Saadet Partisi Antalya İl Kadın Kolları Başkanlığı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir toplantı düzenledi. Toplantıya çok sayıda partili ile basın mensubu katıldı.
VEFAT EDEN GAZETECİLERİ UNUTMADI
Toplantının açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Kadın Kolları Antalya İl Başkanı Zübeyde Güler, “2025 yılı dünyamız ve ülkemiz için çok da iyi geçmedi. Birçok savaşta çok sayıda gazeteciyi kaybettik. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Geçmiş yıllardan daha mutlu, haklarınıza kavuşmuş olarak yeni yıllara girmenizi temenni ediyorum. Daha önce de kahvaltılarımıza sizleri davet ediyorduk. Maalesef üzülerek söylüyorum ki bugün aramızda eksik olanlar var. Bunlardan biri, dilimiz ve sözümüz olan Zeki Özer kardeşimizdi. Zeki Özer’i, Nuri Erkal’ı, Turgay Erdemgil’i, Cengiz Savaşeri’yi, Celal Vecel’i, Kubilay Eldemirci’yi ve Ali Orhan beyleri rahmet ve minnetle anıyorum. Onların ömürleri siz gazetecilere bereket olarak yansısın. Kahvaltımız Muratpaşa ilçemiz tarafından organize edildi, kendilerine de teşekkür ediyorum” dedi.
SİYASETİ BASIN DENETLER
Saadet Partisi Muratpaşa İlçe Başkanı Hatice Coşkun ise konuşmasında şunları söyledi:
“Kamuoyunun doğru, ilkeli, adil, objektif ve zamanında bilgilendirilmesi adına görevlerini fedakârca yerine getiren tüm basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyoruz. Basının, toplumların aydınlanmasında ve tepki göstermesinde önemli bir yeri vardır. Basın, kamuoyu ile yöneticiler arasında bir köprü vazifesi görmektedir. Siyasetin denetlenebilir olması açısından basın son derece mühim bir görev üstlenmektedir. Bu doğrultuda basın çalışanlarının; herhangi bir çıkar gözetmeksizin, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına, ilkeli haberciliğe, özel hayatın mahremiyetine ve hukukun evrensel ilkelerine hassasiyetle yaklaşmaları mesleklerine yakışır bir duruştur. Bu anlayışla çalışan tüm basın mensupları en büyük takdiri hak etmektedir.”
ELEŞTİRMEK SUÇ DEĞİLDİR
“Bağımsız bir ülkenin vazgeçilmez unsurlarından biri özgür, bağımsız ve ilkeli bir basındır” diyen Coşkun, “Basın kuruluşları ve mensuplarının sansüre, baskıya, şiddete ve haksız muameleye maruz kalması kabul edilemez. Bu tür yıldırma politikaları basın sektörüne uygulanmamalıdır. Aksi takdirde basın çalışanları düşüncelerini özgürce ifade etmekten çekinir, halkın doğru habere ulaşması engellenir. Basın özgürlüğü konusunda ülkemize yakışır bir tutum sergilenmeli, ambargo ve kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Çok sayıda gazetecinin düşünce suçlamalarıyla yargılanması özgür basın söylemleriyle çelişmektedir. Eleştirmek suç olmaktan çıkarılmalıdır” dedi.
BASIN ÇALIŞANLARININ HAKLARI GÜVENCE ALTINA ALINMALI
Hatice Coşkun, “Eleştiri seslerinin kısılması ve halkın haber alma hakkının engellenmesi Türkiye’nin lehine değildir. Demokrasinin yeniden inşası, öncelikle basın üzerindeki baskıların kaldırılmasıyla mümkündür. Basın çalışanlarının sosyal ve ekonomik hakları güvence altına alınmalıdır” ifadelerini kullandı.