Antalya’da gündem hiç boş kalmıyor. Turizm sezonunun yoğunluğu, artan hayat pahalılığı, ticaret dünyasının sorunları, tarımın geleceği, konut fiyatları, trafik, altyapı, hukuk ve şehir yönetimi aynı anda konuşuluyor. Antalya; turizmi ekonomisi, nüfusu ve uluslararası bağlantılarıyla çok büyük bir şehir. Bu nedenle şehrin sorunlarına da artık daha geniş bir pencereden bakmak gerekiyor.
Turizm tabii ki Antalya’nın lokomotifi olmaya devam ediyor. Oteller, restoranlar, alışveriş merkezleri ve turizm işletmeleri hareketli. Ancak önemli olan yalnızca turist sayısının artması değil, turizm gelirinin şehir ekonomisine ne kadar yayıldığı. Oteller dolarken esnafın, taksicinin, çalışanların ve küçük işletmelerin de bu hareketlilikten pay alması gerekiyor. Antalya’nın turizm başarısı, şehirde yaşayan insanların hayat kalitesine de yansımalı.
Ekonominin diğer tarafında ise ciddi bir maliyet baskısı var. Yüksek faizler, krediye ulaşmanın zorlaşması, artan işletme giderleri ve nakit sıkıntısı birçok ticaret erbabını düşündürüyor. Yatırım yapmak isteyen iş insanları önünü görmek isterken, bazı işletmeler büyümek yerine mevcut durumunu korumanın hesabını yapıyor. Antalya’nın sadece turizm yatırımlarına değil, sanayiye, ihracata, teknolojiye, sağlık turizmine ve katma değerli üretime de ağırlık vermesi gerekiyor.
Tarım da aynı şekilde Antalya’nın geleceğinin önemli parçalarından biri. Üretici maliyetlerden, tüketici ise yüksek fiyatlardan şikâyetçi. Üretimden pazarlamaya kadar bütün zincirin daha verimli hale getirilmesi gerekiyor. Antalya’nın tarımsal gücünü yalnızca üretim miktarıyla değil, marka ve ihracat değeriyle ölçmeliyiz.
Şehir yaşamında ise trafik, konut, kira, altyapı ve çevre sorunları giderek daha fazla hissediliyor. Hızlı büyüyen Antalya’nın altyapısının da aynı hızla gelişmesi şart. Yeni yollar yapmak kadar toplu ulaşımı güçlendirmek, plansız yapılaşmayı önlemek ve yaşam alanlarını korumak da önemli.
Bir diğer hassas konu hukuk. Son dönemde gündeme gelen soruşturmalar ve adli süreçlerde en önemli ihtiyaç hukuka olan güvenin korunması. Kim olursa olsun herkesin hukuk önünde eşit olması, soruşturmaların yargı kararı çıkmadan peşin hükme dönüşmemesi gerekli. Hukuka güven yalnızca toplumsal huzur için değil, ekonomik yatırım için de şart.
Antalya’nın önünde büyük fırsatlar var. Fakat bu fırsatları değerlendirmek için ortak akla, güçlü ekonomiye, planlı şehirleşmeye ve hukuka güvene ihtiyacımız var.
Çünkü Antalya’nın meselesi artık yalnızca büyümek değil; adil, dengeli, sürdürülebilir ve herkesin kazandığı bir büyümeyi başarabilmek.
Büyürken dengeyi korumak
Mehmet Yenikaynak
Yorumlar