Antalya’yı ve Antalya ekonomisini konuşurken genellikle turist sayısını, otel doluluklarını, sezonu ve turizm gelirlerini ön plana çıkarıyoruz. Oysa artık başka bir soruyu sormanın zamanı geldi: 2035 yılında Antalya nasıl bir şehir olacak?
Çünkü bugün aldığımız kararlar, on yıl sonraki Antalya’nın kaderini belirleyecek.
Bence Antalya artık günlük sorunlara günübirlik çözümler aramak yerine, 2035 Antalya Teknik Dönüşüm Programı’nı hazırlamalı.
İlk adım, şehrin dijital ikizini oluşturmak olmalı. Antalya’nın binaları, yolları, altyapısı, trafik yoğunluğu, su ve enerji kullanımı dijital ortamda takip edilmeli. Yeni bir proje yapılmadan önce şehre etkisi bilgisayar ortamında görülebilmeli.
Trafikte de teknoloji şart. Kavşaklardaki ışıklar sabit sürelerle değil, anlık yoğunluğa göre çalışmalı. Sensörler ve yapay zekâ sayesinde trafik akışı gerçek zamanlı yönetilmeli. Bu çalışma Antalya’nın birçok kavşağında yapılmaya başladı. Kentin her köşesine uyarlanmalı.
Su ise Antalya’nın geleceği açısından belki de en kritik başlık.
Akıllı sayaçlar ve basınç sensörleriyle kayıp-kaçaklar anında tespit edilmeli. Yeni otellerde, büyük konut projelerinde ve kamu binalarında yağmur suyu toplama sistemleri yaygınlaştırılmalı.
Gökten gelen suyu boşa akıtıp, yeraltındaki suyu tüketmemeliyiz.
Antalya’nın güneş enerjisi potansiyeli de daha fazla kullanılmalı. Okul ve kamu binalarının çatıları, uygun otoparklar ve büyük tesisler enerji üretim alanlarına dönüştürülebilir.
Yangın konusunda ise daha erken davranmalıyız. Ormanlık alanlarda sıcaklık, nem, rüzgâr ve dumanı ölçen sensörlerle erken uyarı ağı kurulabilir. Yangını büyüdükten sonra görmek yerine, ilk dakikalarda tespit etmek hedeflenmeli.
Atık yönetiminde de anlayış değişmeli. Organik atıklar biyogaza, geri dönüştürülebilir malzemeler ekonomiye kazandırılmalı. Artık “çöp toplama” değil, kaynak yönetimi konuşulmalı.
Bir diğer önemli konu ise yeraltı altyapısı.
Su, kanalizasyon, elektrik ve iletişim hatlarının tamamı ortak dijital haritaya aktarılmalı. Böylece yeni asfaltlanan bir yolun birkaç ay sonra başka bir kurum tarafından yeniden kazılmasının önüne geçilebilir.
Bütün bunların üzerinde ise Antalya Şehir Veri Merkezi kurulabilir.
Belediyeler, ASAT, üniversiteler, meslek odaları ve ilgili kurumlar aynı veri altyapısında buluşmalı.
Çünkü Antalya’nın geleceğini tahminlerle değil, verilerle planlamamız gerekiyor.
Turizm Antalya’nın lokomotifi olmaya devam edecek. Ancak hedefimiz yalnızca daha fazla turist ağırlayan bir Antalya olmamalı.
Hedefimiz; suyunu koruyan, enerjisini üreten, trafiğini yöneten, yangını erken gören, atığını ekonomiye kazandıran ve geleceğini bugünden planlayan bir Antalya olmalı.
2035’i beklersek geç kalabiliriz. Şimdiden plan yapmamız gerekiyor.
Antalya 2035!
Mehmet Yenikaynak
Yorumlar