ANTALYA Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek'in de aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı davanın 5'inci duruşması başladı. Duruşmaya Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de katıldı.
Duruşmada, hakkında rüşvet verme suçundan dava açılan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Yusuf Yadoğlu söz aldı. Dosyada Yadoğlu'nun 8,5 milyon TL ve 30 milyon TL tutarındaki ödemelerine ilişkin iddialar yer almıştı.

'GÖNÜLLÜ OLARAK VERMEDİM'
Aylık kazancının 500 bin TL olduğunu belirten Yadoğlu, İstanbul'da tutuklanıp yaklaşık bir ay sonra tahliye edildiğini, ardından Antalya'ya gelerek savcılığa ifade verdiğini söyledi.
Söz konusu suçlamalara ilişkin ilk ifade veren kişi olduğunu belirten Yadoğlu, “8,5 milyon TL'lik ödemeyi gönüllü olarak, bağış olarak vermedim. Vermek zorunda kaldığım için verdim. Çünkü ticaret yapıyorum. 115 milyon TL param içeride kaldı. O parayı alabilmek için bu parayı vermek zorunda kaldım” dedi.
'25 MİLYON TL İSTEDİ, 8,5 MİLYON TL'DE ANLAŞTIK'
Yadoğlu, söz konusu parayı Gökhan Böcek'in talebi üzerine verdiğini öne sürerek, “Gökhan Böcek 25 milyon TL istedi, 8,5 milyon TL'de anlaştık. Parayı vermesem paramı alamayacaktım” ifadelerini kullandı.

30 MİLYON TL'YE İLİŞKİN BEYANDA BULUNDU
Dosyada yer alan 30 milyon TL'lik ödemeye ilişkin de konuşan Yadoğlu, bu parayı herhangi bir ticari karşılık nedeniyle vermediğini söyledi.
Yadoğlu, “Gökhan Böcek, ayrıldığı eşine daire alacağını ve diğer eşiyle evlenmek zorunda olduğunu, çünkü çocuk sahibi olmak üzere olduğunu ifade ederek benden para istedi. Bu sebeple 30 milyon TL para verdim. Hâlâ o paramın da geri dönüşü olmadı. Bu taleplere mecburiyet doğrultusunda olumlu dönüş yapmak zorunda kaldım” diye konuştu.
'BİR DAİRENİN MUHİTTİN BÖCEK'E VERİLMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER'
Duruşmada, Muhittin Böcek'in Konyaaltı Belediye Başkanlığı döneminde bir projenin iskan işlemleri karşılığında daire istendiği iddiasına ilişkin projenin ortakları Hakan Işık ve Mehmet Akif Kiraz beyanda bulundu.
Aylık gelirinin 300 bin TL olduğunu belirten Hakan Işık, daha önce mahkemeye sunduğu yazılı beyanının arkasında olduğunu söyledi.
Projenin iskan aşamasında gerekli başvuruları yaptıklarını ancak bir süre bekletildiklerini öne süren Işık, “Bu süre zarfında Tuncay Saruhan ile görüştük. Muhittin Böcek belediye başkanı, Tuncay Bey ise yardımcısıydı. Genelde görüşmeler Tuncay Bey ile yapılırdı. Bize, yaptığımız projeden bir dairenin Muhittin Böcek'e verilmesi gerektiğini söylediler” dedi.
Işık, kendilerine "Olmazsa olmaz” denildiğini ileri sürerek, “Mecburiyetten, zorla bizden bu daireyi aldılar. İskan ile dairenin verilmesi arasındaki ilişkiyi de yazılı olarak belirttik” ifadelerini kullandı.
'2016'DA BAŞVURDUK, 2017'DE İSKAN ALDIK'
İskan başvurusunu 2016 yılının Haziran ayında yaptıklarını belirten Işık, o dönemde gerekli evraklarının tamam olduğunu söyledi.
Işık, “2016 Haziran ayında iskan için başvuru yaptığımızı hatırlıyorum. O dönem bütün evraklarımız tamamlanmıştı. Ancak iskanımızı 2017 Şubat ayında alabildik. Dairenin verilmesi sayesinde bize iskanın verildiğini onlar da biz de biliyoruz” diye konuştu.
'KASIM AYINDA BİZDEN DAİRE İSTENDİ'
Projenin diğer ortağı Mehmet Akif Kiraz da daha önce suçtan zarar gören sıfatıyla ifade verdiğini belirterek iskan sürecine ilişkin konuştu.
Aylık gelirinin 250 bin TL olduğunu söyleyen Kiraz, “2016 Haziran ayında iskan için başvurduk. Belli bir süre bekletildik. Kasım ayında bizden daire istendi. Hak sahipleriyle yasal sürenin dolması açısından sıkıntı yaşayacaktık. Bu yüzden daireyi İsmail Erdoğmuş'a verdik” dedi.
Kiraz, söz konusu dairenin Muhittin Böcek tarafından alındığını bildiklerini öne sürerek, “Daireyi İsmail Erdoğmuş'a verdik. O dairenin Muhittin Böcek tarafından alındığını biliyorduk” ifadelerini kullandı.
'BENDEN 6 DÜKKAN TALEP ETTİ'
Duruşmada iş insanı Sezgin Köysüren, Güneş Mahallesi'ndeki kentsel dönüşüm projesine ilişkin beyanda bulundu. Aylık gelirinin 3,5 milyon TL olduğunu belirten Köysüren, söz konusu alanın Menderes Türel döneminden bu yana ihaleye çıkarıldığını ancak ihaleyi alan olmadığını söyledi.

İhaleye girerek projeyi üstlendiğini anlatan Köysüren, dönemin belediye başkan yardımcısı Serkan Tümçin'in kendisinden 6 dükkan talep ettiğini öne sürdü.
Köysüren, “Ben risk aldım ve ihaleye girdim. Daha sonra o dönem başkan yardımcısı olan Serkan Tümçin benden 6 dükkan talep etti. Kendisine 5 dükkan verdik. Daha önce verdiğim ifadeleri aynen tekrarlıyorum. Değişen bir şey yok” dedi.

'TAKDİR ALMAM GEREKİRKEN MAHKEMEDE İFADE VERİYORUM'
Kentsel dönüşüm projesini tamamladıktan sonra hakedişinin oluştuğunu söyleyen Köysüren, “8 bin sayfalık hakediş dosyam var. İşimi süresinden önce teslim ettim. Takdir almam gerekirken şu anda mahkemede ifade veriyorum. Tüm Antalya nasıl iş yaptığımı bilir” ifadelerini kullandı.
Köysüren ayrıca İsmail Erdoğmuş'a dükkan veya daire vermediğini söyledi.
'AĞLAYARAK BENDEN HELALLİK İSTEDİ'
Daha önce suçtan zarar gören sıfatıyla ifade veren ancak hakkında cezalandırma talep edilen İbrahim Tunç da mahkemede savunma yaptı. Yaklaşık 275 bin TL aylık geliri olduğunu ve 20 yıldır Antalya'da inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Tunç, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Altıntaş'ta 3 projesinin bulunduğunu söyleyen Tunç, “Üzerime iftira atan Tuncay Kaya isimli şahsı çok önceden tanırım. Tuncay Kaya ile makamı dolayısıyla hiçbir yerde görüşmem de karşılaşmam da olmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
Tuncay Kaya'nın eşi Özlem Yıldız Kaya'yı mimar olması nedeniyle daha önceden tanıdığını ifade eden Tunç, Antalya'daki 3 projesinden yalnızca birinin Özlem Yıldız Kaya tarafından çizildiğini söyledi. Tunç, “Onun çizdiği projede de izinleri çok geç aldık. Aramızda onların ifade ettiği gibi bir para alışverişi asla olmadı. Zaten sürecin sonunda iskânlarımı alamadım” ifadelerini kullandı.
Duruşmaya verilen ara sırasında Tuncay Kaya ile aralarında geçen konuşmayı da mahkemeye aktaran Tunç, “Biraz önce aradayken Tuncay Bey yanıma geldi ve ağlayarak benden helallik istedi. ‘Hiçbir suçunuz yok’ dedi. Bunu da belirtmek isterim” diye konuştu.
'TUNCAY KAYA İLE ARAMDA HERHANGİ BİR ÖDEME OLMADI'
Daha önce suçtan zarar gören sıfatıyla beyanda bulunan, hakkında daha sonra rüşvet verme suçundan dava açılan Fikret Bayram da duruşmada suçlamaları kabul etmedi. Aylık gelirinin 500 bin TL olduğunu belirten Bayram, kendisine iftira atıldığını öne sürdü.
Tuncay Kaya'yı, mimar olan eşi Özlem Kaya'nın projesini çizmesi nedeniyle tanıdığını söyleyen Bayram, “Tuncay Kaya ile hiçbir görüşmem olmadı. Hiçbir şekilde kolaylık ya da belediye işlerinde bir farklılık istemedim” dedi.
Proje kapsamında yapılan ödemenin de resmi olduğunu belirten Bayram, “Proje ücretini resmi olarak eşi Özlem Kaya'ya verdim. Tuncay Kaya ile aramda herhangi bir ödeme olmadı” ifadelerini kullandı.
Bayram ayrıca Tuncay Kaya'nın daha önce kendisinin de iftiraya uğradığını söylediğini ifade etti.
DEMİR DEMİR HAKKINDA YAKALAMA EMRİ
Duruşmada zorla getirilme emri bulunan bazı isimlerin hazır olmaması üzerine mahkeme heyeti yeni kararlar aldı. Hakkında zorla getirilme emri bulunan ancak duruşmaya katılmayan Demir Demir hakkında yakalama emri düzenlendi.
Mehmet Salih Akar ve Muvakkaf Erdoğan hakkında ise yeniden zorla getirme kararı verildi. Mahkeme, bu kişilerin adreslerinde bizzat bulunarak bir sonraki duruşmaya getirilmelerinin sağlanması yönünde talimat verdi.
Duruşma arasında mazeret bildiren Serkan Temüçin'in mazereti kabul edilirken Temüçin'in bir sonraki celsede dinlenmesine ve savunmasının alınmasına karar verildi.
Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmanın 5 Kasım 2026 tarihinde saat 09.30'da yapılmasına hükmetti.





