1970'li yıllar.

İzmir Karşıyaka'da Yamanlar Koleji adıyla bir eğitim yuvası açılacaktır.

Rahmetli Süleyman Demirel Başbakan'dır.

Demirel ve Milli Eğitim Bakanı, bürokratlar, vatandaşlar okulun devasa konferans salonunda. Bir saat geçti tören başlamıyor. Başbakan ve bürokratların gözü kapıda.

Meğer okulun sahibini bekliyormuşuz.

Konferans salonuna omuzlar üzerinde bir zat giriyor.

Başbakan Süleyman Demirel'i de ayağa kaldıran bu zat İzmir'de Hisar Camii'nin imamı, Kemeraltı Kestane Vakfı'nda örgütlenen tekstilci, kahveci gibi orta büyüklükte esnafın finanse ettiği, o gün vakıf, bugün bir terör örgütü olan FETÖ lideri Fethullah Gülen'dir. Onun imam hatip ortaokullarında sözünün ayet gibi geçtiği yıllar.

Aydınlar, vatanseverler, Kemalistler, bu kolejin devamı olan Işık kolejleri ve daha sonra başka adlarla da dünyanın dört bir köşesinde açılacak okullarla hangi hedefe koştuğunu görecek ve tehlikenin giderek büyüyerek ülkeyi felakete götüreceğini yazıyor ve uyarıyorlardı.

İmam hatiplerden seçilen üstün zekalı çocuklarla Yargıtay, ordu, tıp, dış ilişkiler, polis akademileri gibi devletin üst kademeleri ele geçirilecek, bu örgüte sağ-sol-merkez tüm siyasiler destek olacak ama iş işten geçmiş olacaktı.

O yıllarda Bademler Köyü Ortaokulu'ndan Konak İmam Hatip Ortaokulu'na ataması yapılan genç bir edebiyat öğretmeni bu yapılanmayı gördü. Çünkü ateist dedikleri Aziz Nesin'in öykülerini ve müstehcen bulunan Ahmet Muhip Dıranas'ın Fahriye Abla şiirini okuttuğu için hakkında soruşturma açılmıştı. Fethullah Gülen liderliğindeki Kestaneciler Vakfı öyle güçlüydü ki, yoksul İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin ailelerine maddi, manevi destekler veriyorlar, terör taşlarını örüyorlardı. Bu destekler yıllarca sürdü, arka bahçede yetişenler devleti ele geçirmeye başladı.

O genç Edebiyat öğretmeni İzmir Valisi'ne çıktı ve İmam Hatip Ortaokulu'ndan alınmasını istedi. Vali'nin verdiği yanıt çok ilginçti;

"Sen bize orada lazımsın. Seni ve senin gibi çağdaş, Atatürkçü öğretmenleri oradan alırsak, bunlar işlerini daha rahat hallederler. Sizler eğitimin güvenlik duvarısınız."

O genç öğretmen İmam Hatip'te 14 yıl edebiyat öğretmenliği yaptı.

Davaları tek tek düştü.

Yarın 15 Temmuz.

15 Temmuz 2016'daki kanlı hesaplaşmanın 10'uncu yılı.

Benim bayram demeye elim varmıyor.

Bir daha yaşanmasın.