Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi’nde hayata geçirilmesi planlanan TOKİ projesiyle ilgili ciddi iddialar gündeme geldi. CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, zemin etütleri ve taşkın analizleri tamamlanmadan ihaleye çıkıldığı belirtilen projenin, Antalya için yeni bir afet riskine yol açabileceği uyarısında bulundu.

‘İHALE ÖNCESİ ZEMİN VE TAŞKIN ANALİZİ YAPILMADI’
Milletvekili Aykut Kaya, TOKİ tarafından Çakırlar Mahallesi’nde planlanan ve 18 binden fazla vatandaşın yaşayacağı büyük ölçekli proje hakkında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Konyaaltı ilçemizin Çakırlar Mahallesi’nde, TOKİ tarafından ihalesi yapılan ve 18 binden fazla vatandaşımızın yaşayacağı büyük ölçekli bir konut projesi planlanmaktadır. Ancak projeye ilişkin zemin etütleri, jeoteknik raporlar ve taşkın analizleri tamamlanmadan ihaleye çıkıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca bu denli kapsamlı bir proje için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmiş olması kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Bu büyüklükte bir projede zemin yapısı ve taşkın risklerinin yeterince incelenmemesi kabul edilemez bir durumdur. Antalya’da geçmiş yıllarda yaşanan afetler, en büyük hasarların taşkın ovalarında meydana geldiğini açıkça göstermiştir. Nitekim son yaşanan afette de bu tabloyu hep birlikte gördük. Bu riskler ortadayken gerekli teknik ve çevresel değerlendirmelerin yapılmamış olması kaygı vericidir.”

Aykut-8

‘AYNI HATALAR ANTALYA’DA YAŞANMASIN’

Bursa Lalaşahin’de zemin sorunları nedeniyle blokların yıkıldığını, Gaziantep Şahinbey’de ise dere yatağında yapılan konutların sel riski sebebiyle boşaltıldığını vurgulayan Kaya, “Benzer ihmallerin başka şehirlerde nelere yol açtığı bilinmektedir. Bursa’nın Lalaşahin Mahallesi’nde zemin sorunları nedeniyle bloklar yıkılmış, Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde ise dere yatağına yapılan konutlar sel riski nedeniyle boşaltılmak zorunda kalmıştır. Aynı hataların Antalya’da tekrarlanmasını istemiyoruz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunan Kaya, “Öte yandan, 18 bin kişinin yaşayacağı bu alanın ulaşım ve altyapı planlamasına ilişkin net bir yol haritası da bulunmamaktadır. Oluşacak trafik yükü, altyapı kapasitesi ve kentin mevcut dokusuyla entegrasyon süreci, proje başlamadan önce ayrıntılı şekilde planlanmalıdır.

Bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan; zemin özellikleri ve taşkın riski gözetilerek, alternatif ve güvenli bir alanda bu projenin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Biz konut üretimine karşı değiliz; ancak sağlam zeminde, bilimsel veriler ışığında ve doğru planlamayla yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Cakirlar 4-1

‘DERE YATAĞINA MAHALLE KURULMAK İSTENİYOR’
CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı da daha önce proje alanında açıklamalar yapmıştı. Kamacı, Çakırlar’da 206 blokta 4 bin 574 konut, 61 dükkân, cami ve okulların inşa edilmesinin planlandığını belirterek, “Çakırlar’da 206 blokta 4 bin 574 konut, 61 dükkân, cami ve okullar inşa edilmesi bekleniyor. Yani tam burada, dere yatağında bir mahalle kurulmak isteniyor. Antalya’da kiralar 20–30 bin TL bandına çıktı. Yetkililer gerçekten konut ihtiyacını karşılamak isterse destek oluruz. Ancak toplu konut yapılacak alan burası değildir. Burası dere yatağıdır. AFAD İl Afet Risk Azaltma Planı burayı sel riski yüksek alan olarak tanımlıyor. ASAT ‘konuta uygun değil’ diyor. Jeoloji Mühendisleri Odası bu yoğunluğun bilimsel olmadığını söylüyor. Mimarlar Odası, ‘zemin uygunsuzdur, taşkın riski yüksektir’ diyor. Ama ÇED raporunda ‘sel riski yoktur’ yazıyor. Bu bilime aykırıdır” demişti.

Nail Kamaci C H P Antalya Il Baskani Scaled-5

‘ÖNCE ZEMİN, SONRA YAPI’
Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı da projeye ilişkin teknik uyarılarda bulundu. Karancı, en kritik konunun beton kalitesi değil zemin seçimi olduğunu belirterek, itirazlarının sosyal konutun kendisine değil, dere yatakları ve jeolojik açıdan hassas alanlarda bu ölçekte bir proje planlanmasına yönelik olduğunu söyledi.

Proje tanıtım dosyasına göre bölgede 206 blokta 4 bin 574 konut, 34 kapıcı dairesi, 61 dükkân, okul ve cami yapılmasının planlandığını aktaran Karancı, “En kritik konu beton kalitesi değil, zemin seçimi. Planlı, güvenli ve erişilebilir konut üretimini savunuyoruz. İtirazımız, sosyal konutun kendisine değil, dere yatakları ve jeolojik açıdan hassas sahalarda bu ölçekte bir projenin planlanmasına yöneliktir. Proje tanıtım dosyasına göre Çakırlar’da 206 blokta 4 bin 574 konut ve 34 kapıcı dairesi, 61 dükkanlı ticaret alanı, bir ilkokul ve ortaokul ile bir cami inşa edilmesi planlanıyor. Projenin tümünü kapsayan ÇED alanı 56,3 hektar olarak belirlenirken, bölgede 18 bini aşkın nüfusun yaşayacağı öngörülüyor. Bu büyüklükteki bir yatırım, önümüzdeki on yıllar boyunca Antalya’nın can güvenliğini ve kamu kaynaklarını doğrudan etkileyecek” dedi.

Mustafa Karanci

‘EN AĞIR HASAR DERE YATAKLARINDA YAPILAN YAPILARDA OLUŞUYOR’
Proje dosyasında yer alan “sel riski yoktur” ifadesinin, alan özelinde taşkın analizlerini ve iklim krizi senaryolarını içermediğine dikkat çeken Karancı, “Proje dosyasında “Sel riski yoktur” ifadesi yer alıyor. Bu değerlendirme, proje alanına özgü taşkın analizi ve iklim krizi senaryolarını içermiyor. Antalya’da yaşanan her büyük selde en ağır hasar dere yataklarında yapılan yapılarda oluşmuştur. Dere yatakları, taşkın alanları, yüksek yeraltısuyu seviyesine sahip sahalar, deprem ve sıvılaşma riski milim milim incelenmeden bu projeye ‘risksiz’ demek bilimsel değildir. Zemin etütleri ihale öncesi tamamlanmış değil. Zemin iyileştirme, dere ıslahı, çevre düzenleme gibi kalemler için yüksek maliyet öngörülüyor. Zemin davranışı bilinmeden bu maliyetin nasıl hesaplandığı belirsiz. Önce ihale, sonra etüt değil, önce zemin, sonra yapı yaklaşımı benimsenmelidir” diye konuştu.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA