Diyelim ve başlayalım sohbete. Siz bildiniz pek ağız tadıyla olmayacak bu sohbet, kusura kalmayın. Hani toplum olarak bellediğimiz bir söz vardır etliye sütlüye karışmayın. Gelin bu özlü sözü günümüze adapte edelim. Etliye sütlüye karışmayıp bitaraf olan, şimdilerde ete de süte de ulaşamaz oldu zaten. Enflasyon denen garabet, milletin beslenme alışkanlıklarını da bozdu, resetlenemez hale getirdi. Bütçe kontrolden çıktı, algı malgı hak getire!
***
Hiç öyle ‘enflasyona alıştık şerbetliyiz’ falan demeyelim. Bu konuda hızlandırılmış eğitimli gibi oldu vatandaş. Gelin şöyle öğünlerimize bi göz atalım. Sabah kahvaltısı, aslına bakacak olursanız sofranın olmazsa olmazı şöyle hallicesinden beyaz peynir, zeytin, siyahı yeşili her neyse fazlaya gitmeyelim zeytin, domates, salatalık. Mütevazi bir kahvaltı işte... Yahu, beyaz peynir deyip geçmeyin, peynire de bir eserek gelmiş. Öyle kaşardı, tulumdu veya cinsi her neyse antin kuntin peynir demiyorum. Şu bizim beyaz peynir. Marketlerde ve hatta pazarda bile kilosu olmuş 250-300 lira. Yüzde bilmem kaç zam gelmiş. Nakliye masrafıymış falan... Bu günkü rakam bu. Ama denilen o ki süt ve süt ürünlerine Eylül ayında genel bir zam beklentisi varmış. Alternatif mi? Çökelek...
***
Hal böyle olunca tüketici peynirin etiketinden, esnaf satışlardaki durgunluktan yakınıyor. Eskiden bir veya yarım kilo alınan beyaz peynir, günümüzde grama terfi etti! Ve de kahvaltının tadı tuzu kalmadı. Vatandaş diyete zorlandı. Hani ‘bir kibrit kutusu büyüklüğünde peynir’ tavsiye eder ya diyetisyen. Yok kardeşim sen tavsiye falan etme, biz çoktan miktarı azalttık, peyniri yemiyor didişiyoruz.
***
Sektör temsilcilerine göre süt ve süt ürünleri bu yıl, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde yüzlerde zam görmüş. Süt ve süt ürünlerini de mi unutalım? Tulum, kaşar falan bunlara bakmaya gerek bile yok. Ve dahi yine sektöre göre, fiyat artışları nedeniyle süt ürünleri tüketiminde özellikle bu yıl düşüş gözlemleniyormuş. Yok canım sen de, sahi mi? Allah aşkına tüketimde düşüş olmasın da ne olsun?.. Mesele sadece peynir, zeytin meselesi mi? Bunun sebzesi var, meyvesi var, bakliyatı var. Ve dahi evdeki çoluk çocuk protein alsın diye tavuğu, eti var. Ama evin reisinin kasaba girecek ne cesareti ne de mecali var. Tavuk deseniz kırmızı ete rakip olmuş millete kasabın, yolunu unutturur olmuş. Kimse kimseye yetemez olmuş. Toplumun fay hattı bozulmuş. Ne diyelim iyi haftalarınız olsun. Kalın sağlıcakla…