Apartman görevlimizin eşi ve çocuğu sitenin sahibi olduğu bir oda bir salon dairede kira ödemeden yaşıyor. O daireye bitişik aynı ölçekte daire sahibinden 35 bin 500 liraya kira verilmiş. Havuza bakan üst dairelerin kiraları ne olur şaşkınım!

Bu ticaretten ev sahibi maliyeye 52 bin lira gelir vergisi ödeyecek. Vatandaş ise bir sonraki ay 35 bin 500 lirayı nasıl ödeyecek onun hesabı içinde olacak!

Gıda, ulaşım, fatura ve eğitim giderleri yükselir, milyonlarca aile maaşını temel ihtiyaçlarına yetiştirmekte zorlanırken, kira artışlarına karşı nasıl mücadele ediyor akıl alacak gibi değil.

Eylül ayında yenilenen kira sözleşmelerinde uygulanabilecek artış oranı yüzde 31,79 olarak belirlendi. Bu oran üzerinden 20 bin liralık bir kira 26 bin 358 liraya, 30 bin liralık kira 39 bin 537 liraya, 40 bin liralık kira ise 52 bin 716 liraya kadar çıkacak.

Sizce öyle mi olacak?

Sabah haberlerde dinledim. 2022 yılında Türkiye’de 14 bin lira olan ortalama kiralar, 2026’da 28 bin liraya yükselmiş. Bu yüzde 100’lük bir artış demek.

Ortaya çıkan tablo ücretlerle barınma maliyeti arasındaki bağın koptuğunu gösteriyor.

Bugün Antalya’nın birçok bölgesinde tek bir odanın aylık kirası bir asgari ücrete yaklaşırken bazı bölgelerde bunun üzerine çıkıyor. Kiracı maaşını eve verdikten sonra mutfak, elektrik, doğalgaz, ulaşım, çocukların eğitimi ve diğer temel giderlerle baş başa kalıyor.

Yıllardır devreye alınan geçici tedbirler ise krizin temelini ortadan kaldıramıyor. Bir dönem uygulanan yüzde 25’lik kira artış sınırı mevcut kiracı ile yeni kiracı arasında büyük fiyat farkları meydana getirirken sorunun ana kaynağı olan yüksek enflasyon, konut arzındaki yetersizlik ve dar gelirliye yönelik kiralık sosyal konut eksikliği devam etti.

Fiyatlara dönemsel sınır getirilmesi, insanların ulaşabileceği bedelde yeterli konut üretilmediği müddetçe kalıcı bir netice vermiyor.

Türkiye’nin büyükşehirlerinde barınma, çalışan nüfusun en ağır geçim kalemlerinden biri hâline gelmiş durumda. Enflasyon kalıcı biçimde kontrol altına alınmadan, dar ve orta gelirli ailelere yönelik büyük ölçekli kiralık sosyal konut stoku oluşturulmadan ve konut üretimi gerçek ihtiyaca göre planlanmadan kira artışının önüne geçilmesi güç görünüyor.

Bu olmadığı için de kiracı ev sahibinin insafına bırakılıyor.

Yıllardır alınan geçici tedbirlerin ardından vatandaşın önündeki gerçek hala değişmiş değil.

***

Mübarek cuma günleri camilerde imamların verdiği vaazlar kıymetlidir. O gün milyonlarca Müslüman vatandaşlar camileri doldurur, imamın anlattığını dinler. O gün imamlar ticarette ahlak, kul ve yetim hakkı, insan ve hayvan sevgisi gibi konularda vaazlar verseler ne güzel olur. Her Cuma bu vaazlar tekrarlansa!

Bu talebi neden dile getirdiğimi soracak olanlara polemik yaratmamaları için yanıt vermek istemiyorum.

Biraz insaf!

Ne demek istediğimi anlayanlar olacaktır.

Yarın Mübarek Cuma

Kutlu olsun.