Antalya Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Türkiye’de uzun süredir devam eden hayvancılık sektörü sorunları artık vatandaşa da çok net şekilde yansıyor. Sürekli artan et fiyatlarına ithalat ile yapılan müdahaleler üreticiyi mağdur ederken, süt fiyatlarının da kazandırmayacak şekilde belirlenmesi çiftçiyi üzüyor. Söz konusu sorunlara devlet eliyle çözüm bulunmaya çalışılsa da bir türlü tam randımanlı sistem oturtulamıyor.
Söz konusu sorunların çözümünün kayıt dışılığı sonlandırarak sağlıklı bir envanter oluşturulmasından geçtiğini söyleyen Antalya Ticaret Borsası (ATB) Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi Üyesi Ata Sönmez, hem vatandaşa hem devlete çağrıda bulunarak yıllardır süregelen sorunların çözümü için ilk adımı işaret etti.
IRK İHTİYACI DÖNEME GÖRE DEĞİŞİYOR
Ülkede bazen etlik bazen sütlük hayvan ihtiyacının artış gösterdiğinin altını çizen Ata Sönmez, “Bu ihtiyaç zaman zaman değişiyor. Süt krizi de var. Süte fiyat verdiler ancak el altında sütü yüksek fiyattan alıyorlar. Her zaman söylediğimiz gibi et ve süt paralel. Zaman zaman ihtiyaçlara göre bunun dengelenmesi lazım. Bir dönem et arzı düşüktü. Bunun için etlik inek dediğimiz, eti daha fazla veren, sağımda daha az verimi olan cinslerin tercih edilmesi gerekiyordu. Bir dönem sütte kriz çıktı, süt üretimi ciddi şekilde azaldı. Bu noktada da süt üretiminde verimi yüksek olan cinslerin tercih edilmesi gerekiyordu. Bunun dengesinin kurulması gerekiyor. Ancak bunlar hiçbir zaman tam randımanlı olmuyor” diye konuştu.
DENGEYİ DEVLET SAĞLAMALI
“Daha önce de dedik ki; et ırkı inekleri getirenler, onlar bu ülkede doğum yapsınlar. Onların doğurdukları hayvanlar kesim yaşına geldiklerinde kesime gitsinler. Bu şekilde bir anneden çok sayıda etlik dana elde edelim, dolayısıyla et elde etmiş olalım. Bu, et açığını en azından kapatır” ifadelerini kullanan Ata Sönmez, “Ancak bu demek değil ki sadece et ırkı ile bu ülkenin hayvancılığı döndürülsün. Bunun üzerine gereğinden fazla gidersen, yarın öbür gün ülkede süt bulunmaz. Bunun dengeli biçimde gitmesi gerekiyor. Buradan da görev devlete düşüyor. Bu dengeyi onlar sağlamalı” dedi.

VERİLER NET DEĞİL
Ata Sönmez, söz konusu sorunların çözümü için politika geliştirilmesinde rakamlara bakılması gerektiğini ancak bunun için net veriler olmadığını söyleyerek, “Bu dengenin sağlanması için en başta derli toplu, tam teşekküllü bir envanterimiz olacak. Ancak ben kayıtların tam olarak doğru olduğuna inanmıyorum. Ne kadar hayvan var, ne kadar süt varlığımız var; bunun tam manasıyla bilindiğini düşünmüyorum. Dişi ne kadar, erkek ne kadar, etçil ve sütçül hayvan miktarları ve oranları ne kadar; bunların bilinmesi lazım. İthalatın da politikaların da buna göre yapılması lazım” dedi.
‘BAKANLIĞIN SAYISINA İNANMIYORUM’
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi Üyesi Ata Sönmez, “Bakanlık bazen hayvan varlığını sayısal olarak açıklıyor. Ancak şahsen ben bu rakama inanmıyorum. Bakanlığın açıkladığı rakamın içinde bulunan hayvanların belki çoğu artık hayatta değil, kesildi ve sistemden düşülmedi. Bunu kontrol edemiyorlar. Dolayısıyla rakam doğru olmuyor” dedi.
VATANDAŞA ÇAĞRI
Ata Sönmez, “Burada devlet kadar vatandaşa da iş düşüyor. Kurbanlardan önce vatandaşa uyarılar yapılıyor. ‘Aldığınız hayvanın küpesi olsun, pasaportu olsun’ deniliyor. Radyolardan, kitle iletişim organlarından bu uyarılar yapılıyor. Ya da kesimi kendi yapanlar için, hayvanı kestikten sonra kulak küpelerini muhtarlıklara, il ve ilçe tarım müdürlüklerine götürerek kayıttan düşürün deniyor. Burası güzel. Devlet bunu sıklıkla dile getirerek görevini bu noktada yerine getiriyor. Ancak sorun başka bir yerde. Vatandaş bu konuda hassas değil. Pasaportsuz mal alıyor, kestiği hayvanın küpesini götürüp sistemden düşürtmüyor. Hal böyle olunca hayvan hâlâ bakanlığın sisteminde canlı görünüyor. Hâlbuki hayvan kesileli çok olmuş” ifadelerini kullandı.
![]()
ÇAĞIN BAŞLANGICI OLABİLİR
“Kasaplara kesilen hayvanlar mezbahalardan olduğu için onların kayıt dışılık oranları afaki olmuyor. Ancak kurbanlarda sıkıntı büyük bence. Vatandaşlık görevi olarak kurbanlık alanın, hayvanın küpeli ve pasaportlu olmasına dikkat etmesi; kestikten sonra da küpesini bir devlet kurumuna götürüp kayıttan düşürmesi gerekiyor” diyen Ata Sönmez, “Bu envanter belirlenemiyor. Burada kayıt dışı hayvanların fazlalığı da var, kurban kesimindeki aksaklıklar da var. Kurbanda eksilen hayvanların küpeleri toplanmıyor ki. Köylerde ve şehirlerde yapılan kesimlerde hayvanın küpesi başka bir canlı hayvana takılabiliyor. Yıllardır bunu bir şekle oturtamadılar. Küpelerin denetiminin yapılması, envanterin oluşmasının en önemli etkenlerinden birisi. Bunu sağlayabilirsek çok daha net ve sağlıklı bir envantere sahip oluruz. Bu da hayvancılık anlamında bir çağın başlangıcı olabilir” diye konuştu.
ENVANTER SAĞLIKLI OLURSA SORUNLAR ÇÖZÜLEBİLİR
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Canlı Hayvan ve Et Ticareti Meslek Komitesi Üyesi Ata Sönmez sözlerini, “Envanter net biçimde oluşturulsa; politikalar, ithalat miktarı, hangi ırkın daha çok kullanılacağı gibi birçok kalem çok daha sağlıklı ve vatandaşa fayda sağlayacak biçimde yapılabilecek” ifadeleri ile sonlandırdı.




