Yaşlı kadın market raflarından özenle seçerek aldığı üç beş parça ürünü tezgâha koyar.
Kasiyer kız; ‘Hoş geldiniz’ der ve yaşlı kadının aldığı ürünleri hızlıca barkottan geçirir.
-1450 lira 42 kuruş. Kart mı, nakit mi?
Yaşlı kadın avucunda sıkı sıkı tuttuğu parayı uzatır.
Parası o ürünleri satın almaya yetmez.
Utanır, sıkılır, telaşa kapılır.
Çıt/pıt açılan ufak para çantasından bir miktar daha para uzatır.
-Yetmez
Aldıklarından birini ayırır. Bozuk paraları koyar tezgâha.
Kasiyer kız;
-Yetmez teyzecim!
Birini daha ayırır. O da yetmez!
Sırada bekleyenlerin dikkatini çeker bu durum.
-Yetmez!
-Yetmez!
Yaşlı kadın bu kez sol parmağındaki yüzüğünü çıkarmaya çalışır.
Yüzüğünü verip o ürünleri alacaktır.
Yüzük bir türlü parmağından çıkmaz!
Son bir hamle ile çıkarır yüzüğünü ve tezgâha koyar.
O sıradan arkadan görünmez bir el kasiyere bir kredi kartı uzatır.
Onun arkasındaki gençten bir kız da nakit para koyar kasiyerin tezgahına.
Yaşlı kadının yüzüğü, kredi kartı ve nakit paralar tezgahtadır.
Kasiyer arka sıradaki ellerin sahipleri ile göz göze gelir.
Kredi kartından alışveriş tutarını çeker.
Yaşlı kadın mutlu, aldığı ürünleri çantasına doldurur.
Zira yüzüğü tezgâhtan kasiyer kız tarafından alınmıştır.
Ağır adımlarla kasadan uzaklaşır.
O sırada arkasından bir el omuzuna dokunur ve o sesin sahibi
‘Yüzüğünüzü düşürmüşsünüz’ der.
Olayın şaşkınlığı içindedir yaşlı kadın.
Oysa aldıklarını yüzüğünü vererek ödemiştir!
Ödemenin nasıl yapıldığını anlamaya çalışır.
Sıradaki yüzlere bakar.
Oysa sıradaki insanlar ona değil başka noktalara bakmaktadır.
Hangi elin ona uzandığını göremez.
Yüzüğünü alır çantasına koyar.
Bir an durur.
Gözleri yaşlı bir halde marketten çıkar.
Tanrısına teşekkür eder.
Bu bir hikâye değil.
Bu benim Antalya’da bir markette şehit olduğum, yaşadığım bir olay.
Yoksulluğun fotoğrafını çekemedim fakat;
Yazmak istedim.
Yüzük!
Fahrettin Hepkeskin
Yorumlar