Antalyaspor’da son yılların en karanlık, en karamsar günleri yaşanıyor.
Takım küme düştü, kulüp ciddi anlamda borç yükü altında, transfer tahtası kapalı, hoca henüz belli değil gibi pek çok sorunu sıralayabiliriz.
Bu sorunların arasında Rıza Perçin başkanlığı bıraktı, Mustafa Ergün biraz da mecburiyetten AŞ başkanlık koltuğuna oturdu.
19 Haziran’da yapılan genel kurula katılım sayısına baktığınız zaman bile Antalyaspor’un halinin ne olduğunu anlayabiliyorsunuz.
Çünkü şayet Kulüp, AŞ’nin en büyük hissedarı olmamış olsa çoğunluktan zaten söz edebilmek mümkün değildi.
Benim anlattıklarım buz dağının daha görünen yüzü.
Görünmeyen tarafında ise ne gibi sorunlar var bunu bir yaşayanlar bir de Allah biliyor.
Geçtiğimiz günlerde bir iş insanı ile yaptığım sohbette ‘Antalyaspor adamı iflas ettirir’ demişti.
Aynen bu söze katılıyorum.
İşte bu ortamda elini, bedenini taşın altına koyanlara öncelikle teşekkür etmek gerekiyor.
Antalyaspor’un küme düşmesinde bu insanları payı var mıdır? Elbette vardır. Neticede yönetimde onlar vardı. Ancak bugünkü tablonun tek sorumlusu da onlar mıdır? Bunu söylersek haksızlık yapmış oluruz. Bunu da kabul etmek gerekir. Çünkü bugünkü tablo son 1 yılın faturası değil.
İşte bu nedenle bu yükü ve sorumluluğu üstlenenlere önce destek olunması gerektiğini düşünüyorum.
Yoksa elini kolunu bağlayıp ‘Haydi çıkın bakalım bu işin içinden’ demek bana göre Antalyasporluluk kimliğine yakışan bir davranış olmaz. Çünkü bu takım hepimizin, kişilerin değil.
Bugünkü başarısızlıkta ise en çok üzüldüğüm nokta taraftara olmuştur.
Sezon boyunca takımı ligde tutabilmek adına her şeyi yaptılar.
Antrenmana gittiler, destek verdiler, birleştiler…
Önceki gün de yürüyüş organizasyonu düzenlediler.
Sırf Antalya’nın dikkatini çekebilmek için, Antalyaspor’u yeniden kentin gündemine getirebilmek için ne gerekiyorsa yapmaya çalışıyorlar.
Ancak bu bile eleştirilir hale geldi kentte.
Antalyaspor’un başarısı için ortak noktada buluşmak yerine halen ayrışma peşindeyiz.
Zaten bizi bu noktaya getiren en önemli şey ayrışmak olmadı mı?
Ben 07 Gençlik’in düzenlemiş olduğu organizasyonu destekliyorum ve sonuna kadar da arkasındayım. Taraftarı eleştirenlerin de iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum.
Bu çocuklar daha ne yapsınlar.
Başkanın konuşmasına gelecek olursak. Başkan Mustafa Ergün, çok heyecanlı bir insan. Ve konuşurken heyecanına ne yazık ki yenik düşüyor. Ve ağzından farklı yerlere çekilebilecek kelimeler çıkıyor. Naçizane tavsiyem; sayın başkanın konuşmalarını önceden hazırlaması ve doğaçlama konuşmamasıdır. Çünkü bu durum hem Antalyaspor’a hem de kendisine ciddi zarar veriyor. Çünkü ayrıştırıcı değil, birleştirici ve yapıcı konuşmalara ihtiyaç vardır. Kente, camiaya mesaj ancak böyle verilir. Racon keserek değil. Bu dilden artık uzaklaşalım…