Sezona kabus gibi başlangıç yapan Antalyaspor’da Osman Özköylü’nün takımın başına geçmesi ile birlikte bir takım değişiklikler dikkat çekmeye başladı.
Bülent Korkmaz ile birlikte ligin en çok gol yiyen takımı son 2 haftadır kalesinde gol görmüyor.
Bu bana göre en önemli dokunuştur.
Çünkü iyi savunma yapamayan hiçbir takımın başarılı olma şansı yok.
Osman hoca da özellikle bu konunun üzerine giderek takım savunmasını oturtmaya çalışıyor.
Diğer taraftan kazanma alışkanlığı son derece önemli.
Antalyaspor’un son 3 haftadan 9 puan çıkarması da bu alışkanlığın kazanılması ve özgüven açısından dikkat çeken bir detay.
Osman hoca ideal 11’ini hemen hemen bulmuş durumda.
Bu da alışkanlıkların artması ve bir oyun planının oluşması anlamına geliyor.
Bunlar takımın olumlu yanları.
Ama halen çok fazla eksiğimiz var.
Özellikle fizik olarak tam anlamıyla iyi durumda değiliz.
3. bölge üretkenliğimiz yeterli düzeyde değil.
Kadro kalitesi bakımından rakiplerden çok daha iyi durumda olmamıza rağmen tam anlamıyla rakibe bu üstünlüğü hissettiremiyoruz.
Topa daha çok hakim olmalı, rakip kalede daha üretken olmalıyız.
Çünkü ligin zayıf ekipleri Ümraniyespor, Vanspor ve Boluspor maçlarında defolarımızı net olarak gördük.
Kazandık belki ancak eksik yanlarımız da dikkat çekti.
Bu nedenle yarın oynanacak olan Kayserispor maçı Antalyaspor için en ciddi sınav olacak.
Ligin en formda takımına karşı oynayacağız.
Kazanırsak şampiyonluk potasına girmiş oluruz.
Hem özgüvenimiz yerine gelecek; hem de kente ve camiaya yeni bir heyecan gelecektir.
Zirveye yaklaşmak ciddi moral verir ve kara bulutları dağıtır.
Camiada ise şampiyonluğun konuşulmaya başlanmasına neden olur.
Antalyaspor’un işte buna ihtiyacı var. Çünkü yarın Antalyaspor’un maçı olduğundan kentin yüzde 80’inin haberi dahi yoktur.
Bu kentin öncelikleri arasında Antalyaspor ne yazık ki çok gerilerde.
Kentin yeniden önceliği olabilmek için, heyecanın geri gelmesi için Kayserispor maçından galibiyet almak şart.
Çünkü kazanırsak ligde kartlar yeniden dağıtılmaya başlar...