Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülen kanun teklifinde en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi yönündeki düzenleme ilgili komisyondan geçti. Milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren yeni rakam, kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Tüm Emeklilerin Sendikası Antalya Şube Başkanı Bilge Torosoğlu da Ekspres'e değerlendirmelerde bulundu. Torosoğlu, belirlenen maaşın emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, açıklanan rakamın emeklilerin yaşam mücadelesini daha da ağırlaştıracağını söyledi.
"BU RAKAM AÇLIK VE ÖLÜM FERMANIDIR"
En düşük emekli maaşının yetersiz olduğunu ifade eden Torosoğlu, "Açıklanan rakamın yetersiz olduğunu söylemeye bile gerek yok. Bu maaş emekliler için açlık ve ölüm fermanından başka bir şey değildir. Açıkça emeklilerin ölüm fermanı imzalanmıştır. Hiçbir emeklinin bu gelirle geçinmesi, hayatta kalması, aylık giderlerini karşılaması ya da sosyal yaşamını sürdürebilmesi mümkün değildir. Herkes bunun farkındayken bu gerçeklerin görmezden gelinmesi bizleri daha da derinden üzmektedir" diye konuştu.

"İKTİDARIN NE YAPMAK İSTEDİĞİNİ ANLAYAMIYORUZ"
Ekonomik koşullar ile açıklanan maaş arasında büyük bir uçurum bulunduğunu savunan Torosoğlu, mevcut ekonomik tablo karşısında emeklilerin yalnız bırakıldığını dile getirdi. Torosoğlu, "Şu anda mevcut iktidarın ne yapmak istediğini çoğu emekli gibi biz de anlayamıyoruz. İktidar emeklileri toplu mezara mı gömmek istiyor, aklıma başka bir şey gelmiyor. Söyleyecek başka söz bulamıyorum. Verilen zam oranı gerçek hayattan, enflasyondan, ekonomik verilerden ve piyasanın mevcut durumundan tamamen kopuktur. Türkiye'nin gerçekleriyle bağdaşmayan bir rakam açıklanmıştır" ifadelerini kullandı.
"SORUN MAAŞIN MİKTARI DEĞİL, ALIM GÜCÜ"
Emekli maaşının tek başına rakamsal büyüklüğünün bir anlam ifade etmediğini belirten Torosoğlu, asıl önemli olanın alım gücü olduğuna dikkat çekti. "Emeklilerin geçinebilmesi için ne kadar maaş alması gerektiği sıkça soruluyor" diyen Torosoğlu, şöyle devam etti: "Burada esas alınması gereken yalnızca maaşın miktarı değildir. Önemli olan piyasa koşullarıdır. Emekli maaşı 500 bin lira da olsa eğer bir ekmek 300 liraya satılıyorsa bunun hiçbir anlamı kalmaz. Bu nedenle emekli maaşlarının enflasyonla uyumlu, piyasanın gerçekleriyle örtüşen bir seviyede olması gerekiyor. Bu emeklilere yapılacak bir lütuf değil, sosyal devlet anlayışının gereğidir."
"TEMEL İHTİYAÇLARA GELEN ZAMLAR ORTADA"
Son aylarda temel tüketim ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarına dikkat çeken Torosoğlu, emekli maaşlarının bu artışların çok gerisinde kaldığını söyledi. Torosoğlu, "Yılbaşından bu yana ekmeğe, soğana, patatese, yağa, makarnaya, yakıta, elektriğe ve suya ne kadar zam geldiğine bakın. Lüks tüketimden değil, insanların yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan temel ihtiyaçlardan bahsediyorum. Bu kadar fiyat artışının yaşandığı bir ortamda emekliye 23 bin 552 liranın uygun görülmesi kabul edilemez. Verilen maaş mutlaka enflasyonla uyumlu olmalıdır. Dünyanın birçok ülkesinde uygulama bu yöndeyken Türkiye'de neden farklı bir tabloyla karşı karşıyayız?" dedi.
EMEKLİLERE ÖRGÜTLENME ÇAĞRISI
Açıklamalarının sonunda emeklilere sendikal mücadele çağrısında bulunan Torosoğlu, hak arama mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini ifade etti. Torosoğlu, "Bu şartlar altında tüm emeklilere sesleniyorum. İçinde bulundukları durumda taraflarını belirlesinler. Ya açlığa mahkûm edilip adeta toplu mezarlara gönderilmeyi kabul edecekler ya da sendikalarda örgütlenerek 'İnsanca yaşamak istiyoruz' diyecekler. Emeklilerin sesini daha güçlü duyurması, hak ettikleri ücreti ve insanca yaşam koşullarını elde etmek için birlikte mücadele etmesi gerekiyor" diye konuştu.

