Yemin olsun vatandaş olarak tam da böyle çok konuşur olduk. Neden mi; toplumun akşamdan sabaha gündem maddesi değişirken, gelen zamlar da millettin çenesine vurdu. Konuşur da konuşur olduk. Değişmeyen ise konunun öyle veya böyle ekonomi ve enflasyon olması. Gelirler sabit ama giderlerin zamlanması, ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentisi ve verdiği teselli. Öte yandan ekonominin patronunun, ‘enflasyonda kalıcı düşüş başladı’ diyerek vatandaştan yine sabır istemesi (sanki kaldı da). Bu arada ekonomi yönetimi bile ‘enflasyonu yenmek o kadar kolay bir iş değil’ diyerek neden sonuç ilişkisinden söz ediyor. Hal böyle olunca da millette hesap kitap şaşmış, matematik sersemlemiş. Derdini anlatmaktan yorulan vatandaş ise sosyal şizofren olmuş!..

***

Eh ne yapalım, akılla izah edilemeyen mizahla izah edilirmiş. Enflasyon, artan döviz kuru, faiz, zamlar, vergiler derken herkes kendi çapında birer ekonomist olmuş çıkmış. Nasıl olmasın ki? Kambur onun sırtında, ekonomik gidişat onun dilinde. Bakınız neler öğreniyoruz; enflasyon nasıl düşer, pahalılıkla nasıl mücadele edilir, ayak nakte göre nasıl uzatılır, tasarrufun tasarrufu nasıl yapılır ve dahası. Aslına bakacak olursanız vatandaşın günlük eğitimi... Amma velakin enflasyonda bi türlü gelemeyen bahar, işte onun hakkından gelinemiyor. Çarşı, pazardaki pahalılık nasıl düşer, bunun cevabını pek anlamadık ama fahiş fiyatların nedeninin stokçular olduğunu öğrendik. De, bu stokçulara fırsat mi veriliyor, yeterince denetlenemiyor mu, onun yanıtını öğrenemedik. İyi de kimmiş bu stokçular? Kim olacak sen, ben, bizim oğlan. Açıklanmayan, anlaşılamayan konular. Temel gıda ürünlerinin üzerinde ters dönen etiketler, etin kırmızısına, beyazına akşamdan sabaha gelen fahiş zamlar. Tüketici artık ne alacağına değil de cebinde ne kadar para olduğuna bakıyor. Eski alışkanlıklar rafa kalkmış besbelli. Alışveriş grama dönmüş, kilo işi falan hak getire...

***

Emeklinin derdi de 2027 Ocak ayında aylık kaç lira olur? Emeklinin maaş çilesi biter mi? Şimdilerde yeni yılda emekliye yüzde kaç zam olur o konuşuluyor. Asgari ücret ne olur, yüzde kaç zam gelir, emeklisinin de ücretlisinin de sohbeti muhabbeti bu. Yahu daha erken, Ankara bi dillendirmeye başlasın hele az sabır. Şimdilerde en düşük maaşlı emekli 23 bin 552 lira ile ay sonunu getirmeye çalışıyor da! Asgari ücretli deseniz ayın sonunu kredi kartlarına bağlamış. Sabit gelirlinin imdadına yetişen kredi kartlarına ise limit getirilmiş, yani kartın limiti, gelir ile orantılı öyle mi? Neyse ki Ankara geçim derdinin ne olduğunu kabullendi. Kim bilir belki de 2027’nin sonunda ezberler bozulur. Biz yine de size iyi haftalar dileyelim. Sağlıcakla kalın.