Ehh bugün de akaryakıta gelen zamlarla konuya girizgâh yapalım, az biraz da ironi. Beterin beteri geliyormuş, neye geliyormuş motorine. 80 lirayı aşan motorinin pompa fiyatı 100 liraya doğru koşuyor. Aslına bakacak olursak motorine gelen her zam, sofraya yansıyor öyle değil mi? Haberleri takip ediyorum içim içimi yiyor herkes gibi. Öyleyse hissettiklerimi kendi meşrebime göre yazayım. Hani milattan önce(!) 'ben 50 liralık benzin alıyorum' mottosu vardı ya, tarih oldu beyler. Yemin olsun aracım olmadığına şükrediyorum, toplu taşıma benim aracım. Halimden memnunum, aracı olanlar düşünsün, zaten onlar da kontak kapattı, tabana kuvvet!
***
Mazot zammı anında pazar tezgahına yansırken Ankara gıda firmalarına fahiş fiyat operasyonu başlatmış, dahası operasyon kapsamında onlarca firma sahibine gözaltılar yapılmış. Da, bu operasyonlar zaman zaman yapılıyor ama huylu huyundan vazgeçmiyor ki gözleri doymayan bazı firma sahiplerinin. Bu fahiş gıda fiyatları özellikle de sabit gelirli ve emeklilerin, olmayan bütçesini zorluyor. Pazar tezgahlarında etiketler tersine dönmüş. Kuru soğan bile 'sen neymişsin be soğan, sırf gözyaşısın yemin olsun' dedirtiyor, üzerindeki etiket 50-55 lira arası. Döndük dolandık geldik yine patates, kuru soğan muhabbetine, mutfağın olmazsa olmazı. Emekli “Soğan alamıyoruz soğan” diye isyan ediyor. Pazar çantası tane işiyle tanış oldu, bırakın kilogramı falan. Hani bir söz vardı 'yiğit muhtaç olmuş kuru soğana' bu cümle de gerçek oldu.
***
Bir tarım ülkesi olan coğrafyamız nereye doğru gidiyor. Mutfak masrafı mı, faturalar mı daha fazla zorluyor bütçeyi siz karar verin. Devam derken emekliyi bir soralım ne haldedir? ‘Bir sor bin ah işit' türden emeklinin hal-i pür melali. Şöyle özetleyiverelim yapılan araştırmaya göre 'kayıtlı çalışan emekli sayısı’ yüzde 185 artmış iyi mi? Peki, emekliler yaşlı işçi olunca, istihdamda yer alamayan gençler de 'genç işsiz’ mi oluyor? İki bilinmeyenli denklem!
***
23 bin 552 lira aylık ile yaşamaya çalışan emekli, çalışmak zorunda kalıyor, bir türlü emekli olamıyor. Benzinin litresine istikrarlı(!) şekilde gelen bu zam, türev ürünlere de yansıyor. Sonuç, o çok iyi bellediğimiz iğneden ipliğe demek oluyor. Emeklinin, asgari ücretlinin durumu malum, zam haberlerini dinleyip önce sinirsel bir gülümseme ardından ‘gel ne olursan ol gel' deyip ağlanacak halimize gülüyoruz. Allah aşkına şu tünelin ucundaki ışık ne zaman görünecek bekliyoruz umut ile. Bugünlük de bu kadar, kalın sağlıcakla.