Efendim buralarda yoktum, bir haftalığına Dubai’ye gittim. Öyle gezmek, tozmak, tatil amaçlı değil. Oğlum Dubai’de bir İsviçre firmasında sorumlu mühendis. Hedefleri yüksek 2 yıl önce MBA (Yüksek Ekonomi Lisansı) yaptı ve mezun oldu. İşte gitme nedenim oğlumun mezuniyet törenine katılmak ve gururlanmaktı, öyle de oldu. Buraya kadar gitme nedenimden söz ettim. Bir iki cümle de Dubai’den söz edelim. Dünyanın ayılıp bayıldığı Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’ni(BAE) oluşturan yedi Emirlikten biri ve ülkenin en yüksek nüfuslu şehri. Arap Yarımadası’nın doğusunda Basra Körfezi kıyısında yer alıyor. İki cümle ile Dubai’yi özetleyecek olursam petrol zenginliğinin getirdiği ülkede ultra lüks yapılar, amma velakin hava sıcaklığı 60 derece. Gökyüzü mavi değil sarımtırak. Dışarıda nefes almak mümkün değil. Kentin devasa yüz katlı falan binalarında merkezi sistem klima. Konutların içi buzdolabı, dışarısı cehennem. Yaşam zor, para deseniz gani, bildiğiniz gibi çok zengin bir ülke. İnan olsun canımı zor kurtardım.

***
Dubai’de durum vaziyet bu. Biz kendi meselemize gelelim zira, zenginin parası fakirin çenesini yorarmış. Millet enflasyonla mücadeleye devam. Bir numaralı gündemi ekonomi olan herkesin şikayeti ekonomi, artı enflasyon, eşittir hayat pahalılığı. Akaryakıta akşamdan sabaha gelen akıl almaz zamlar, doğrudan çarşı pazara yansır olmuş. Ankara her ne kadar ‘fiyat istikrarını sağlamak önceliğimizdir’ dese de enflasyon denen bu kabus, tüketiciye fiyat algısını dahi unutturmuş. Durum öyle bir hale gelmiş ki kiracı ev sahibi boğaz boğaza. Hiç mi umut yok arkadaş, vatandaşın görüşüne bakılırsa ‘ekonomi komalık’. İçimiz ferahlamıyor yani.
***
Emekçinin de emeklinin de durumu bu, geçinememe derdi. Aylıklar kirayı, kiralar da asgari ücreti yuvarlayıp yutmuş. Bir maaş, aylık kiraya yetmiyor geçim değil, barınma krizi. Dahası patlayan kredi kartları. Borcun yarısından fazlası kredi kartlarında. Peki bu borçlar ödenebiliyor mu? Milyonlar borç yükü altında, emeklisi, esnafı, çiftçisi, amiri, memuru, çalışanı çalışmayanı. Millet olarak borç harç içindeyiz. Nedeni de enflasyon hazretleri. Hal böyle olunca üniversite mezunu diplomalı gençler ‘ben kaçar’ diyor! Özetle borç büyüyor yaşam küçülüyor.
***
Daha 2027 gelmeden zam haberleri gelmeye başladı bile, hem de öyle böyle değil. İzahı mümkün olmayan zamların sıraya girdiğini duyduk şükür! Neymiş emlak vergi harç ve cezalarda yüzde bilmem kaç oranında artış kapının dışında bekliyormuş rivayet değil ayniyle vaki. Acaba diyoruz gelir vergisi dilimleri yeniden düzenlenir mi? Hani aylığı cebine girmeden vergisi kesilen bordrolular, vergi yükünün altında eziliyor ya. Merakımızdan sorduk hoş görüverin. Yine de iyi bir hafta geçirmenizi diliyorum. Kalın sevgiyle.