Sahi mi, peki neden aylarca, yıllarca iş arayıp da bulamayanların bundan haberi yok. Neden İŞ_KUR hala kuyruğun kuyruğa eklendiği kapı? TÜİK’e göre işsizlik sayısı bir önceki aylara göre azalmış. Hadi canım. İşsizliğin oranı kadar işsiz kalanların oranı da verilse de nasıl düşmüş diye sorgulanmasa bari. Zira özellikle büyük kentlerde işsiz kalıp aylarca iş bulamayanlar son çareyi tası tarağı toplayıp memleketlerine dönmekte bulduğunu izleyip görüyoruz. Yani tersine göç çoktan başlamış.

***

Sahiden de izaha muhtaç bir yaklaşım. Şimdi rakamlara bakıp da yüzde vermenin ve de lafı mundar etmenin hiç gereği yok. Siz benim bildiğimi, ben de sizin bildiğinizi biliyorum. Dahası genç nüfusta da işsizlik oranı azalmış. Yahu, sokağa hiç mi çıkmıyorsunuz? Parklar, kafeler, ceddeler, AVM’ler mesai saatlerinde, ellerinde karton kahve bardakları ile bir aşağı bir yukarı dolanıp duruyorlar, telaşsız ve amaçsız. Bu gençlerin mesai saatleri mi yok, çalışmak için işi mi yok?

***

Bir de atıl iş gücü diye bir kavram var. Açılımı mı dediniz ‘zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşanmış’. Yemin olsun toplum olarak memnuniyetsiz olduk! Misal, ana haber bültenlerini izlerken kah gülüyor, kah kahırlanıyoruz ama öyle veya böyle izlemeden de olmuyor. Öğle ya memleketimizde ne olup bitiyor bilelim, öğrenelim, zaten gazete okuma alışkanlığı da yok olmuş. İnternetten al bilgiyi. Ama gazete okumanın keyfi de bir başkadır, o baskı kokusunu almak, o dokuyu hissetmek ayrı bir keyiftir. Bizim jenerasyon gazete okumadan güne başlamazdı. Teknoloji huyumuzu suyumuzu da değiştirdi. Ah o cüce kara kutu yok mu, cüssesi küçük marifeti büyük!

***

Dedik ya ülkemizdeki olup bitenleri bilmek anlamak istiyoruz. Zaman zaman kavramları anlayamazsak da. Mesela şu baş edemediğimiz ‘enflasyondaki artışın geçici olduğu’ değerlendiriliyor. İzahı nasıl acaba derseniz, mevcut veriler ışığında durum değerlendirilmesi yapılacakmış. Biz bunu nasıl okumalıyız, malum herkes ekonomist değil. Bazı terimler yabancı geliyor ama dibimizde kara kutu var ya, hemen aç interneti öğren ne neymiş. Her ne tartışılıyorsa iyi güzel de vatandaşın derdi ekonomi ile ilgili yeni değerlendirmeler falan değil. Onun derdi aş, iş, ekmek. Gıda ürünlerinin fiyatı, konut kiraları falan düşecek mi, hani cepte para yok ya. Geçim derdi nokta. Asgari ücretli zam bekliyor, emeklisi ‘geçinemiyorum’ diye meydanlara çıkıyor, velhasıl-ı kelam emekçisi emeklisi, ‘para’ diyor. Neylersiniz herkes hissesi nispetinde talep ediyor. İyi hafta sonlarınız olsun.