Yeni transferlerin takıma katıldığı bambaşka bir Antalyaspor izleyeceğimizi düşündüğümüz Pendikspor maçı tam bir hayal kırıklığı ile tamamlandı.

Öncelikle Abdullah’ın Pendikspor maçı ile birlikte Antalyaspor kariyeri sona ermiştir bu net. Sezona kötü başlaması ve yediği hatalı gollerin ardından maç sonu taraftarla girdiği diyalog adeta işin tuzu biberi oldu.

TFF 1. Lig; fizik ve mücadeleye dayalı bir lig.

Sizin yetenekleriniz yada futbol bilginiz bu ligde yeterli gelmiyor. Mutlaka fizik gücünüzün yüksek olması gerekiyor. Veysel de yaş itibarıyla bu sıkıntıyı çekiyor.

Antalyaspor orta sahasının temposu çok düşük. Oyunu çok genişleterek oynadıkları için birbirlerine çok uzak kalıyorlar. Bu durum hem pas trafiğini yavaşlatıyor hem de top rakipteyken sıkıntı yaratıyor. Çünkü bu kadar oyunu genişletirseniz topu kazanma süreniz uzar ve rakip de çok rahat bir şekilde pas yapma imkanı bulur.

Fizik gücünüz de yeterli değilse top rakipteyken sadece izlersiniz.

Antalyaspor orta sahası, oyunu daha dar alanda oynamalı ve daha dinamik olmak zorunda.

Antalyaspor bu ligde şampiyon olmak istiyorsa; baskın ve dominant oynamalıdır.

Bu şart…

Bülent hoca karşılaşma sonrası takıma 3 takviye yapılacağını söyledi.

Bunların kaleci, stoper ve santrafor bölgelerine olacağını düşünüyorum.

Ancak alınan oyuncular nokta atışı olmalıdır.

Yani kalitesi tartışılmayacak, takıma hemen monte edilecek ve katkı koyacak isimler takıma gelmeli.

Bu anlamda macera aramaya gerek yok. Ya tutarsa transferi büyük risk olur.

Çok denk bir ligde mücadele ediyoruz. Her takımın her takımı yenebildiği, puanların çok yakın olduğu, 3 maç kazanan takımın zirveye 3 maç kaybeden takımın aşağı indiği farklı bir lig burası.

3 haftada karamsar olmamalı, önümüze bakmalıyız. Hatalardan ders almalı ve kendi potansiyelimizi sahaya yansıtmalıyız.

Oyun anlamında sıkıntılar var bunlar düzelir ancak oyuncuların sahaya yansıttığı vücut dilleri açıkçası beni endişelendiriyor. Yenilen gollere reaksiyon gösteren, tepki veren oyuncu yok. Atılan gollerde de adeta sevinen yok. Maç 2-0’dan 2-2’ye gelmiş orada futbolculardan reaksiyon bekliyorsunuz ama onlar hazırlık maçı edasıyla yürüyerek santraya geçiyorlar.

Oyuncularda bir boşvermişlik, bir umursamama durumu var gibi.

Umarım böyle bir şey yoktur bu bizim hüsnü kuruntumuzdur.

Çünkü oyun zamanla gelişir ancak içerde bir sorun varsa ve bu durum kısa sürede çözülmezse çok daha büyük sorunlar bizi bekliyor olabilir.