Türk Sanat Müziği gerçekten deryadır. Yüzlerce makam, beste, usul. Ben de bu deryaya dalarım çoğu zaman. Son günlerde iki şarkıyı dilime doladım!

Artaki Candan’ın Nihavend makamındaki ‘Koklasam saçlarını bu gece ta fecre kadar’ adlı şarkı ile Refik Fersan’ın Acem Kürdi bestesi ‘Rüzgâr uyumuş, ay dalıyor, her taraf ıssız’ adlı şarkı. İcraları çok zor olan bu iki eseri usta sanatçı Münip Utandı’nın sesinden dinlemekten de büyük keyif aldığımı öncelikle ifade etmek isterim. Ne yazık ki, birçok şarkının bir yaşanmışlık hikayesi varken, bu iki şarkının sözlerinin sevgiliye özlem duyguları içinde yazıldığını okudum, kahramanları hakkında bilgi bulamadım.

60/70’li yılların sinema sanatçısı Göksel Arsoy’un amcası bestekar, söz yazarı ve yorumcu Yesari Asım Arsoy’un ‘Ömürlük Şarkılar/Şarkılaşan Ömürler’ adlı kitapta yer alan ‘Ömrüm Seni Sevmekle Nihayet Bulacaktır’ adlı Hüzzam makamındaki şarkısını ezbere bilirim de bir hikayesi olduğunu elime geç geçen bu kitapta okudum.

Yesari Asım Arsoy 27 yaşında önemli bir bestekar ve ses sanatçısıdır. Suzan Hanım ise 17 yaşındadır. Büyükada'daki bir çay bahçesinde tanışırlar. Suzan hanımın öncelikle şöhretli biri olmasına karşın Yesari Asım Arsoy’un mütevazılığı dikkatini çekmiştir. Yesari Asım dindar bir ailenin, Suzan Hanım da dindar ama Yahudi bir ailenin kızıdır. Bu birlikteliğe önce Yesari Asım’ın babası, babası ölünce de aile reisliğini ele alan amcası izin vermez. Babasına göre bir Müslümanın bir Yahudi kızla birlikte olması kabul edilemezdi. Babası onun hafız olmasını isterken Yesari Asım Arsoy müzik yapmaktan başka bir iş yapamayacağında diretmiş, hatta ‘Eğer ilhamsız bir eser besteleyecek olursam, yarın Allah’ın huzurunda ne cevap veririm?’ dediği söylenir.


Yesari Asım Arsoy uzun bir süre Suzan'dan bahsetmemiş fakat kışın İstanbul'da, yazın da Büyükada'da onunla görüşmeye devam etmiş. Bu görüşmelerin zamanla Suzan Hanım için sıkıntı yarattığını düşünen Yesari Asım Arsoy uzun bir süre görüşmeme kararı almış.


Kırk yıldır Suzan'ın hasreti ile yanıp tutuşan Yesari Asım, dönemin ünlü söz yazarlarından Fitnat Sağlık Hanım’ın sözlerini yazdığı şiir ve yeni Hüzzam bestesi ile Ada Vapuru ile Büyükada’ya geçer. Yesari Asım’ın adaya geldiğini duyan Suzan Hanım da 60’lı yaşların olgunluğu içinde en güzel elbisesini giyerek adaya gider. Yesari Asım Bey, usulca uduna doğru uzanır. Onun sesini yıllardır yalnızca plaklardan dinleyen ve artık bu ana dair tüm ümidini kaybeden Suzan Hanım yaşadıklarına inanamaz.
Yesari Asım Bey henüz bir gün önce tamamlanmış bulunan ve o akşam ilk kez Suzan Hanım tarafından dinlenen bu hüzzam eser ona olan aşkın feryadı olacaktır;


"Ömrüm seni sevmekle nihâyet bulacaktır
Yalnız senin aşkın ile rûhum solacaktır
Son darbe-i kalbim yine ismin olacaktır
Yalnız senin aşkın ile rûhum solacaktır"

Tanışmalarının 50’nci yılında amcası da ölünce Yearı Asım Arsoy ile Suzan hanım evlenirler.
Yesari Asım 77, Suzan Hanım ise 67 yaşındadır.

Suzan Hanım aradan geçen 50 yıl içinde Yesari Asım Ersoy’a olan aşkını şiire dökmüş ve o şiiri son nefesini vermekte olan eşinin kulağına eğilerek fısıldayarak okumuştur. Uzunca bir şiir.

İlk dört mısra şöyle;

"Ömrüm seni sevmekle nihâyet bulacaktır

Yalnız senin aşkın ile rûhum solacaktır

Bin cânı fedâ eylesem azdır sana billâh

Hayfâ ki ecel sadece bir cân alacaktır..’