikir adamı.
Günümüze gelirsek. İnsanların biat ettikleri kişileri tanrılaştırdığını görürüz. Ömer Hayyam da işte yaklaşık bin yıl önce buna dikkatleri çekmiş. Demiş ki;
“Celladına âşık olmuşsa bir millet
İster ezan ister çan dinlet
İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet
Müstahaktır ona her türlü zille”...
Her yerde biat, kör gözüm üstüne sadakat.
İşte bugün Türkiye’nin yaşadığı en önemli sorundur sadakat. Akıl, eleştiri, düşünme, ehil yok! Hak ettiği için o konuma yükselmiş insan sayısının azlığı ve hak edenin hak ettiği noktaya gelmesi de artık çok zor. Sistem nereden bakarsanız bakın bitmiş, tükenmiş durumda. Oysa liyakattir önemli olan. Hak etme ve o yerin hakkını verme. Ömer Hayyam’la bitireyim sözü;
“Yalnız bilgili olmak değil adam olmak
Vefalı mı değil mi ona bak
Yücelerin yücesine yükselirsin
Halka verdiğin sözün eri olarak”...
***
Yarın Kurban Bayramı. Hırs, ego, kibir ve biat duygularından arınmış, hoşgörü, empati, sempati, vicdan ve adalet duyguları ile donanmış bireyler olmamız dileklerimle hepinizin Kurban Bayramınızı önceden kutluyorum.
Ülkedeki son siyasi gelişmelerden toplumun her kesimi tedirgindir. Belli bir azınlık avuçlarını sıvazlayıp bu kötü gidişten nemalanmak isteyebilir ama inanın ki ülkede toplumsal bilinç egemen, ben bunu görüyorum.
Bu ortamda toplumu daha fazla germek yerine herkese itidal düşüyor. Umudumuzu kaybetmeyelim.