Antalya denince tabii ki akla güneş, deniz, turizm ve kalabalık yaz ayları geliyor. Ancak artık önümüzde başka bir soru var; Antalya kış aylarını nasıl geçirecek?
Çünkü Antalya ekonomisi yalnızca yaz sezonundan ibaret değil. Otellerden restoranlara, esnaftan ulaşıma, taksiciden markete, çalışanlardan tedarikçilere binlerce kişinin ekonomisi turizm hareketliliğinin devam etmesine bağlı. Bu nedenle kış sezonu Antalya için sadece “Turizm bitti, sezon kapandı” dönemi olmamalı.
Aslında Antalya’nın önemli bir avantajı var. İklimi, ulaşım altyapısı, havalimanı ve konaklama kapasitesi sayesinde sezonu uzatabilecek bir kent. Nitekim sektör temsilcileri de son yıllarda eylül ve ekim aylarının giderek daha önemli hale geldiğine dikkat çekiyor. 2026 yılında Uluslararası Astronotik Kongresi ve Kasım ayındaki COP31 gibi büyük organizasyonların da sezonu uzatması bekleniyor.
Fakat asıl mesele Kasım’dan sonra ne yapacağımız. Kemer, Manavgat, Serik, Alanya, Kaş ve Kalkan gibi ilçelerde turizm hareketliliğinin azalması doğal olarak esnafın cirosuna da yansıyor. Bazı işletmeler kapanıyor, bazıları personel sayısını azaltıyor. Bu durum yalnızca işletme sahibini değil, çalışanı, tedarikçiyi ve bölgedeki diğer esnafı da etkiliyor. Burada Antalya’nın kış turizmini çeşitlendirmesi gerekiyor.
Sağlık turizmi, spor turizmi, kongre ve fuarlar, gastronomi, kültür gezileri, doğa turizmi ve emeklilik turizmi daha fazla öne çıkarılabilir.
Örneğin futbol takımlarının kamp merkezleri, uluslararası spor organizasyonları ve kongreler için Antalya’nın kış aylarında çok daha güçlü tanıtılması mümkün.
Bir başka önemli konu ise yerli turist. Antalya sadece yabancı turistin kenti olmamalı. Kış döneminde İstanbul, Ankara, Konya, İzmir ve diğer büyük şehirlerden gelecek yerli ziyaretçiyi Antalya’ya çekecek özel kampanyalar hazırlanabilir.
İlçeler de bu çalışmanın içinde olmalı. Her ilçenin kış turizmi için ayrı bir hikâyesi var. Alanya’nın iklimi, Kaş’ın doğası, Manavgat’ın tarihi ve doğal zenginlikleri, Kemer’in dağ ve deniz turizmi, Serik’in spor ve kongre altyapısı farklı avantajlar sunuyor.
Antalya’nın önündeki hedef aslında çok net: Yazın kazanan, kışın bekleyen bir şehir değil; 12 ay üreten ve 12 ay kazanan bir Antalya.
Bunun için belediyeler, turizm sektörü, ticaret ve esnaf kuruluşları birlikte hareket etmeli. Kış sezonuna özel etkinlik takvimi hazırlanmalı, kongre ve spor organizasyonları artırılmalı, ulaşım bağlantıları korunmalı ve işletmelerin kışın açık kalmasını teşvik edecek ekonomik modeller geliştirilmeli...
Çünkü kışın Antalya’da kepenklerin kapanması sadece bir işletmenin kapanması değildir. Bir çalışanın gelirinin azalması, bir tedarikçinin siparişinin düşmesi, bir taksicinin daha az yolcu taşıması ve bir esnafın daha az satış yapmasıdır.
Antalya’nın artık sezonu bekleyen değil, sezonu kendi oluşturan bir şehir olması gerekiyor.
Güneşimiz zaten var. Şimdi o güneşi ekonomiye 12 ay yansıtmanın zamanı.
Antalya’nın kışı ve ekonomi
Mehmet Yenikaynak
Yorumlar