Attila İlhan’ı yitireli 21 yıl oldu. Onu anmak biraz ayrıcalık ister. Özgürlükten ve yaşadığı topraktan ötürü bu ayrıcalık. İzmirli, Karşıyakalı olmaktan! Hele radyoda bir de Mahur Beste çalıyorsa hem Attila İlhan hem de rahmetli ustam gazeteci, yazar, şair, ekonomist Okan Yüksel düşer gözümden gönlüme.

Gözyaşı olur dökülür o dizeler mırıldanırken.

Bazı insanların ölüp toprağa, bazılarının ise kalplere gömülmesi var ya, işte öyle bir şey.

Benim de meslek ustam 68 kuşağı devrimcilerinden Okan Yüksel, Attila İlhan’ın İzmir’in o dönemler devrimci gazetesi olan Demokrat İzmir’in Genel Yayın Yönetmeni olduğu yıllarda gazetenin spor müdürüdür. İki Karşıyakalı gazeteci her sabah 09.15 vapuru ile Karşıyaka’dan İzmir’e, Pasaport iskelesine beraberce yol alırlar. 6 Mayıs 1972’de, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edildiği sabahın o ilk saatlerinde yine aynı vapurla Attila İlhan ile
Okan Yüksel hüzünlü bir yolculuk yapmaktadır.

Sabaha karşı asılanların hüznü yaşandığı için vapurda da ölüm sessizliği vardır.
Attila İlhan çantasından bir kâğıt parçası çıkarır ve Okan Yüksel’e okumaya başlar.

O anları Okan Yüksel’in anı yazılarından öğreniyoruz;

‘Denizler’in asıldığını radyodan dinlediğini aktardı.

Sesi titriyordu. Sık sık bulanık dalgalı denize bakıyordu.

Gözlüklerini düzeltip dedi ki;

‘Okan! Bu şiiri ilk sen dinliyorsun.

Adını Mahur koydum.

Ve ‘şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız’ diye dizeleri okumaya başladı.

Hıçkıra hıçkıra ikimiz de ağlıyorduk.

Şiirdeki herkesin bir kadın ismi sandığı Müjgan,

Farsça’da -kirpik- anlamına geliyordu.

Mahur, faşizmin kıydığı Denizlerin ardından bir ağıttı!’

***

Yüreği memleket için çarpan bir derya deniz, fikirlerinin aydınlığında, kalemiyle karanlığa direnen, fikir adamıydı Attila İlhan.

‘Bin başlı on bin ayaklı sanki bir devdiler.

Grev oylamasında hep bir ağızdan grev dediler’

Diye haykıran emek savaşçısı,

‘Laiklik, şeriatın siyasi iktidar olmasına, devleti ele geçirmesine, tahakkümüne direnmek anlamına gelir’ diyen dirençli bir gazeteciydi Attila İlhan.
Vatandır, millettir, partizandır, Gazi'nin emrinde Kuvvacı bir militan, insanlarına aşık sevda adamıdır Attila İlhan.
Şairdir, yazardır, gazetecidir.
Şiirdir, aşktır, yalnızlıktır.
Unutulmaz izler bırakmış bir kaptandır Attila İlhan.
‘Ne çığlıklar geçer daha dünyadan Attila İlhan gibi’ diye bitiyordu 'Gibi Redifli Gazel' şiiri...
Şiirleri çığlıklarıydı.
Ve o şiirlerden hep duyuracak yüreğinin çığlıklarını bize.


Çok yönlü sanatçılığının yanı sıra şiirlerinin her birinde ayrı bir haz ve güzellikler sunan Attila İlhan’ındır şu dizeler:
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular.

Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir

Azıcık okşasam sanki çocuktular

Bıraksam korkudan gözleri sislenir.

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular

Böyle bir sevmek görülmemiştir

21 yıl olmuş Attila İlhan'ı yitireli.
İki büyük ustaya sevgim ve saygım bitimsizdir.