ANTALYA Büyükşehir Belediye'sine yönelik soruşturma kapsamında Muhittin Böcek ve beraberindeki sanıkların yargılandığı davada, verilen kısa aranın ardından ikinci oturuma geçildi. Sabah saatlerinde başlayan ve Antalya kamuoyunun kilitlendiği duruşmada, ilk oturumda Muhittin Böcek, oğlu Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ve İlker Arslan'ın savunmaları tamamlanmıştı. Öğleden sonraki oturumda ise davanın diğer sanıkları kürsüye gelerek savunmalarına başladı. 702 sayfalık iddianame kapsamında yargılanan sanıklar, mahkeme heyeti karşısında savunmalarını sürdürüyor.

MEHMET OKAN KAYA İDDİALARI REDDETTİ

Duruşmada ikinci oturumda söz alan iş insanı Mehmet Okan Kaya, 30 yıllık mesleki kariyerine ve uluslararası başarılarına dikkat çekerek suçlamaları reddetti. Savunmasına özgeçmişiyle başlayan Kaya, "Korkuteli'de emekli bir öğretmenin çocuğu olarak 18 yaşında ajansımı kurdum. Altın Portakal, modellik programları ve biletli konserler düzenledim. Show TV ve TV programlarinin Antalyada yayımlanmasını sağladım. Bir gözümü kaybettiğim talihsiz bir kaza sonrası modellik kariyerim bitti ancak sektörde yükseldim. Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün Özel Kalemi'nde organizasyon olarak çalıştım. 1999 yılında Aktüel Ajansı kurdum. 2000 yılında kafama havai fişek isabet etmesi nedeniyle bir gözümü kaybettim, ağır yaralandım. Modellik kariyerim bitti. Havai fişek olayından etkilenip Çin'de bir havai fişek fabrikasının ortağı oldum. 30 yıllık çalışma hayatımda sektörde kazandıklarımı hep işime yatırarak önemli bir yer edindim. Şirketim kayyum atanmadan önce 365 günde 400'ün üzerinde organzisyon yapmış büyük bir firmadır. Ben sadede Antalya BB'ye çalışan biri değilim. Milli güvenlik belgem ile NATO, Milli Güvenlik ve ismini veremeyeceğim bir çok toplantıya teknik hizmet verdim. Erzurum'dan Edirne'ye kadar birçok firmanın seçim çalışmalarını yürüttük. Senegal ve uzak coğrafyalardan teklifler almaya başladım" dedi.

TÜM BELEDİYE BAŞKANLARI İLE ÇALIŞTI

Hasan Subaşı döneminden bu yana tüm belediye başkanlarıyla çalıştığını belirten Kaya, "O günden itibaren tüm belediye başkanları ile çalıştım. Organzisyon çok zorlu bir iştir. En küçük aksaklık o kadar büyür ki insanların yıllarca o makama gelmeleri için sarf ettikleri çabalar yok olur. İşte bu yüzden hiçbir yönetici memnun olduğu organizasyon firmasini değiştirmek istemez. Tercih ediliyor olmamın sebebi budur. Cezaevinde olduğum sürede bile birçok kurumun resmi törenlerini organize ettik. Ulusaldan yayın yapan tek Antalya televizyonuyuz" ifadelerini kullandı.

SPONSORLUK VE FATURA İDDİALARI

Akarlar şirketiyle ilgili zorla para alındığı iddialarını kabul etmeyen Kaya, "Belediye'de işim varken Serkan Temuçin beni odasına çağırdı. Akarlar Şirketi sahibi ve oğlu bana sponsorluk icin fatura kesip ödeme yapacağını söylediler. Telefonları dahi yoktur. Oturmadım bile. Daha sonra aynı sponsorluk kapsamında fatura kesilmesini istediler ben de yine kestim. Odadaki samimi ortamdan dolayı hiç şüphelenmedim. Türel'e, Böcek'e ve Tütüncü'ye teknik hizmet verdim. Bütün başkanlar da olduğu gibi bu başkanlarımızın da sponsorları ödeme yaptılar. başkanlarımızın da sponsorları ödeme yaptılar. Ödemeler zaten bu şekilde olur. Bazen bir otel bazen bir inşaat forması ödeme yapar. Bu iş böyle yürür. Seçim sürecinde vermiş olduğum hizmetin karşılığını aldım. Her hangi bir suç işlemedim" dedi.

'DELİLSİZ İDDİALARLA 8 AYDIR HAPİS YATIYORUM'

Trinvest firmasından veya Ekrem isimli şahıstan para almadığını savunan Kaya, "Almış olsam faturasını keserdim. Bunun da bir HTS kaydı olurdu. Hiç bir delili olmayan bir para iddia ediliyor. Bu süreci ifadelerde gördüm. Şok oldum. Ekrem isimli şahıstan para almadım. Cezaevindeyken 21 Kasım'da 100 bin Dolar para yatırıldığı tespit edilmiş ve suçu kabul etmem istendi. Bunu kabul etmiyorum. Ak Parti'den Antalya milletvekili olmak istediğini söyleyerek TV kanalım ile tanıtım yapmak istedi. Ben ise Ekrem'in sahibi olduğu firma için reklam görüşmesi yapılacağını zannettim. Kabul etmedim kendi siyasi tanıtımının yapılmasını. Konuşma uzayınca sıkıldım ve ayrıldım. Kimseden para almadım alsam faturasını keserdim. 7 aydır da cezaevinde iddaaları okudum ve düşündüm ancak yapılan birsey olmadığını anladım. Tutuklandığım günden beri aynı ifadeyi veriyorum. Adı geçenler dışarıdayken benim 7 aydır hapiste olmamı kabul etmiyorum. 30 yıllık iş hayatım ortadayken yasal olmayan yönde para kazanıldığı iddialarını kabul etmiyorum. Suçlamalara konu paralar yüksek sezonda benim bir günlük cirom dahi değildir" şeklinde konuştu.

SAĞLIK DURUMU VE TAHLİYE TALEBİ

Cezaevi koşullarında sağlığının ciddi şekilde bozulduğunu belirten Kaya, "Vücudum kilitlendiği için hastaneye kaldırıldım, tuvalete bile zor gidiyorum. Aylardır çocuklarımı görmüyorum. Öncelikle tahliyemi, sonra beraatimi talep ediyorum" dedi.

ZEYNEP KERİMOĞLU: ÖDEMELER BOŞANMA PROTOKOLÜ GEREĞİ YAPILDI

Duruşmanın ikinci oturumunda, Muhittin Böcek’in eski gelini Zeynep Kerimoğlu’nun savunması öne çıktı. Kerimoğlu, dosyadaki para trafiğinin boşanma protokolü kapsamında gerçekleştiğini savunarak suçlamaları reddetti.

6978840E2F3815012603F76D

Hakkındaki 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' iddialarına yanıt veren Zeynep Kerimoğlu, Gökhan Böcek ile olan boşanma sürecine ve aralarındaki finansal anlaşmaya dikkat çekti: "Zina nedeniyle boşandım ve boşanmanın anlaşmalı olmasına karar verdik. Eski eşim Gökhan Böcek, protokol kapsamında bana 80 milyon TL vereceğini söyledi. Ancak inşaat projeleri nedeniyle bu tutarın tamamını tek seferde ödeyemeyeceğini, peyderpey ödeme yapacağını belirtti. Ayrıca kiralarımın da protokol gereği kendisi tarafından ödeneceği kararlaştırıldı."

'PARA AKLAMA İDDİASINA YANIT'

Aldığı parayı faize yatırdığını ifade eden Kerimoğlu, "Finike’deki bir döviz bürosundan 80 milyon TL karşılığında aldığım parayı bozdurma için bir talimatta bulunmadım. İddianameye konu olan altın olayını da emniyetteki ifadeler sırasında öğrendim. Bu paranın aklanması için birşeyler yapılmasına dair ne bir talebim ne de bir konuşma olmadı" dedi.

TUTUKSUZ SANIK ZUHAL BÖCEK'TEN SAVUNMA

Duruşmada tutuksuz sanık olarak savunma yapan Zuhal Böcek, oğlu Aslan Böcek adına alınan taşınmaz ve kendi kullanımındaki araçlara dair iddialara yanıt verdi. İddianamenin 4. eyleminde yer alan, oğlu Aslan Böcek üzerine kayıtlı evin alım sürecine değinen Böcek, "O dönem kirada oturuyordum ve kira fiyatları çok yüksekti. Gökhan’ın yardımıyla o eve sahip oldum" dedi.

20250731Aw508646 1

Dosyada adı geçen araçların alımıyla ilgili de bilgi veren Zuhal Böcek, "Ablam 25 yıldır Avusturya vatandaşıdır, Onun hiçbir alakası yoktur. İddianamedeki geçen bütün araçlar alınırken arada kalan eksikliği Gökhan karşılamıştır. Ancak nasıl nerden ne şekilde karşıladığını bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Özellikle dikkat çeken lüks araç alımına dair ise, "En son alınan Range Rover marka aracın, doğum yapmış olmam nedeniyle bana bir 'doğum hediyesi' olarak alındığını düşünüyorum" diyerek savunmasını tamamladı.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ