Antalya; Büyük Atatürk’ün ‘Hiç şüphesiz ki dünyanın en güzel yeri’ dediği şehir.

Bergama Kralı Attalos’un askerlerine ‘Gidin bana yeryüzünün cennetini bulun’ emri sonrası askerlerin uzun aramalar sonucunda bulduğu cennet; Antalya.

Denizi, güneşi, kumu, sahili, kültürü, tarihi ve doğasıyla Türkiye’nin gözbebeği bir kent.

Peki biz bu cennetin kıymetini biliyor muyuz?

Tabi ki hayır…

Ormanlarını koruyamıyoruz, denizini kirletiyoruz, havasını zehirliyoruz.

Yaşanılmaz bir yer haline getirene kadar da duracak gibi gözükmüyoruz.

Bir zamanların sessiz cenneti bugün belki de dünyanın en zor yaşanılan şehrine dönüşmüş durumda.

Trafik çilesi bir tarafta, durağa yanaşmadan yolun ortasında yolcu alıp indiren otobüs şoförleri diğer tarafta.

Kırmızı ışıkta müşteri alan yada indiren taksiler bir tarafta, her an önüne çıkabilecek motokuryeler diğer tarafta.

Kaldırımdan giden yada ters yönden gelen elektrikli skuter kullanıcıları bir tarafta ‘Tek yön’ tabelasını umursamayan ve ters yöne giren araç sürücüleri diğer tarafta.

Kaos şehri Antalya. Ve biz bu kaosa o kadar alışmış durumdayız ki bu kaotik ortamın farkında bile değiliz. İş yerinden evimize 2 saatte varabiliyoruz. Ve artık bunu önemsemez hale gelmişiz.

Ne yazık ki kente gelen 25 milyon turisti, bu kaosun içerisine sokuyoruz.

Ve bu düzensizliğin farkında bile değiliz.

Antalya’ya neden hızlı tren yapılmıyor?

Çevre yolları neden açılmıyor?

Deniz ulaşımı neden hayata geçirilmiyor?

Metro gibi bir sistem neden düşünülmüyor? Sorularını sormak yerine 30 yıllık nostalji tramvay için eylem yapıyor, nostalji tramvayımızı istiyoruz.

Sanki Antalya’nın bütün sorunları bitmiş tek sorun olarak nostalji tramvayı kalmış gibi.

İşte bu kaosun en önemli yansıması ‘Antalya’nın en büyük markası’ denilen Antalyaspor’da da yaşanıyor.

Antalyaspor’un bugün neden bu hale geldiğini, başkanın bile kapı kapı dolaşarak yeni başkan aradığını anlayabilmek için Antalya’ya bakmak yeterli.

‘Neden Antalyaspor’a kimse destek olmuyor?’ ‘Neden kimse sahip çıkmıyor?’ sorularının yanıtı da işte bu vizyonda gizli.

Böylesine kaos şehrine dönüşen Antalya’nın takımının da kaos içerisinde olması kadar doğal bir durum olamaz.

Antalya ne zaman kabuğuna kırarsa Antalyaspor da o zaman kabuğundan çıkacak. Yoksa bu kafa ile sezon sonu Süper Lig’e çıksak bile değişen hiçbir şey olmaz.