Çocukken ‘istop’ en sevdiğim oyunlardan bir tanesiydi.

Bir daire oluşturulur, ebe o dairenin içine geçer ve elindeki topu bir kişinin ismini söyleyerek yukarı atardı.

Adı söylenen oyuncu topu havada veya yerden sekince yakalamaya çalışırken, diğer tüm oyuncular ebeden alabildiğine uzağa doğru koşarak kaçmaya başlar. Adı söylenen oyuncu topu yakaladığı anda ‘İstop!’ diye bağırır. Bu komutu duyan diğer tüm oyuncular oldukları yerde, adeta bir heykel gibi donup kalmak zorundaydı.

Eminim hatırlamışsınızdır.

Çocukluğumuzun en sevilen sokak oyunlarından birisi.

Antalyaspor başkanlığı da son yıllarda çocukluğumuzun ‘istop’ oyununa dönmüş durumda.

Rıza Başkan topu havaya attı, ‘Mustafa’ dedi şimdi de Mustafa başkan topu havaya atıp ismini söyleyeceği birisini bulmaya çalışıyor.

Antalyaspor başkanının Antalyaspor’a başkan aradığı günlerden geçiyoruz.

Geçmişte ‘genel kurullarda adaylar çıkmalı, projeler yarışmalı’ derken bugün başkanın başkan aradığı günlere geldik.

Antalyaspor Anonim Şirketi bugün bir kez daha genel kurula gidiyor.

Başkan adayı çıkar mı, Mustafa Ergün devam eder mi yoksa genel kurul ertelenir mi bilemiyorum. Bugün göreceğiz. Ancak şunu net olarak söyleyebilirim ki artık Antalyaspor’da bazı şeylerin mutlaka değişmesi gerekiyor.

Öncelikle kafa yapısının…

Antalyaspor’un bugünkü borç yükünden kurtulabilmesinin tek bir yolu var; da yarışmacı takımın yanında yetiştirici takım olmayı başarabilmek.

Antalyaspor’un bugün çok yetenekli gençleri var. Bu çocuklar şans bekliyor, ilgi bekliyor, görülmek istiyor.

Ama ‘mış’ gibi yaparak değil.

Gerçekten değerli oldukları hissettirilirse, zaman verilirse, sabredilirse önümüzdeki yıllarda Antalyaspor, Türkiye’nin transferde en çok konuşulan takımlarından birisi olabilir.

Sezon başında kimse Ensar’ı beklemezken sergilediği performansla formayı kaptı.

Mevlut’ü izledikçe, onun bilek hareketlerini, soğuk kanlılığını, topla nasıl haşır neşir olduğunu, özgüvenini gördükçe keyfim yerine geliyor.

Yakup’un orta sahadaki pasörlügü, gelecek adına umutlarımı biraz olsun yeşertiyor.

Daha Arda’yı bekliyorum örneğin.

Alttan gelecek olanları düşündükçe geleceğe dair umutlarım artıyor.

İşte bundan dolayı bugün Antalyaspor başkanlık koltuğuna kim oturursa otursun camiaya vereceği mesaj şu olmalıdır.

‘Bizim en büyük projemiz insan olacaktır. Biz insana yatırım yapmak istiyoruz. Petrol istasyonuymuş, inşaat alanıymış, otelmiş değil artık Antalyaspor’da proje denildiği zaman beton, demir, çimento değil insan ve gençler akıllara gelecektir. Biz gençlere yatırım yapacağız ve Türk futboluna kazandıracağımız yeteneklerle birlikte hem Antalyaspor’u hem de Türk futbolunun kalkınmasını sağlayacağız. ‘

Artık Antalyaspor’un misyonu ve vizyonu bu olmalıdır.

Yoksa bugünkü istop yarın yakar topa dönecek…