Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, boşanma sürecinde sosyal medyada ve kulaktan kulağa yayılan yanlış bilgilerin vatandaşların hak kaybına uğramasına yol açabileceğini söyledi. Gündüz, özellikle mal paylaşımı, nafaka ve psikolojik şiddet gibi konularda doğru bilginin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Boşanma süreci hem duygusal hem de hukuki açıdan karmaşık bir dönemdir. Haklarınızı bilinçle korumak için mutlaka uzman desteği alın” dedi.
‘DUYDUĞUNUZ DEĞİL, HUKUKEN DOĞRUSU ÖNEMLİDİR’
Gündüz, “Boşanma süreci, her iki taraf için hem duygusal hem de hukuki açıdan çok hassas ve karmaşık bir dönemdir. İnsanlar çoğu zaman duyduklarına veya sosyal medyada karşılaştıkları bilgilere güveniyor ama burada esas olan hukuki gerçeklerdir. Dolayısıyla haklarınızı bilinçle korumanız çok önemli. Yanlış bilgilere dayanarak hareket etmek, hem hak kaybına yol açabilir hem de davaların gereksiz yere uzamasına sebep olabilir” dedi.
‘YANLIŞ BİLİNEN BİLGİLER HAK KAYBINA YOL AÇIYOR’
Boşanma sürecinde toplumda en sık yanlış bilindiğini belirttiği konuları açıklayan Gündüz, sözlerine şunları ekledi: “Birçok kişi, eşlerinin sadakatsizliği durumunda tüm mal varlığını kazanacağını sanıyor. Oysa aldatan eşin durumu, mal paylaşımını doğrudan etkilemez. Boşanmada mal paylaşımı, evlilik süresince edinilen malların ortaklığı ilkesine göre yapılır. Aldatma, sadece maddi ve manevi tazminat ile nafaka taleplerinde dikkate alınır. Bu nedenle bu konuda kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek büyük bir hak kaybına yol açabilir.”

EDİNİLEN MALLARA NE OLACAK?
Evlilik öncesinde edinilen mallara dair yanlış bilinen bilgileri de değinen Gündüz, “’Evlenince her şey ortak olur’ diye bir düşünce var, ama bu doğru değildir. Evlilik öncesinde sahip olunan ev, araba veya birikimler kişisel mal sayılır ve boşanma sırasında paylaşılmaz. Ortaklık sadece evlilik birliği içinde edinilen mallar için geçerlidir. İnsanlar bu konuda yanlış bilgiye sahip olduklarında hem maddi haklarını kaybedebilir hem de gereksiz hukuki süreçlerle uğraşmak zorunda kalabilir” diye konuştu.
Psikolojik ve sözlü şiddet konusunda da bilgilendiren Gündüz, “Bazı kişiler, aile içindeki hakaret ve bağırmaları önemsiz sayıyor. Oysa sürekli hakaret, aşağılama, küçümseme ve psikolojik baskı, Yargıtay kararlarına göre boşanma sebepleri arasında yer alıyor. Mahkemeler bu davranışları ciddi şekilde değerlendiriyor. Bu yüzden sadece fiziksel şiddeti değil, sözlü ve psikolojik şiddeti de göz önünde bulundurmak çok önemli” dedi.
NAFAKA ALMADA YANLIŞ BİLİNENLER
Nafaka ile ilgili yanlış bilgilerin de yaygın olduğunu belirten Gündüz, “Halk arasında ‘Boşanırken nafaka kesin alınır’ gibi bir kanı var. Oysa nafaka kararı, tarafların kusur durumu ve ekonomik şartları göz önünde bulundurularak mahkemece veriliyor. Her boşanma davasında otomatik bağlanmıyor. Bu nedenle nafaka konusunda da hukuki danışmanlık almak şart” ifadelerini kullandı.
Telefon ve özel hayatın ihlaliyle ilgili yanlış bilgileri de değerlendiren Gündüz, “Bazı kişiler, eşlerinin telefonuna izinsiz girerek delil elde etmeye çalışıyor. Ancak bu hukuka aykırıdır ve Yargıtay kararlarına göre mahkemelerde geçersiz sayılır. Delil toplarken her zaman yasalara uygun hareket etmek gerekiyor, aksi takdirde hem hukuki hem de cezai sorumluluk doğabilir” dedi.
‘TOPLUMSAL BİLİNÇ VE HUKUKİ DESTEK KRİTİK’
Vatandaşları bu tür yanlış bilgilerin etkisinde kalmamaları ve boşanma sürecinde haklarını korumak için mutlaka hukuki destek almaları konusunda uyaran Gündüz, “Boşanma süreci sadece iki kişinin arasında geçen bir durum değildir. Aile, çocuklar, maddi ve manevi haklar açısından çok hassas bir dönemdir. Yanlış bilgilere dayanarak hareket etmek ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle her adımda hukuk uzmanlarından destek alınmalı ve kararlar yalnızca doğru hukuki bilgiye dayanarak verilmelidir” dedi.




