ANTALYA Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Cumhuriyet Halk Partili (CHP) kadın belediye başkanları adına hazırlanan ortak metni yayımladı. Siyasetin dilindeki sertleşmeye ve kadın figürlerin hedef alınmasına dikkat çekilen açıklamada, yaşanan sürecin hukuki ve toplumsal boyutu ele alındı.

'ORGANİZE BİR İTİBARSIZLAŞMA GİRİŞİ'

Açıklamada, kadın siyasetçilere yönelik saldırıların bireysel sınırları aşarak kurumsal bir nitelik kazandığı belirtildi. Büşra Özdemir tarafından paylaşılan metinde şu ifadeler yer aldı: “Son günlerde kadınları hedef alan, ahlak ve vicdan sınırlarını aşan saldırılar; sadece belirli kişilere değil, siyasetin onuruna, kadınların kamusal yaşam mücadelesine ve demokratik siyasete yönelmiş organize bir itibarsızlaştırma girişimidir. Bizler, kadın siyasetçiler olarak; sistematik hale gelen hakaret dilini, yalanı, iftirayı ve kadın siyasetçiler üzerinden yürütülen linç kampanyalarını en güçlü şekilde kınıyoruz.”

büşra özdemir-3

'GELECEK KAYGISI'

Siyasi iklimin aileleri ve çocukları da kapsayacak şekilde daraldığına vurgu yapılan bildirinin devamında kadınların kamusal alandaki varlığının korunması gerektiği hatırlatıldı: “Türkiye siyasetinde geçmişte de sert tartışmalar yaşanmıştır. Ancak bugün gelinen noktada hakaretin, yalanın ve iftiranın olağanlaştırıldığı; ailelerin, çocukların ve kişisel hayatların hedef haline getirildiği zehirli bir siyasi iklim yaratılmıştır. Kadın siyasetçileri, kadınları susturmayı, itibarsızlaştırmayı ve toplum önünde yalnızlaştırmayı amaçlayan bu kirli anlayışı kabul etmiyoruz. Kadınların namusuna, ahlakına ve kişilik haklarına yönelik alçakça saldırılar hiçbir koşulda kabul edilemez. Kadınların siyaset yapma hakkını baskı altına almak, onları aşağılık ithamlarla hedef göstermek ve kamuoyu önünde itibarsızlaştırmaya çalışmak; demokratik siyasete vurulmak istenen ağır bir darbedir. Çünkü hedef yalnızca bugün görev yapan kadın siyasetçiler değildir; hedef, yarının kadın siyasetçileridir.”

'BAŞARAMAYACAKSINIZ'

Genç kadın siyasetçilere verilmek istenen mesajın farkında olduklarını belirten belediye başkanları, mücadele kararlılıklarını şu sözlerle dile getirdi: “Kadınların siyasette daha fazla yer almasını engellemek, genç kadınlara ‘bedeli ağır olur’ mesajı vermek isteyenlere açıkça söylüyoruz: Başaramayacaksınız. Bir insanın onuruna, ailesine, hayatına ve emeğine yalanlarla saldırmak; yalnızca siyasi bir çirkinlik değil, aynı zamanda büyük bir vicdan ve ahlak sorunudur. İnancı, ahlakı ve toplumsal değerleri dilinden düşürmeyenlerin; iftira karşısında sessiz kalması, hatta bu kötülüğü desteklemesi kabul edilemez.”

HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI

Açıklamanın son bölümünde, söz konusu iddia ve saldırılar hakkında yargı yoluna başvurulduğu ve sürecin takipçisi olunacağı bildirildi: “Yargı eliyle siyaset dizayn edilirken, kadınların siyasetteki varlığını hedef alan bu karanlık dil; bizleri korkutamayacak, susturamayacak ve geri adım attıramayacaktır. Tam tersine, kadınların eşit temsil mücadelesini daha da büyütecek; dayanışmayı daha da güçlendirecektir. Kadınların kamusal yaşamda, karar alma mekanizmalarında ve siyasette eşit biçimde yer alma hakkı; hiç kimsenin karalama kampanyalarıyla engellenemeyecek kadar meşru ve güçlüdür. Bugün kadın siyasetçilere yöneltilen saldırılar karşısında sessiz kalmayan herkes, aynı zamanda demokratik toplum düzenine de sahip çıkmaktadır. Bu ülkenin vicdanına, kadınların dayanışmasına ve halkımızın sağduyusuna güveniyoruz. Kadınları hedef gösterenlerden, nefret dilini büyütenlerden ve iftirayı siyaset yöntemi haline getirenlerden hukuk önünde ve toplum vicdanında mutlaka hesap sorulacaktır. Ortaya atılan tüm yalanlar, hakaretler ve kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadeler hakkında gerekli suç duyuruları yapılmıştır. Başlatılan yargı süreçlerinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, kadınların onurunu ve siyaset yapma hakkını hedef alan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ