'Olur paşam!..' İzlemiş ve duymuşsunuzdur. Ne deniyor; zamlara hazırlanın. Hazır ve nazırız. Millet alıştı sıkışan hayatlara. Aylıklar yetmiyor, kredi muslukları kapatılmış. Tüketici de kendini frenlemiş zorunlu olarak. Harcamayı kısmış ama enflasyon hala düşmemiş. Öte yandan, tavsiye geliyor 'yeni zamlara hazırlanın' diye. Gaye hasıl olduğunda hazır olunur elbet!


Kredi musluklarının ne zaman tam olarak açılacağına dair resmi bir takvimde bulunulmuyormuş. Ancak ekonomi yönetiminin kademeli bir gevşemeye gitmesi bekleniyormuş. Hadi bakalım hayırlısı. Zira, hayat pahalılığı ve düşük maaşlar emeklinin canına tak etti. Fiyatlar, 23 bin lira aylık alan emekli için malumunuz çok yüksek. Pahalılıkla mücadele edilemiyor, dahası emekli ve sabit gelirli gönlünce alışveriş yapamıyor. Canının çektiğine göre değil, cüzdanın yettiğine göre alışverişini yapıyor. Nakit olmayınca da kredi kartına başvuruyor, kredi denetim altına girince de tüketici kısıyor da kısıyor. Neyden? Elbette gıdasından. Mazota gelen tarihi zam; girdi maliyetlerine, o maliyetler de sofraya yansıyor, matematik ortada. Hal böyle olunca üreticiden 'mazottaki ÖTV, KDV' kaldırılsın önerisi geliyor… Dikkate alınır mı acep?

───

Haydi buyurun, ihtiyaç kredisi faizi yüzde bilmem kaç olmuş. Bankalar kredi musluklarını kapatmış. Dolayısıyla da piyasada nakit sıkıntısı çıkmış; biz değil, işin uzmanları söylüyor. Vatandaşın son çaresi olan kredi kartları da patır patır patlar olmuş, ihtiyaç kredisi çekeyim desen faizi yüzde bilmem kaç, geri ödenesi ne olur oturup hesap kitap yap cesaretin varsa. Ekonomistlere göre, faizlerin zirveye çıkmasıyla birlikte geçinemeyen emekçiler çift dikiş yapıp ek iş bulmak zorunda. Malum TÜİK'in hesabı çarşı pazara uymuyor. Üretici deseniz fiyat ve maliyet baskısı altında. Çiftçi de alın terinin karşılığını talep ediyor. Aslına bakacak olursanız herkes kendi açısından haklı görünüyor. Bu anda, durup durup başlayan Orta Doğu savaşı da ekonomik dengeleri bozuyor ekonomistlere göre…


16 milyon emeklinin kaderi 23 bin liraya sıkışmış. İşte zurna burada zırt diyor. Emekli olmak da dert, olmamakta dert. Emekliye ikinci bir iş yapmak düşüyor ama gel gör ki, yaş kemale ermiş.. Evdeki gençler iş bulmakta zorlanırken, ne yapsın bizim mütekait? Ekonomistlere göre toplum derin bir yaşam savaşı içerisinde. Yük her geçen gün ağırlaşırken, Ankara milletten sabır istiyor.. Ama artık yeter, millettin sabrını daha fazla sınamayın. İnadına kısır döngü.
Kalın sağlıcakla.