Antalya’nın bu yılki bayramları, eski bayramlara hiç benzemiyor…
Sokaklarda ışık var ama insanların yüzünde aynı parlaklık yok. Çarşı pazarda kalabalık var ama o eski telaş, o eski heyecan hissedilmiyor. Kurban Bayramı öncesi Antalya’da birçok evde hesap kitap yapılıyor... “Et nasıl alınacak?”, “Çocukların bayramlığı tamam mı?”, “Elektrik faturası mı ödensin, bayram masrafı mı yapılsın” soruları sofraların baş köşesine oturmuş durumda.
Bir yanda ekonomik sıkıntılar, diğer yanda kentin moralini bozan gelişmeler…
Antalyaspor’un bir alt lige düşmesi de şehirde ayrı bir burukluk yarattı. Çünkü bu şehir için Antalyaspor sadece bir futbol takımı değil; ortak sevinç, ortak heyecan, ortak aidiyet demekti. Şimdi kahvehanelerde maç hesapları değil, “Nerede hata yapıldı” sorusu konuşuluyor. Kırmızı beyaz renklere gönül veren binlerce insanın morali zaten bozuktu, ekonomik gerçekler de bunun üzerine tuz biber oldu.
Eskiden bayram öncesi çarşılar cıvıl cıvıl olurdu. Anne babalar çocuklarına ayakkabı, kendilerine gömlek, eşlerine bir hediye almanın mutluluğunu yaşardı. Şimdi birçok aile yalnızca çocuklarını düşünüyor. Anne aynı elbiseyi bir bayram daha giymeye razı… Baba eski ayakkabısının boyasını tazeleyip idare etmeye çalışıyor. Çünkü öncelik çocuklar... Onlar üzülmesin yeter…
Kurbanlık fiyatları ise vatandaşın belini daha da büküyor. Eskiden birkaç aile birleşip kurban keserdi, şimdi birçok kişi sadece uzaktan bakabiliyor. İnsanlar ibadetini yerine getiremediği için değil, imkânı olmadığı için mahcup hissediyor. İşte asıl üzücü olan da bu…
Oysa bayram; paylaşmanın, dayanışmanın ve umut etmenin adıdır. Belki bu yıl sofralar küçülecek ama gönüller küçülmemeli. Antalya’nın en büyük gücü her zaman zor günlerde birbirine sahip çıkan insanları oldu. Komşusunu gözeten, ihtiyaç sahibini unutmayan bu şehir, bugünleri de elbet aşacaktır.
Çünkü bayramı gerçek bayram yapan şey yalnızca yeni kıyafetler ya da kalabalık sofralar değildir. Bir çocuğun yüzündeki tebessüm, bir yaşlının hatırlanması, bir komşunun kapısının çalınmasıdır.
Antalya bugün mutsuz olabilir…
Ama umut, bu şehrin sıcak güneşi gibi; bazen bulutların arkasında kalsa da tamamen kaybolmaz.
Umut kaybolmaz...
Mehmet Yenikaynak
Yorumlar