Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin ‘mutlak butlan’ kararıyla sarsılan CHP'de siyasi dengeler tamamen değişiyor. Görevden alınan Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulacak olası bir yeni partinin, kararsızlar dağıtıldıktan sonra yüzde 35,65 oy oranıyla sandığı sallayacağı ortaya çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden liderliğe döndüğü CHP ise yüzde 5,61 ile baraj altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 21 Mayıs'ta UYAP sistemine yüklediği 'mutlak butlan' gerekçeli kararı, Türk siyasetinde kartların yeniden dağıtılmasına yol açtı. Mahkeme kararıyla CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihindeki 38. Olağan Kurultayı iptal edilirken, Genel Başkan Özgür Özel ve tüm parti organları görevden alınmıştı. Boşalan koltuğa Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden oturması ve ardından yaşanan polis müdahaleleri, parti içindeki çatlağı geri dönülmez bir noktaya taşıdı.

Süreç ilk aşamada CHP içerisinde kalınarak yürütülecek bir mücadele olarak ilan edilse de, kurultay ihtimalinin tamamen ortadan kalkması durumunda yeni bir partiye geçilebileceğinin sinyalleri verilmişti. Yaşanan bu büyük kırılmanın seçmendeki karşılığını ölçen GÜNDEMAR, bir anket çalışmasına imza attı.

ÖZEL VE İMAMOĞLU LİDERLİĞİNDEKİ YENİ PARTİ ZİRVEYE OYNUYOR
24-27 Mayıs 2026 tarihleri arasında, 60 ilde 2 bin 275 katılımcı ile gerçekleştirilen kamuoyu araştırmasında seçmenlere, "Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulacak yeni parti ne kadar oy alabilir?" sorusu yöneltildi.

Anket sonuçlarına göre:

Yeni Parti (Özel & İmamoğlu): Kararsızlar dağıtılmadan önce yüzde 29,73 olan oy oranı, kararsız ve tepkili seçmenlerin oylarının eklenmesiyle yüzde 35,65’e fırlayarak birinci sıraya yerleşiyor.

AK Parti: Yüzde 24 oy oranı ile listenin ikinci sırasında yer alıyor.

CHP (Kılıçdaroğlu dönemi): Kararsızlar dağıtılmadan önce yüzde 4,68 ile tarihinin en düşük seviyesine gerileyen parti, kararsızlar dağıtıldıktan sonra da ancak yüzde 5,61 seviyesine ulaşarak seçim barajının altında kalıyor.

PROFESÖR DOKTOR TAMER BOLAT: BU BİR SİYASAL KIRILMA BAŞLIĞIDIR
Araştırma bulgularını derinlemesine analiz eden Prof. Dr. Tamer Bolat, mahkemenin "mutlak butlan" kararının sadece hukuki bir tartışma değil, seçmen davranışını kökten değiştiren siyasal bir milat olduğunu vurguladı. Mevcut tabloda CHP’nin kağıt üzerinde birinci parti görünmesine rağmen seçmen sadakatinin tabelaya değil, değişim iradesine olduğunu belirten Bolat, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında kaldığı; Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın ise yeni bir parti kurduğu senaryo, CHP seçmeni açısından güçlü bir temsil değişimini göstermektedir. Bu tabloda yeni partinin dağıtılmış oy oranında yüzde 35,65’e ulaşması, CHP seçmeninin ana gövdesinin mevcut kurumsal yapıdan ayrışarak değişimci aktörlerin yanında konumlanabileceğini net bir şekilde kanıtlıyor.”

CHP SEÇMENİNİN YÜZDE 72'Sİ YENİ PARTİYE GEÇİYOR
Oy geçişlerindeki çarpıcı oranlara dikkat çeken Prof. Dr. Bolat, geleneksel CHP seçmeninin yüzde 72,72’sinin bu olası yeni partiye yöneldiğini, Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP'de kalanların oranının ise yalnızca yüzde 12,05 seviyesinde sıkıştığını aktardı. Bolat, bu durumun CHP'nin sadece oy kaybetmesine değil, ana muhalefet olma kapasitesini de tamamen yitirmesine yol açabileceğini belirtti.

MERKEZ SEÇMEN DE BU PARTİDE BİRLEŞİYOR
Araştırmanın bir diğer dikkat çekici yönü ise kurulacak potansiyel partinin sadece CHP tabanından değil, siyasetin her yelpazesinden oy alabilme gücü oldu. Analiz verilerine göre yeni oluşuma destek vereceğini belirten diğer parti seçmenlerinin oranları şu şekilde yansıdı:

İYİ Parti seçmeninin yüzde 37,21’i,

MHP seçmeninin yüzde 23,07’si,

AK Parti seçmeninin yüzde 8,46’sı,

DEM Parti/HDP seçmeninin yüzde 6,02’si.

Prof. Dr. Tamer Bolat, değerlendirmesini bitirirken sürecin artık bir parti içi koltuk kavgasından çıktığını ifade ederek, “Seçmen, kriz anında kimin partiyi temsil ettiği ve kimin iktidar alternatifi olabileceği sorularına göre pozisyon almaktadır. Bu nedenle mutlak butlan sonrası süreç, Türkiye’de muhalefetin ana taşıyıcısının kim olacağına ilişkin büyük bir siyasal sınavdır” sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ